Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2022/5464 E. 2023/6132 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/5464
- Karar No
- 2023/6132
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1267 E., 2022/1399 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/315 E., 2022/41 K. Taraflar arasındaki harici satış sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin değerden reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Samsun ili, ... ilçesi, ... Köyü'nde 1607 ada 4 parselde kayıtlı tarla vasfındaki taşınmazı malik ...'nın ...'ya vermiş olduğu satış vaadi vekaleti ile 04.04.1975 tarihinde adi yazılı sözleşme ile bedeli ödenmek suretiyle satın aldığını ancak taşınmaz maliki ...'nın o dönemde il dışında subay olarak vazifeli olduğu ve iş bu davaya konu taşınmazın tapu kaydında o dönem için satışa engel hal bulunması sebepleriyle tapuda resmi muamele yapılamadığını, taşınmazın yaklaşık 45 yıllık süre boycuna müvekkilinin zilyetliğinde olduğunu kendisi tarafından düzenli olarak ekilip biçildiğini, hatta müvekkili tarafından üzerine ev dahi yapıldığını tüm bu süre boyunca davalıların veya üst soylarının dava konusu taşınmaza ilişkin herhangi bir zilyetliklerinin söz konusu olmadığını, ancak 2017 yılında ...'nın yasal mirasçısı ... tarafından dava konusu taşınmaz ve dava dışı başkaca taşınmazlar için izale-i şuyu davası açıldığını belirterek halen davalılar adına kayıtlı bulunan dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile söz konusu taşınmazın müvekkili adına tescil edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; iştirak halinde sahibi bulunduğu gayrimenkulun babasının el yazısı ile kaleme aldığı vasiyatname ve ekinde bulunan üç adet tapu suretlerinin ışığında kardeşi ...'nın 09/03/1999 tarihinde Tekkeköy Belediyesinden aldığı tasdikli emlak beyanı sureti ile veraset vergisi beyanları verilmek üzere gerekli işlemleri yapıldığını ve mirasçılar adına tapuda intikalinin yapıldığını, davacının iddia ettiği üzere dava konusu arazinin vekaleten o günün şartlarında adi sözleşme ile ve bedeli ödenmek sureti ile satın aldığı iddiasının geçerli ve gerçek olduğunu kabul etmenin olanaksız olduğunu, babasının vasiyetnameye konu etmiş bulunduğu tapuların sahipliğinden emin olarak geride bırakmış olduğu eşi ve çocukları için vasiyetname ekinde tapu suretleri ile bilgilendirmede bulunduğunu, davacının babası tarafından verildiği iddia edilen vekaletnameye istinaden adi sözleşme ile dava konusu gayrimenkulü satın aldığı iddiasına itibar etmesinin mümkün olmadığını, şeklen de hukuki mesnetten yoksun olduğunu, babasının emekliliği sonrası ablasının bakıma muhtaç olması nedeni ile Samsun'da vefatından önce uzun süre ikamet ettiğini, ablasına ait iş ve işlemlerini vasi olarak takip ettiğini, tapu alacaklısı varsa ikamet ettiği yıllar ve öncesinde tapularını talep etmediklerini, davacının vakaletname varsa neden tapuda devri almadığını, neden kadastro geçerken belgelerini sunmadığını, neden satış vaadi sözleşmesi düzenleyip tapuya şerh düşmediğini belirterek söz konusu davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 340 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin ilk olarak 12.10.1965 yılında yapıldığı, iddia edilen harici satışın 04.04.1975 yılında yapıldığı, kadastro tespitine itiraz neticesinde taşınmazın hükmen tescilinin 26.10.1987 yılında yapıldığı, buna göre iddia edilen satışın yapıldığı tarihte tespitin yapıldığı, davalıların murisi ...'nın da 13.12.1998 tarihinde vefat ettiği, dayanılan harici satış belgesi olduğu bildirilen "taahütname-makbuz" başlıklı belgede dava konusu 340 parsel (yeni 1607 ada 4 parsel) sayılı taşınmazın bilgisinin geçmesine ve aynı taşınmaz olmasına rağmen, alıcı olarak davacının isminin belgede bulunmadığı, dava dışı başka isimli kişilerin olduğu, davacı tarafça sunulan diğer satış vaadi mukavelelerinde de dava konusu olmayan 372 ve 371 parsel sayılı taşınmazlardan bahsedildiği, kaldı ki işbu belgelerin ibrazına da davalı tarafın muvafakatının olmadığı, buna göre dayanılan adi yazılı belgede muris ...'nın taşınmazı kime sattığının belli olmadığı açıklamalarıyla; kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkemece verilen kararın hatalı olduğunu, mahkemenin davalarını reddetmesinin gerekçesinde, alıcı olarak davacının isminin belgede bulunmadığı, dava dışı başka isimli kişilerin olduğununun gerekçe gösterildiğini, ancak miras bırakan ...'nın, noterde düzenlenen vekaletnamesi ile taşınmaz satış yetkisi de içerir şekilde dava dışı ...'yı vekil tayin ettiğini, vekil eliyle dava konusu eski 340 parsel (1607 ada 4 parsel) sayılı taşınmazı 04.04.1975 tarihinde satış suretiyle davacı müvekkil ...'ya temlik ettiği ve parasını elden teslim aldığının kayıtlarıyla sabit olduğunu, ...'nın, vekil ... kanalı ile 340 parseldeki tüm haklarının tamamını Samsun ...Noterliği 22.02.1972 tarih ve 3643 yevmiye No.lu "re'sen ziltetlik devir senedi" ile sabit olduğu üzere ...'ya bedelini alıp olup devrettiğini, aslında ... mirasçılarının bu davanın tarafı olmadığını, noterde satış vaadi işlemi yapıldığını, ancak o yıllarda iş bu davaya konu tapular üzerindeki hem dava dışı üçüncü kişilerin açmış olduğu tapu iptal davaları derdest olduğundan, hem de kadastro uygulamasına itirazdan ötürü resmi muamele yapılamadığını, aynı şekilde ... ve ailesinin, ... varisleri olan 9 kişinin, satışlarını itirazdan yapamamış olup 2015 ve 2018 yılları arasında Tekkeköy Tapu Müdürlüğü'nde yıllar önce satılıp parası alınan yerlerin devirlerini kendilerine yapılabildiklerini, iş bu dava tarihine kadar davaya konu taşınmazlar üzerinde hiç kimsenin mülkiyet iddiasında bulunmadığını, müvekkilin davasız aralıksız 45 yıla yakın taşınmazı zilyetliğinde tuttuğunu, halen daha yaşadığı evi de yaptırarak kendisine ait olan taşınmazda tasarruf yetkisini kullandığını, ne var ki İlk Derece Mahkemesinin tanık beyanlarını dikkate almadan, yalnızca belge üzerinden yanlış değerlendirme yaparak hüküm tesis ettiğini, taşınmazın davacı müvekkile ait olduğunun gerek yazılı belgeyle gerekse de tanık anlatımlarıyla sabit olduğunu, belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması istemi ile istinaf başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, harici satış sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 70 inci, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 237, 2644 sayılı Tapu Kanunu’nun 26 ve 1512 sayılı Noterlik Kanunu’nun 89 uncu maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,11.12.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.