Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2022/4958 E. 2022/7472 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/4958
Karar No
2022/7472
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 08.01.2014 gününde verilen dilekçe ile el atmanın önlenmesi, kal ve eski hale iade, birleştirilen davalarda temliken tescil talebi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; asıl davanın kabulüne, birleştirilen Adana 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/89 Esas sayılı dosyası yönünden davanın reddine, birleştirilen Adana 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/732 Esas sayılı dosyası yönünden ise davanın açılmamış sayılmasına dair verilen 02.11.2021 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı-birleştirilen davada davacı ... vekili ve davacı-birleştirilen davalarda davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, meni müdahale, kal ve eski hale getirme; birleştirilen davalar temliken tescil istemlerine ilişkindir. Davacı vekili; müvekkilinin 645 ada 24 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, bitişik parsel olan 23 parsel sayılı taşınmazın maliki olan davalının 24 parsel sayılı taşınmaza bina inşa ettiğini, çaplı taşınmazda iyiniyet olmayacağını belirterek el atmanın önlenmesine, kal'ine ve eski hale iadesine karar verilmesini talep etmiş, 19.12.2014 tarihli dilekçesi ile 23 parsel sayılı taşınmazın yargılama sırasında maliki olan ...'ü davaya dahil etmiştir. Davalı ve dahili davalı vekili; 23 ve 24 parsel sayılı taşınmazların önceki malikinin davacının babası olduğunu, dava konusu binanın davacının babası tarafından yapıldığını, Adana Satış Memurluğunun 2012/55 sayılı satış dosyasında yapılan 28.06.2013 tarihli ihale ile tarafların dava konusu taşınmazları satın aldığını, davacının iyiniyetli olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Birleştirilen davalarda 23 parsel sayılı taşınmazın eski ve yeni maliki davacıların vekili, yapının değerinin taşınmazın değerinden fazla olduğunu iddia ederek temliken tescil, 2. kademede irtifak ... tesisi talep etmiştir. Mahkemece (ilk kararda), asıl davanın kabulüne, birleştirilen davaların ise reddine karar verilmiş olup, hüküm dahili davalı-birleştirilen davada davacı ... vekili tarafından temyiz edilmişir. Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 25.02.2019 gün ve 2016/7201 Esas, 2019/1621 sayılı Kararı ile "......tefhim edilen kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki meydana geldiği anlaşılmış olup; bu husus kararın infazında tereddüt oluşturmaktadır. Dosyadaki bilgi ve belgeler incelendiğinde; dosyada mevcut bir tashih veya tavzih talebinin bulunmadığı, mahkemece karar verildikten, dosyadan el çekildikten sonra hükümde değişiklik yapılması doğru görülmemiştir." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece (ikinci kararda), asıl davanın davalı ... ... yönünden taraf sıfatı kalmadığından reddine, asıl davanın dahili davalı ... yönünden kabulü ile 645 ada 24 numaralı parsele 23 numaralı parselin (A) harfiyle gösterilen 24 m2 lik yapı nedeniyle dahili davalı ...'ün müdahalesinin men'i ile ... yapının kal'ine, Adana 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/89 Esas, 2015/140 Karar sayılı birleştirilen davasının reddine, Adana 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/732 Esas, 2014/799 Karar sayılı birleştirilen davasının ise açılmamış sayılmasına karar verilmiştir Hükmü, dahili davalı-birleştirilen davada davacı ... vekili temyiz etmiştir. Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 22.02.2021 gün ve 2021/445 Esas, 2021/1090 sayılı Kararı ile "...bozma kararı sonrası mahkemece düzenlenen 11.06.2019 tarihli tensip tutanağı ile duruşma günü 07.11.2019 olarak belirlenmiş, duruşma tarihi temyiz eden dahili davalı-birleştirilen davada davacı ... vekiline tebliğ edilmemiş, aynı gün bozma ilamına uyularak temyiz istemine konu olan karar verilmiştir. Bozma sonrası belirlenen duruşma gününün temyiz eden vekiline tebliğ edilmemiş olması hukuki dinlenilme hakkının ihlalini oluşturduğundan hükmün bozulmasına karar verilmiştir.” