Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2022/6833 E. 2023/6398 K.
Konu: Zilytliğe Dayalı Tescil
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/6833
- Karar No
- 2023/6398
- Karar Tarihi
- Konu
- Zilytliğe Dayalı Tescil
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/72 E., 2022/1140 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Malkara 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/253 E., 2020/170 K. Taraflar arasındaki zilytliğe dayalı tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; Tekirdağ ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, İğnederenin solunda kalan kısımların, kadastronun geçmesine rağmen tescil dışı olarak tapusuz bırakıldığını, ancak boş kalan bu araziye, bir kısım vatandaşların hayvancılık yapmak amacıyla ev, ahır ve samanlık yapmak suretiyle zilyet olduklarını, müvekkillerinden ...'nun keşif esnasında göstereceği arsa ve binaları maliki evveli ...'den 1989 yılında haricen satın alarak zilyetliğini günümüze kadar nizasız ve fasılasız devam ettirdiğini, dört dönüm civarında bulunan bu arazide ev, ahır ve bahçe yaparak zilyetliğini sürdürdüğünü, diğer müvekkili ...'nın ise, aynı semtte bulunan yaklaşık dört dönüm miktarındaki arsayı 1980'den bu yana malik sıfatıyla kullandığını, ölmüş bulunan ... kızı ...'den altı yıl önce satın aldığını, küçükbaş hayvancılık ve bahçecilik yaptığını, maliki evveli ...'un 1980 yılından beri süregelen zilyetliğine kendi zilyetliğini de ilave ettiklerinde 37 yıllık bir zilyetliğin söz konusu olduğunu belirterek, taşınmazların müvekkilleri adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı Hazine vekili, dava konusu yerin tescil harici yer olup imar planında park alanında kaldığını ve Hazine adına tescil edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı ... vekili, 04.05.1993 tarihli uygulama İmar planında dava konusu taşınmazın park ve rekreasyon alanında kaldığını, imar tarihinde zamanaşımının kesilmiş olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. 2. Mahkemece ''.... dava konusu parseller kadastro tespitleri sırasında mera vasfında iken özel mülkiyete konu olamayacağından zilyetlik yoluyla iktisabı mümkün olmayacağı, ancak taşınmazların 04/05/1993 tarih ve 133 Karar nolu ... Meclisi Kararı ile İmar Planında Uygulama İmar Planında Park ve Rekreasyon Alanı olmasına karar verildiği, yeniden bir düzenleme yapılana kadar park alanı olarak düzenlenen alanlar amacı dışında hiçbir şekilde kurum ve kuruluş ve şahıs tarafından kullanılamayacağı, dava konusu taşınmazların olağanüstü zamanaşımı ile kazanmaya elverişli yerlerden olmadığı...'' gerekçeleri ile davayı reddetmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili, taşınmazların 40 yıldan beri müvekilleri tarafından kullanıldığını, imar affı başvurusu yaptıklarını, Belediye tarafından yapılar yönünden kamulaştırma yapılarak bedelinin ödenmesi veya taşınmazın kullanılmasına karar verilmesi gerektiğini belirterek, hükmün kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç 1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. 2. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından; ''....Dava, TMK nun 713/1, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14, 17 nci maddesine dayalı tescil isteğine ilişkindir. Uyuşmazlık konusu taşınmazın kadastro tespitleri sırasında 76 ada 1 parsel mera olarak tespit gördüğü, daha sonra Malkara Belediyesi tarafından, imar uygulamasına tabi tutularak 524 ile 543 ve 545 No.lu adalara ayrıldığı, zilyetliğe konu olan yerin tamamının ise parka terk edilen yerde kaldığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Somut olayda, istinaf sebepleri ile bağlı inceleme sonucu; dava konusu taşınmazın evveliyatının mera vasfında olduğu, Malkara Belediyesince düzenlenen imar planına göre parka terk edilen kısımda kaldığı, taşınmazın zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığı anlaşılmakla yerel mahkemece yazılı gerekçe ile sübut bulmayan davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı'' gerekçesi ile talebin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde belirttiği nedenlerle imar affı yasasının hiçe sayıldığını, bina bedelleri ödenmeden çıkarılmalarının hakkaniyete aykırı olduğunu,1993 yılından beri Belediyenin hiç bir faaliyette bulunmadığını ve diğer nedenlerle hükmün bozulmasını istemiştir. 2. Davalı Hazine vekili, taşınmazın Hazine adına tescil edilmesi gerektiğini belirterek, hükmün düzeltilerek onanmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, tescil harici yerin tescili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk Dava, olağanüstü zaman aşımı ile imar ve ihya hukuksal sebeplerine dayalı olarak TMK'nın 713/1, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 ve 17 nci maddeleri gereğince açılan tescil isteğine ilişkindir. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, Harçlar Kanununun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,20.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.