Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2022/5368 E. 2023/6203 K. – Tapu İptali Ve
Konu: Tapu İptali Ve Tescil
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/5368
- Karar No
- 2023/6203
- Karar Tarihi
- Konu
- Tapu İptali Ve Tescil
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1373 E., 2022/855 K. KARAR : Davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ : Ortaca 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/475 E., 2021/238 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili ile davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Muğla ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde kain 224 ada 7 parsel sayılı taşınmazın 60-70 yıldan fazla zamandan beri davacı ve bayiileri tarafından malik sıfatı ile nizasız fasılasız tarım arazisi olarak kullanıldığını ve davacı lehine mülkiyet edinme şartlarının gerçekleştiğini belirterek, dava konusu 224 ada 7 parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda belirtilen karar ile davanın kabulüne, 1. Dava konusu Muğla ili, ... ilçesi, ... Köyü, 224 ada 7 parsel sayılı taşınmazın davalı ... adına olan tapusunun iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, 2. Davanın nevi gereği yapılan yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına, 3. Davanın nevi gereği vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava değeri üzerinden belirlenecek nispi vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davalıya yüklenmesine karar verilmesi gerekirken, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması ve davacı lehine vekalet ücreti takdir edilmemesinin isabetsiz olduğunu ileri sürerek mahkemece kararının vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden kaldırılarak davacı lehine nispi vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmesini talep etmiştir. 2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; 1. Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik incelemeye dayalı olduğunu, 2. Dava konusu taşınmazın memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerindeki konumunun detaylı olarak incelenmediğini, 3. Taşınmaz üzerinde ekonomik amaca uygun tarımsal faaliyet bulunup bulunmadığının bilirkişilerce incelenmediğini, 4. Taşınmaz üzerinde sürdürülen imar-ihya faaliyetlerinin ne zaman başlayıp tamamlandığı hususunun tespit edilmediğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 1. Davalı ... vekili vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1 inci maddesi gereğince esastan reddine, 2- Davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/(1)-b/2 maddesi uyarıncaOrtaca 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 09.06.2021 tarih ve 2019/475 Esas, 2021/238 Karar sayılı kararının kaldırılmasına; Davanın kabulüne, Muğla ili, ... ilçesi, ... Köyü, 224 ada 7 parsel sayılı taşınmazın davalı ... adına olan tapusunun iptali ile davacı ... (T.C. 61534186936) adına tapuya kayıt ve tesciline, Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Davacı tarafından yatırılan 170,78 TL peşin harç ve 10.246,50 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 10.417,28 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Davacı kendini vekille temsil ettirdiğinden Dairemizce verilen karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 47.491,35 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde, 1. Davanın hak düşürücü sürede açılmadığını, 2. Eksik inceleme ile karar verildiğini, 3. Davalı aleyhine hükmedilen yargılama gideri ile vekalet ücretinin usule ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 üncü ve 17 nci maddeleri uyarınca imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713 üncü maddesi, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 üncü ve 17 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davalı vekilinin harç, yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; davanın niteliği gereği davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmemesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu hususlar kararın bozulmasını gerektirmiş ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/2 nci maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR 1. Yukarıda C.3.1 inci bentte açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Yukarıda C.3.2 inci bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının kabulüyle hüküm sonucunun; A- 2 inci fıkrasının 4 inci bendinin çıkarılarak yerine "Davanın niteliği gereği davacılar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına" ibaresinin yazılmasına, B- 2 inci fıkrasının 5 inci bendinin çıkarılarak yerine "Davanın niteliği gereği yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına" yazılması suretiyle düzeltilmesine, hükmün DÜZELTİLMİŞ ve DEĞİŞTİRİLMİŞ bu şekli ile ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,13.12.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Davacı vekili 21.08.2017 tarihli dava dilekçesinde; ... ilçesi, ... Mahellesinde bulunan 224 ada 7 parsel sayılı tapudan Hazine adına kayıtlı bulunan taşınmaza müvekkilinin 60 yılı aşkın bir zamandan beri eklemeli olarak zilyet olduğunu ve halen tasarruf ettiğini belirterek 4721 sayılı Kanununun 713 üncü maddesine dayalı tapunun iptali ile müvekkili adına tescilini talep etmiştir. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın 15.02.1999 tarihinde Hazine adına tapuya tescil edildiğini, Hazinenin özel mülkü olduğunu, Milli Emlak kayıtlarına göre işgalcisinin bulunmadığını belirterek açılan davanın reddini talep etmiştir. 27.08.2018 tarihli bilirkişi heyeti raporuna göre; dava konusu taşınmazın öncesinin 122 parsele dayandığı, 122 parselin ilk kez 1991 yılında idari yoldan orman vasfıyla Hazine adına tescil edildiği, 1998 yılındaki kadastro yenileme çalışmaları sırasında 128 ada 1 parsel olarak değiştiği, 2/B maddesi uygulanarak bu madde kapsamında orman niteliğini kaybeden yerlerden olduğu ve 2/B maddesi kapsamına girdiğinin değerlendirildiği, ancak, 18.05.2010 tarihinde edinme sebebinin kadastro olarak düzeltildiği belirtilmiştir. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, davanın açıldığı 22.08.2017 tarihi itibarıyla dava konusu taşınmaz tapuya kayıtlıdır. Dava, açıldığı tarihteki şartlara göre değerlendirilir ve karara bağlanır. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 4721 sayılı Kanunun 713 üncü maddesine göre tapulu bu taşınmazın zilyetlikle kazanılması mümkün değildir. Dava konusu taşınmazın tapuya kaydedildiği 1991 yılından, davanın açıldığı 22.08.2017 tarihine kadar 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12 nci maddesine yer alan 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçmesi nedeniyle kadastro öncesi nedene dayanılarak açılan davanın esasının incelenmesi ve davanın kabulüne karar verilmesi de mümkün değildir. Dairemizin bu tür davalarla ilgili verdiği 30.03.2022 tarihli ve 2021/6908 Esas, 2022/2465 Karar sayılı kararında yer alan çoğunluk görüşündeki gerekçeler nazara alınarak, davanın esastan reddedilmesi için hukuki dayanağı ve gerekçeleri gösterilmeyen Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması görüşünü savunduğumdan sayın çoğunluğun onama kararına katılamıyorum.