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; asıl davanın davalı ... ... yönünden karar verilmesine yer olmadığına, asıl davanın dahili davalı ... yönünden kabulü ile 645 ada 24 numaralı parsele 23 numaralı parselin (A) harfiyle gösterilen 24 m2lik yapı nedeniyle dahili davalı ...'ün müdahalesinin men'i ile ... yapının kal'ine, Adana 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/89 Esas, 2015/140 Karar sayılı birleştirilen davasının reddine, Adana 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/732 Esas, 2014/799 Karar sayılı birleştirilen davasının ise açılmamış sayılmasına karar verilmiştir Hükmü, davacı-birleştirilen davalarda davalı vekili ile dahili davalı-birleştirilen davada davacı ... ve davalı-birleştirilen davada davacı ... vekili temyiz etmişlerdir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Dava konusunun devri” başlıklı 125. madesinin 1. fıkrası, “Davanın açılmasından sonra, davalı taraf, dava konusunu üçüncü bir kişiye devrederse, davacı aşağıdaki yetkilerden birini kullanabilir: a) İsterse, devreden tarafla olan davasından vazgeçerek, dava konusunu devralmış olan kişiye karşı davaya devam eder. Bu takdirde dava davacı lehine sonuçlanırsa, dava konusunu devreden ve devralan yargılama giderlerinden müteselsilen sorumlu olur. b) İsterse, davasını devreden taraf hakkında tazminat davasına dönüştürür.” şeklinde düzenlenmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 645 ada 24 parsel sayılı taşınmazın davacı adına kayıtlı olduğu, davalıların kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir haklarının bulunmadığı, komşu 645 ada 23 parsel sayılı taşınmazın dava tarihi itibariyle davalı ... kayıtlı iken, 23.06.2014 tarihinde (dahili davalı-birleşen dava davacısı) ...’e satış yolu ile devredildiği, taşınmazın güncel tapu kaydının dosya içerinde mevcut olmadığı, UYAP üzerinden (TAKBİS) yapılan sorgulamada (karar öncesi) 22.05.2020 tarihinde trampa yolu ile (dava dışı) ... ... Oğlu ... ... adına kayıt edildiği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca; güncel tapu kayıtları ikmal edildikten sonra, davacı-birleşen davalı yana, (el atmanın önlenmesi ve kal talebi yönünden) HMK'nın 125/1. maddesi uyarınca seçimlik ... sorularak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru değildir. Yine 6100 sayılı HMK’nın 125/2 maddesine göre; “Davanın açılmasından sonra, dava konusu davacı tarafından devredilecek olursa, devralmış olan kişi, görülmekte olan davada davacı yerine geçer ve dava kaldığı yerden itibaren devam eder.”. Somut olayda; dahili davalı-birleşen davada davacı ...’ün komşu 645 ada 23 parsel sayılı taşınmazı devrettiğinden, temliken tescil davası yönünden davacı taraf sıfatı yani aktif husumet ehliyeti sona ermiştir. Bu durumda mahkemece davanın yeni malike ihbarı gerekir. O halde mahkemece yapılacak iş, (Birleşen Adana 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/89 Esas, 2015/140 Karar sayılı dosyası yönünden) taşınmazın devredildiği gözetilerek, yeni malike davanın ihbarının sağlanması, malikin davayı takip edeceğini belirtmesi halinde, kaldığı yerden yargılamanın sürdürülmesi, aksi takdirde sonucuna göre bir karar verilmesi olmalıdır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı-birleşen davalarda davalı vekili ile dahili davalı-birleşen davada davacı ... ve davalı-birleşen davada davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 06.12.2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2022/4958, K. 2022/7472, T. 06.12.2022, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2022-4958-e-2022-7472-k-2d31b9b1c95b