Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/1343 E. 2023/6176 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1343
- Karar No
- 2023/6176
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/231 E., 2022/557 K. KARAR : Davanın reddine Taraflar arasında görülen intifa hakkının terkini davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 12.12.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde temyiz eden davacılar vekili Av. ... ile karşı taraftan davalı vekili Av. ... geldiler. Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı tarafın kiracı müvekkillerinin ise maliki olduğu 834 ada 74 parsel sayılı taşınmaz üzerinde davalı taraf lehine intifa ... tesis edildiğini, kira sözleşmesi, 09.03.2000 tarihli taahhütname, kiracı tarafla yapılan başka bir protokolde de intifa ... şerhinin kaldırılmasını davalının yapacağı konusunda anlaşıldığını, davalının Kadıköy .... Noterliği 30.04.2013 tarih ve 25208 yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesinde de emlak vergilerinin davacılar tarafından ödenmesi halinde intifayı kaldıracağını beyan ettiğini, buna rağmen Kadıköy .... Noterliği 24.07.2013 tarih ve 43320 yevmiye numaralı ihtarnameyle intifa hakkının fekkine dair harç ve vergilerin de davacılar tarafından ödenmesi kaydıyla kaldıracaklarını bildirildiklerini davalının bu talebinde haksız olduğunu belirterek, söz konusu intifa hakkının davalı tarafça terkinin sağlanmasına karar verilmesi talep edilmiştir. 2. Davacılar vekili 25.05.2015 tarihli ıslah dilekçesinde; davayı tamamen ıslah ettiklerini belirterek, intifa şerhinin kaldırılması masrafı olan 336.050,69 TL’nin davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacılar ile akdedilen 01.04.2000 başlangıç tarihli kira sözleşmesiyle 834 ada 74 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan mağazada kiracı sıfatıyla bulunduğunu, müvekkilinin bahse konu kira sözleşmesi ve bu sözleşmenin eki niteliğinde düzenlenen protokoller ile kiralanan üzerinde 10 yıl süreli intifa hakkına sahip olduğunu, 10 yıllık intifa hakkının süresinin 09.03.2010 tarihinde dolması nedeniyle 4721 sayılı Kanun'un 797 nci maddesi gereğince kendiliğinden sona erdiğini, 01.08.2001 tarihinde düzenlenen yeni kira sözleşmesinin 4 üncü maddesindeki 01.04.2000 tarihli kira sözleşmesinin karşılıklı anlaşma ile 31.07.2001 tarihinde feshedildiğinin ancak 3 maddelik ek protokolün geçerliliğini koruyacağının kararlaştırıldığını, bahse konu ek protokol haricinde kira sözleşmesi ve tüm eklerinin ortadan kalktığını, geçerliliğini koruyan ek protokolde kira bedelini, kira başlangıç tarihini ve jeneratör ile soğuk hava odalarının kiracıya tahliye sırasında hibe edileceğinin düzenlendiğini, intifa ... terkini için ödenecek harç ve vergilerini kiracı tarafından ödeneceğine ilişkin hükmün de 01.08.2001 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile ortadan kalktığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 16.02.2016 tarihli ve 2015/60 Esas, 2016/114 Karar sayılı kararı ile intifa hakkının kaldırılmasına ilişkin davanın konusuz kalması sebebiyle bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, intifa hakkının kaldırılması sırasında ödenen harç ve masrafların davamızla ilişkisi olmadığından davacının bu harç ve masrafların ödenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin 16.02.2016 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 15.10.2019 tarihli ve 2016/19225 Esas, 2019/6619 Karar sayılı kararıyla mahkemece kira sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında da Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu dikkate alınarak işin esası incelenip bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle talebin reddine karar verilmesi doğru görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Davalının 01.01.2000 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile, dava konusu taşınmazda kiracı sıfatıyla bulunduğu, davalının, kira sözleşmesi ve bu sözleşmenin eki niteliğinde düzenlenen protokoller ile kiralanan taşınmaz üzerinde 10 yıl süreli intifa hakkına sahip olduğu, davalının 10 yıllık intifa hakkının süresinin 09/03/2010 tarihinde dolması nedeniyle intifa hakkının MK' nun 797. maddesi gereğince kendiliğinden sona erdiği, 01/08/2001 tarihinde düzenlenen yeni kira sözleşmesinin 4. maddesinde, "01/04/2000 tarihli kira sözleşmesi karşılıklı anlaşma ile 31/07/2001 tarihinde feshedilmiş ise de, 3 maddelik ek protokolün geçerliliğini koruyacağının" kararlaştırıldığı, bu anlaşmaya göre ek protokol haricinde kira sözleşmesi ve tüm eklerinin ortadan kalktığı, geçerliliğini