Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2022/5249 E. 2023/6114 K. – Tapu İptali Ve

Konu: Tapu İptali Ve Tescil

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/5249
Karar No
2023/6114
Karar Tarihi
Konu
Tapu İptali Ve Tescil

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2000 E., 2022/563 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Yalova 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2014/430 E., 2019/131 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Hazineye ait 1041, 1042, 1043 ve aynı yerde bulunan 7 ve 1109 parsel numaralı taşınmazların 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 4 üncü maddesi ve 285 sıra sayılı Milli Emlak Genel Tebliği gereğince her bir taşınmaz için ayrı ayrı olmak üzere taşınmazın amacı dışında kullanılamayacağına ilişkin taahhütname alınarak davalı kooperatife satılarak 18.01.2006 tarihinde kooperatif adına tapuya tescil edildiğini, daha sonra 1041, 1042, 1043, 7 ve 1109 parsellerin yapılan imar uygulaması sonucunda 138 ada, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19 ve 20 parsel numaralarını aldığını; defterdarlık uzmanı tarafından yapılan inceleme raporunda, söz konusu taşınmazların üzerinde yapılacak Küçük Sanayi Sitesi yatırımına dair projenin başlanılmasına, bitirilmesine ve faaliyete geçirilmesine ilişkin bir süre belirlenmemiş ve bu hususta kooperatiften her hangi bir taahhütname alınmamış ise de, kooperatife taşınmazları hiçbir faaliyette bulunmayarak uzun süre boş vaziyette bekletme ve başka bir amaçla (tarımsal) kullanma imkanı da tanınmadığı ve ayrıca satışın üzerinden 7 yıl geçtiği de göz önüne alınarak Küçük Sanayi Sitesi Yatırımına 1 (bir) ay içerisinde başlanıp 2013 yılı sonuna kadar tüm yapıların tamamlanarak faaliyete geçirilmesi, tarımsal amaca son verilmesi, aksi takdirde anılan taşınmazlardan boş bırakılan parseller (üzerinde yatırım tamamlanmayan) ile satışı amacı dışında kullanılan kısımların satış işleminin iptal edilerek, tapu kayıtlarında bulunan şerhe istinaden ve 313 sıra No.lu Milli Emlak Genel Tebliği uyarınca bu taşınmazların satış bedeline isabet eden tutarın yüzde beşinin bütçeye irad kaydedilmesi ve geriye kalan tutarın ise faizsiz olarak S.S. Yalova Orta Ölçekli Sanayiciler Küçük Sanayi Sitesi Kooperatifine iadesi ile taşınmazların Hazine adına tescilinin sağlanması gerektiği yönünde görüş bildirildiğini; Çiftlikköy Malmüdürlüğü tarafından 26.04.2013 tarih ve 258 sayılı yazı ile davalı kooperatife rapor doğrultusunda ihtar edildiğini, Çiftlikköy Malmüdürü ve Milli Emlak Şefliği görevlisinin 31.12.2013 tarihinde mahalinde yapmış oldukları tespitte tapuda davalı S.S. Yalova Orta Ölçekli Sanayiciler Küçük Sanayi Sitesi Kooperatifi adına kayıtlı 138 ada 12 parsel üzerinde taşınmazın satış amacına uygun herhangi bir faaliyette bulunulmadığı, tamamen boş olduğu; davalılardan .... Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. adına kayıtlı 138 ada 7 parsel sayılı taşınmaz üzerinde hiçbir yapı ve tesis olmadığı, boş olduğunun tespit edildiği belirtilerek dava konusu 138 ada 7 ve 138 ada 12 parsel sayılı taşınmazların tapusunun iptali ile Hazine adına tescili talep ve dava edilmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; S.S. Orta Ölçekli Kooperatif açısından müvekkili kooperatif üyelerine sanayi işlerinde faaliyet göstermek için Hazineden bedeli karşılığında satın alındığını, kooperatifin amacına uygun faaliyette bulunduğunu, kooperatifin dava konusu yeri satın alırken, satıcı Maliye Hazinesine hiçbir nam altında taahütname vermediğini; ... Ltd. Şti. açısından müvekkili şirketin üyesi olduğu kooperatiften sanayi amaçlı inşaat yapmak üzere üye sıfatı ile kendisine tahsis edilen arsayı mülkiyetine geçirdiğini, şirketin amacına uygun inşaatını tamamlayıp faaliyete geçtiğini, müvekkillerinin davacı tarafa belirli bir sürede bitirileceğine dair süre vermediğini belirterek mesnetsiz ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu taşınmazın davacı tarafından yapılan devir işlemlerini gösteren belgede davalılara yüklenen bir sorumluluğun bulunmadığı, tahsisin amacına uygun olarak yapılması gereken işler ile ilgili olarak her hangi bir sürenin konulmadığı, her ne kadar davacı taraf daha sonra yürürlüğe giren yönetmeliği gerekçe olarak göstermiş ise de bu davalılar yönünden geriye yürümeyeceği ve davalıları bağlamayacağı, davalıların dava konusu taşınmazları amacı dışında kullanmadıkları ve taşınmazların boş olmadığı, bu itibarla davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dava dilekçesini tekrarlayarak, yapı ruhsat tarihlerinin dava tarihi itibariyle yatırımların tamamlanmadığını ispatladığını, süre ve amaç yönünden sözleşmeye uyulmadığını, davanın kabul edilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 2. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde; kurulan hüküm ile iki davalının da vekili olmalarına rağmen tek vekalet ücretine hükmedildiğini, iki farklı davalının vekili olmaları sebebiyle her müvekkil yönünden ayrıca lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarında "satış amacı dışında kullanılamaz" şerhi bulunmakta ise de taşınmazların amaç dışında (kiraya verilerek, tarımsal vb) kullanımının olmadığı, yargılama aşamasında taşınmazlar üzerine amaca uygun binaların yapıldığı, satış esnasında amaca uygun kullanımında herhangi bir süre belirtilmediği de gözetilerek mahkemece davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı; davalılar vekilinin her bir davalı yönünden ayrı ayrı vekalet ücreti verilmesi gerektiği gerekçesiyle vekalet ücretine ilişkin istinaf talebi yönünden ise, mahkemece verilen kararda ret sebebi ortak olduğundan, karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3/2 nci maddesi uyarınca ret sebebi ortak olan kendisini vekil ile temsil ettiren davalılar lehine tek vekalet ücretine hükmedilmiş olmasında da bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle tarafların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarlayarak, dava tarihinde taşınmazların boş olduğunu, amacı dışında kullanıldığını, bilirkişi raporunun da bu durumu desteklediğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, gerialım hakkına dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Harçlar Kanununun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.12.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2022/5249, K. 2023/6114, T. 11.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2022-5249-e-2023-6114-k-8505aad78f08