Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2022/5545 E. 2023/1196 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/5545
Karar No
2023/1196
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen komşuluk hukukuna dayalı maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay 14. Hukuk Dairesince mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 28.02.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde davalı vekili Av. ... ile karşı taraftan davacılar vekili Av. Doğukan Yaycı geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 258 ada 25 parsel sayılı taşınmazda davacılara ait binanın bulunduğunu, davalının 258 ada 11 numaralı bitişik parselde inşaat yaptığını, bu inşaat nedeniyle davacıların dairelerinin kullanılmayacak duruma geldiğini belirterek, maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların hangi zararlarını talep ettiklerini açıklamalarının gerektiğini, belirsiz alacak davası açamayacaklarını, müvekkilinin oluşan hasarda kusurunun olmadığını, davacıların binasının daha önce yaşanan depremlerde zarar gördüğünü, binanın çok eski olduğunu ve kullanım ömrünü tamamladığını, davacıların binasının zemininde projeye aykırı zeytin havuzları bulunduğunu ve binanın müvekkilinin taşınmazına taşkın olduğunu, davacıların yapı kullanma izin belgelerinin olup olmadığının araştırılması gerektiğini, manevi zarar koşullarının oluşmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 09.04.2015 tarihli ve 2013/376 Esas, 2015/177 Karar sayılı kararıyla; maddi ve manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A.Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 19.09.2017 tarihli ve 2015/18079 Esas, 2017/6603 Karar sayılı ilamıyla; dosya arasında bulunan bilirkişi raporlarının zararın neden kaynaklandığı konusunda birbiriyle çelişkili olduğu, söz konusu çelişki giderilmeden davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı; keşif sırasında hazır bulunmayan bilirkişilerce dava konusu taşınmaz görülmeden zararın hesaplanmış olmasının doğru görülmediği; mahkemece, uzman bilirkişi heyeti marifetiyle mahallinde yeniden keşif yapılarak önceki raporlar arasındaki çelişkiyi ortadan kaldıracak şekilde gerekçeli rapor alınmak suretiyle hasarın ve zararın belirlenmesi gerektiği; hesaplanan kira tazminatı yönünden davacıların kiraya çıktıkları ispatlanan tarihden başlayarak dava tarihine kadar boşalttıkları daire kira bedeline yakın emsal kira bedeli tespit edilerek hesaplamanın belirlenen bu bedel üzerinden yapılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği; davacıların manevi tazminatı gerektirecek bir zarara uğradığı ispat edilemediğinden manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerektiği; her bir dava yönünden yargılama giderleri ve bu kapsamda vekalet ücretinin dava değerine göre ayrı ayrı belirlenmesi, sorumlu tutulan kişilerin de açıkça gösterilmesi gerekirken tek dava varmış gibi vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. 3. Dairemizin 04.04.2019 tarihli ve 2018/4208 Esas, 2019/3128 Karar sayılı ilamıyla davacılar vekilinin karar düzeltme isteminin reddine karar verilmiştir. B.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma ilamı ve dosyada bulunan bilirkişi raporları doğrultusunda maddi tazminat talebinin kabulünün gerektiği, uyulmasına karar verilen bozma ilamında manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerektiği belirtilmişse de sehven manevi tazminat talebinin de kabulüne dair hüküm kurulduğu gerekçesiyle davacıların maddi ve manevi tazminat taleplerinin kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B.Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dava dilekçesinin 6100 sayılı Kanunu'nun 119 uncu maddesinde belirlenen koşullara uygun olmadığını, belirsiz alacak davası açabilme koşullarının bulunmadığını, hangi zararların talep edildiğinin belli olmadığını, müvekkilinin hasarın oluşmasında kusuru olmadığını, davacıların binasının ekonomik ömrünü tamamladığını, binalar arasında dilatosyon boşluğunun bulunduğunu, hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini, yaşanan depremlerde de çatlakların oluştuğunu, zeytin havuzlarının etkisinin araştırılmadığını, yapı kullanma izin belgesi olup olmadığını araştırılmadığını, davacıların binasının müvekkilinin taşınmazına taşkın olduğunu, manevi tazminat koşullarının oluşmadığını, bozma ilamının gereklerinin yerine getirilmediğini, hükme esas alınan raporun denetime elverişli olmadığını, rapora itirazlarının dikkate alınmadığını, faiz başlangıç tarihin hatalı olduğunu, binanın hurdasının ve sovtajının