koruyan maddelerin ise, kira bedelini, kira başlangıç tarihini ve jeneratör ile soğuk hava odalarının kiracıya tahliye sırasında hibe edileceğinin düzenlendiği hükümler olduğu, intifa ... terkini için ödenecek harç ve vergilerin kiracı tarafından ödeneceğine ilişkin hükmün 01/08/2001 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile ortadan kalktığı, süreli intifa haklarında, sürenin dolması sebebiyle intifa hakkının terkininde, Harçlar Kanununa ekli (4) sayılı Tarifenin 4. Pozisyonu uyarınca tapu harcının kuru mülkiyet sahibinden tahsil edileceğinin düzenlendiği, kuru mülkiyet ... sahibi olan davacının Harçlar Kanunu uyarınca ödediği terkin harcından davalının sorumlu tutulamayacağı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; intifa hakkının tesisinin dava dışı Tansaş tarafından talep edildiğini, intifa hakkından yarar sağlayanın davalı olduğunu, Tansaş'ın hak ve borçlarını temlik alan davalının intifa hakkının kaldırılması sırasında ödenecek harçlarla ilgili taahhütlerde bulunduğunu, bu taahhütlerin davalıyı da bağlayacağının açık olduğunu beyan ederek, temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü diğer sebepler ve re'sen gözetilecek sebeplerle kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, intifa hakkının terkini ıslahen alacak istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 58 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı gibi özellikle 01.08.2001 tarihli kira sözleşmesinin 4 üncü maddesinde; "...Taraflar arasındaki 01.04.2000 tarihli "kira sözleşmesi", karşılıklı anlaşmaları ile 31.07.2001 tarihinde feshedilmiş ise de tarihsiz 3(üç) maddelik ek protokol aynen geçerliliğini koruyacak ve hüküm ifade etmeye devam edecektir..." ibaresine yer verildiğinin anlaşılmasına göre temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Yargıtay duruşma vekalet ücreti 17.100,00 TL'nin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,12.12.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Davacılar kira sözleşmesine konu taşınmazın maliki olup, önceki kiracı ile yaptıkları kira sözleşmesi gereğince kiralanan taşınmaz üzerine ve kiracı lehine irtifak ... tesis edilmiştir. Davacılar davalıya İstanbul .... Noterliği'nden keşide ettikleri 05 Mart 2013 tarih 01568 yevmiye numaralı ihtarnamede; taşınmaz üzerindeki kiracılık ilişkisinin 2000 yılında başladığı, taşınmaza ait emlak vergilerinin 2010 yılına kadar şirket tarafından ödendiği, ancak 2010, 2011 ve 2012 yılına ait emlak vergilerinin ödenmediği belirtildikten sonra, bu yıllara ait emlak vergilerinin ödenmesi, tapuda şerh edilen intifanın devamından vazgeçildi ise intifanın fek edilmesi, intifanın devamı isteniyorsa gerekli işlemlerin yapılması ihtar edilmiş, davalı şirket ise bu ihtara Kadıköy .... Noterliği'nin 04 Nisan 2013 tarih 18796 yevmiye numarası ile verdiği cevapta; 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu gereğince şirketin emlak vergisi ödeme mükellefiyetinin 2010 yılı sonu itibari ile sona ereceği, bu nedenle 2011 ve 2012 yıllarına ait emlak vergilerinin ödenmediği belirtildikten sonra, "(...) ... çıkmazı 43 Pafta 834 Ada ve 74 parselde kayıtlı olan işyeri niteliğindeki 1 ve 2 nolu bağımsız bölümler üzerindeki intifa hakkını kaldırılması için gerekli işlemlerin tarafımızca yapılacağını ve 2011 ile 2012 yıllarına ait emlak vergilerinin sayın muhataplarca ödenmesi hususunu cevaben bildiririz..." denilmiştir. Bu cevap ile davalı şirket, taşınmaz üzerindeki intifanın kaldırılması için 2011 ve 2012 yılına ait emlak vergisinin ödenmesi dışında hiç bir şart ileri sürmemiş ve başkaca bir talepte bulunmamış, bu şart yerine getirildiği takdirde intifayı sona erdireceğini açıkça taahhüt etmiştir. Bu taahhüt, intifanın sadece davalıya hukuki koruma sağlıyor olması dikkate alındığında, intifa hakkının tapudan terkini için gerekli masrafların da davalı şirket tarafından karşılanması gerektiği açıktır. Davacılar ile dava dışı ... A.Ş arasında yapılan 31.07.2001 tarihli kira sözleşmesi, bila tarihli Ek Protokol ve 31.05.2000 tarihli Protokolün ihtarname ve davalının bu taahhüdünden çok önce tanzim edildiği nazara alındığında, davalının taahhüdünün zaten ortadan kalktığı söylenemez. İntifanın terkini için gereken yasal masraflar davacılar tarafından karşılandığından ve dava ıslah yoluyla, ödenen bu bedelin tahsilen karar verilmesi talebine dönüştüğünden, davanın kabulüne karar verilmesi için temyize konu kararın bozulması gerektiği kanaatindeyiz. Bu nedenle, davanın reddine ilişkin kararın onanması yönündeki sayın çoğunluğun görüşüne iştirak etmiyoruz.