Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2022/5268 E. 2023/5775 K.
Konu: El Atmanın Önlenmesi Ve Ecrimisil
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/5268
- Karar No
- 2023/5775
- Karar Tarihi
- Konu
- El Atmanın Önlenmesi Ve Ecrimisil
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1429 E., 2022/964 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kahramanmaraş 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/315 E., 2022/226 K. Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin maliki olduğu taşınmazı davalının 2018 yılının Mart ayından itibaren haksız şekilde kullandığını belirterek el atmanın önlenmesini ve ecrimisil talep etmiştir. II. CEVAP Davalı, davacıyla aralarındaki sözleşmeye ilişkin ödemeleri yaptığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen esas ve karar sayılı kararı ile davalı tarafça dosyaya sunulan bir kısım belge ve ödemeler de dikkate alındığında, davalının sahiplenme amaçlı olarak taşınmazda ikamet ettiği ancak, gerekli tüm edimleri yerine getirmediği, tapulu taşınmaz için gerekli olan resmî şekilde bir satış sözleşmesinin mevcut olmadığı gerekçesiyle el atmanın önlenmesi talebinin kabulüne, ecrimisil talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ecrimisil yönünden verilen ret kararının hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki harici satış sözleşmesi nedeniyle dava konusu taşınmazı satın aldığını, taşınmaza masraf yaptığını, Mahkemece davalının kullanımının tespit edilmediğini, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen esas ve karar sayılı kararı ile kayden davacıya ait olan 15 No.lu bağımsız bölümün, taraflar arasında yapılan 13.11.2017 tarihli sözleşme ile davacı tarafından davalıya 450.000,00 TL bedel ile satıldığı, anılan sözleşmeden ve davacı tarafça gönderilen ihtarnamelerden davalının ödemelerde bulunduğunun anlaşıldığı, 13.11.2017 günü itibarıyla davacının rızası dahilinde taşınmazın davalıya teslim edildiği, bu tarihten itibaren dairenin her türlü bakım, tamir ve tadilat benzeri masraflarının alıcıya ait olacağının belirlendiği, istinaf aşamasında da davalı tarafça ödemeye ilişkin belgelerin ibraz edildiği, taşınmazın dava tarihindeki zemin değerinin 900.897,34 TL olduğu, yapılan keşif sırasında taşınmazın davalı tarafından kullanıldığı, el atmanın önlenmesi davalarında kural olarak iyi niyet iddiası dinlenemeyeceği gibi davalının mülkiyet iddiasında bulunması davacının mülkiyet hakkını ortadan kaldırmayacağı için el atmanın önlenmesine ilişkin Mahkeme kararında bir isabetsizlik bulunmadığı, harici satışın varlığı nedeniyle davalının ecrimisilden sorumlu olamadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, istinaf dilekçesinin içeriğini tekrarla, taraflar arasındaki satım bedeli depo ettirilmeden el atmanın önlenmesi talebinin kabul edilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi ve ecrimisil talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “İyi niyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 ... maddesi ve “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddeleri. 3. Değerlendirme Somut olayda, dava konusu dairenin davacı tarafından davalıya harici satış sözleşmesiyle satıldığı konusunda ihtilaf bulunmamaktadır. Davacı tarafından bakiye bedelin tam olarak ödenmediği hususunda davalıya ihtarname gönderilmiştir. 4721 sayılı Kanun'un 706, Türk Borçlar Kanunu'nun 237, 2644 sayılı Tapu Kanunu'nun 26 ve 1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun 60 ıncı maddesi hükümleri uyarınca tapuda kayıtlı olan taşınmazların resmî şekilde yapılmayan satışlarına hukukça değer tanınamaz ve mülkiyetin naklinin sebebini teşkil etmez. Bu husus, kamu düzeniyle ilgilidir ve re'sen gözetilir. Ne var ki, harici satışlarda 4721 sayılı Kanun'un 994 üncü maddesi hükmü uyarınca harici satış bedelinden kaynaklanan hapis hakkı niteliğinde kişisel hak bahşeder. 10.07.1940 tarihli ve 2/77 sayılı İçtihatları Birleştirme Kararında; "Haricen yapılan taşınmaz mal satışından dönüldüğünde verdiği bedel kendisine geri verilmeyen taraf, parası geri verilinceye kadar yararlandığı ürünleri ödemek ve ecrimisil vermekle yükümlü değildir." şeklinde benimsenen kural gereğince, haricen satın alanın fuzuli şagil olmadığı gözetilerek ecrimisil ile sorumlu tutulamayacağı öngörülmüştür. O hâlde, davalının çekişmeli taşınmazları haricen satın aldığı gözetildiğinde haksız işgalci konumunda olduğu söylenemez. Hâl böyle olunca, taraf delilleri toplanarak ödenen harici satış bedeli üzerinden davalı yararına hapis hakkı tanınmak suretiyle dava konusu taşınmaza davalının el atmasının önlenmesine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ve yasal olmayan gerekçelerle yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir. VI. KARAR V-C-3 paragrafında açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin temyiz talebinin kabulüne, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.11.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.