müvekkiline verilmesi gerektiğini, hükmedilen vekalet ücretinin fazla olduğunu, eylemli direnme söz konusu olduğunu, hukuki dayanağın gerekçede belirtilmediğini, müvekkili yönünden usuli kazanılmış haklara riayet edilmediğini beyan ederek ve re'sen gözetilecek sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, komşuluk hukukuna dayalı maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun); a) "Taşınmaz malikinin sorumluluğu" kenar başlıklı 730 uncu maddesinde, "Bir taşınmaz malikinin mülkiyet hakkını bu hakkın yasal kısıtlamalarına aykırı kullanması sonucunda zarar gören veya zarar tehlikesi ile karşılaşan kimse, durumun eski hâline getirilmesini, tehlikenin ve uğradığı zararın giderilmesini dava edebilir. Hâkim, yerel âdete uygun ve kaçınılmaz taşkınlıklardan doğan zararların uygun bir bedelle denkleştirilmesine karar verebilir." hükmü yer almaktadır. b)"Komşu hakkı" üst başlıklı "Kullanma biçimi" kenar başlıklı 737 nci maddesinin birinci fıkrası, "Herkes, taşınmaz mülkiyetinden doğan yetkileri kullanırken ve özellikle işletme faaliyetini sürdürürken, komşularını olumsuz şekilde etkileyecek taşkınlıktan kaçınmakla yükümlüdür." şeklinde düzenlenmiştir. 2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) "Hükmün yazılması" kenar başlıklı 298 inci maddesinin ikinci fıkrası ise şöyledir; " Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. " 3. Değerlendirme 1. Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ile bozma ilamı birlikte değerlendirildiğinde; mahkemece yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli olmadığı gibi bozma ilamının gerekleri de yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; mahkemece uyulmasına karar verilen bozma ilamında; 2. Davacıların binasında oluşan zararın miktarının hesaplanması bakımından keşif sırasında hazır olmayan bilirkişiler tarafından taşınmaz görülmeden düzenlenen 02.03.2014 tarihli kök ve 09.09.2014 tarihli ek bilirkişi raporlarının hükme esas alınamayacağı belirtildiği halde mahkemece bu bilirkişi raporlarına dayalı olarak hüküm tesisi yoluna gidilmiştir. 3. Dosya arasında bulunan bilirkişi raporlarının zararın neden kaynaklandığı konusunda birbiriyle çelişkili olduğu belirtilmiş olup bozmadan sonra düzenlenen 18.09.2019 tarihli kök, 02.01.2021 tarihli ek bilirkişi raporlarının önceki bilirkişi raporları arasındaki çelişkileri giderecek mahiyette olmadığı görülmüştür. 4. Hesaplanan kira tazminatı yönünden davacıların kiraya çıktıkları ispatlanan tarihten başlayarak dava tarihine kadar boşalttıkları daire kira bedeline yakın emsal kira bedeli tespit edilerek hesaplamanın belirlenen bu bedel üzerinden yapılması gerektiği belirtildiği halde, mahkemece değinilen şekilde araştırma ve inceleme yapılmadan kira tazminatına hükmedilmiştir. 5. Davacıların manevi tazminatı gerektirecek bir zarara uğradıkları ispat edilemediğinden manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmesi gerektiği belirtilmesine rağmen mahkemece, davacılar lehine manevi tazminata hükmedildiği gibi, gerekçeli kararda, bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş ise de sehven manevi tazminat taleplerinin kabulüne karar verildiği belirtilerek kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki meydana getirilmiştir. 6. Açıklanan nedenlerle mahkemece, mahallinde yeniden keşif yapılarak, tarafların iddia ve savunmaları konusunda uzman bilirkişi heyetinden taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli, tarafların itirazlarını karşılar nitelikte ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmak suretiyle zararın meydana geliş nedeni bakımından önceki raporlar arasındaki çelişkiler giderilerek zararın miktarının belirlenmesi, davacıların kira tazminatı isteminin bozma ilamında belirtilen şekilde ve diğer taleplerinin ise hukuki gerekçelerle değerlendirilmesi ve usuli kazanılmış hak ilkesinin gözetilmesi, manevi tazminat isteminin ise reddine karar verilmesi gerekir. 7. Mahkemece, değinilen hususlar gözetilmeden eksik inceleme ve araştırmayla, tarafların iddia ve savunmaları tek tek ele alınıp cevaplandırılmadan, denetime uygun olmayan gerekçeyle, bozma ilamının gerekleri yerine getirilmeden yazılı şekilde verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan mahkeme kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Yargıtay duruşma vekalet ücreti 8.400,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 28.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2022/5545, K. 2023/1196, T. 28.02.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2022-5545-e-2023-1196-k-0a0cb6cfe62b