Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2022/6591 E. 2023/6521 K.

Konu: Şahsi Hakka Dayalı Tapu İptali Ve Tescil

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/6591
Karar No
2023/6521
Karar Tarihi
Konu
Şahsi Hakka Dayalı Tapu İptali Ve Tescil

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1509 E., 2022/1541 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/77 E., 2019/621 K. Taraflar arasındaki şahsi hakka dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; ... ilçesi, ... Mahallesi, 41906 ada 4 parselde davalı adına kayıtlı taşınmaz üzerindeki binanın 2981 sayılı Yasa kapsamında davacı adına tapu kaydında şerh edildiğini, 1958 yılından itibaren Hatice Satıcı tarafından ikametgâh olarak kullanılan binanın 24.09.1980 tarihinde davacıya bedel karşılığı satıldığını, satın aldığı tarihten beri davacı tarafından aralıksız kullanıldığını, davacı tarafından satın alındığı tarihte taşınmazın Maliye Hazinesi adına kayıtlı olduğunu, taşınmazın satın alınmasından sonra davacının Konak Belediyesine başvurarak 2981 sayılı Yasa'dan yararlanmak istediğini belirterek gerekli harçları yatırdığını, yasal işlemlerin tamamlanmasının ardından taşınmaz üzerindeki binanın ... kızı ...'a ait olduğunun şerh edildiğini ileri sürerek, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, taşınmazın mülkiyetinin davalı ... adına kayıtlı olup imar planında yolda kaldığını, İmar Kanunu'nun 18 inci maddesi hükmüne tâbi olduğunu, imar planında kamuya tahsis edilmiş bir alanda kalan taşınmaz için bu davanın açılmasının mümkün olmadığını, davacının yapı ile ilgili tespit ve değerlendirme işlemlerinin yapılabilmesi için 02.03.1989 tarihinde başvurduğunu, tespit ve değerlendirme yapılması istenen adres ile imar affı formundaki yapının adresinin farklı olduğunu, bu nedenle değerlendirme yapılmadığını, 3533 sokak, No:65 ... adresindeki yapı ile ilgili yapılan incelemede ... oğlu ... adına 05.05.1983 tarihli imar affı dilekçe formları bulunduğunun görüldüğünü, anılan formların ... Mahallesi, 41882 ada 35 parsel sayılı taşınmaza isabet ettiğini, taşınmazın kendisine ait olduğunu, ıslah imar planı öncesinde ... Mahallesi, 3452 ada 28 parsele isabet eden taşınmazda 152/6969 payı bulunduğunun görüldüğünü, nüfus kaydından görüleceği üzere ...'ın davacının eşi olduğunu, kanuna göre arsa tahsis edilecek kimselerin kendisinin veya eşinin veya reşit olmayan çocuğunun oturduğu belediye ve mücavir alan sınırının içinde ev yapmaya müsait arsaya veya bir eve veya apartmanın bağımsız bölümüne veya bir bölümü iş yeri olarak kullanılan bir yapıya sahip bulunmaması gerektiğini, buna göre davacı ...'in eşi Ramazan'a ait taşınmaz söz konusu olduğundan 2981 sayılı İmar Affından faydalanamayacağının açık olduğunu savunarak davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur. B. İstinaf Nedenleri Davacı vekili, davacının taşınmazı 24.09.1980 yılında satın aldıktan sonra çıkan 2981 sayılı İmar Affı kapsamında Milli Emlak Müdürlüğüne başvurarak yasadan yararlanmak istediğini, gerekli harç ve masrafların yatırıldığı hâe davacıya tapu ruhsatının verilmediğini, paraların yatırıldığının sundukları makbuz fotokopileri ile açık ve net olduğunu, makbuzlarla yatırılan paraların ne için yatırıldığının açıklığa kavuşturulması için Milli Emlak Müdürlüğünün Ziraat Bankası İzmir şubesinde bulunan hesabına yatan 05.05.1984 gün ve 3073, 3074, 3075 ve 3076 sayılı makbuzlardaki bedel nedenlerinin sorulmasının bu davanın aydınlanması için zorunlu olduğu hâlde bu konuda gerekli incelemenin yapılmadığını, bu hususta Ziraat Bankası Genel Müdürlüğüne ve Maliye Bakanlığı Milli Emlak Müdürlüğüne müzekkere yazılması talep edilmiş ise de yalnızca Ziraat Bankası İzmir Şubesine ve Basmane Şubesine müzekkere yazılarak makbuzların aslının araştırılmaya çalışıldığını ileri sürerek hükmü istinaf etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar etmiştir. C. Temyize Cevap Davalı vekili, davacının 2981 sayılı Kanun'dan faydalanamayacağını, taşınmazın kamulaştırma alanı içinde ve imar planında yolda kaldığını beyanla temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasını talep etmiştir. D. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, şahsi hakka dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,25.12.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2022/6591, K. 2023/6521, T. 25.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2022-6591-e-2023-6521-k-2d6fa7afdecf