Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2022/4734 E. 2022/7320 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/4734
Karar No
2022/7320
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 18.10.2012 gününde verilen dilekçe ile taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil ikinci kademede tazminat talebi üzerine Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 12.04.2022 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi bir kısım davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: KARAR Dava, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil ikinci kademede tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili, davalıların murisi ... ... ve ... ... ... arasında düzenlenen 20.12.1991 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesiyle ... ...’ın dava konusu 293 parsel sayılı taşınmazdaki miras hak ve hisselerini ... ... ...’a satmayı vadettiğini, ... ... ... ile müvekkili arasında düzenlenen 21.07.2006 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesiyle ... ... ...’ın müvekkiline 20.12.1991 tarihli satış vaadi sözleşmesiyle satın aldığı dava konusu 293 parsel sayılı taşınmazdaki hak ve hisselerini satmayı vadettiğini ve satış bedelinin ödendiğini belirterek, dava konusu 293 parsel sayılı taşınmazın müvekkili adına tesciline, mümkün olmaması halinde dava konusu taşınmazın rayiç değerinin tazminine karar verilmesini talep etmiş; 26.11.2014 tarihli dilekçesinde dava konusu taşınmazda davalının 1/8 payı olduğunu, 1/8 paya tekabül eden 134.190,00 TL üzerinden harcı tamamladıklarını beyan etmiştir. Davalılar ... ve ... vekili, davacının 20.12.1991 tarihli sözleşmenin tarafı olmadığını, murisleri ... ...’ın 21.07.2006 tarihli sözleşmenin tarafı olmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuş ve zamanaşımı def’inde bulunmuştur. Mahkemece, "tapu iptali ve tescil talebinin reddine, tazminat isteminin kısmen kabulüne" dair verilen ilk kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 25.04.2017 tarihli 2016/11021 Esas ve 2017/3379 Karar sayılı ilamında belirtilen "Davacının dayandığı 20.12.1991 tarih 85785 yevmiye no'lu ilk satış vaadi sözleşmesi ve 21.07.2006 tarih 4547 yevmiye nolu temlik niteliğindeki satış vaadi sözleşmesi Türk Borçlar Kanunu 183. maddesi gereğince hukuken geçerli olup tüm davalılar bu sözleşmeler gereği sorumlu olduklarından, Belediye Başkanlığının cevabi yazısına göre Ömerli İçmesuyu Havzası, Çevre Düzeni Koruma Planı kapsamında olan dava konusu 293 sayılı parselde davalı mirasçı ... oğlu ... adına kayıtlı dava konusu 1/8 payın tümü satılmış olup, ifa olanağı bulunduğundan davacının öncelikli tapu iptali ve tescil talebinin kabulüne karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiş ve Dairenin 24.05.2018 tarihli 2017/4488 Esas ve 2018/4095 Karar sayılı ilamıyla karar düzeltme istemi reddedilmiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda "davanın kabulüne ve dava konusu 293 parsel sayılı taşınmazın davacı adına tesciline" karar verildikten sonra hüküm tashih edilmiştir. Davalı ... vekili tarafından hükmün temyizi üzerine Dairemizin 30.11.2021 tarihli 2021/957 Esas ve 3329 Karar sayılı ilamıyla "talepten fazlasına hükmedilmesi ve hükmü değiştirecek şekilde tashih karar verilmesinin doğru olmadığı" belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda "İstanbul ili, Emirli Köyü, ... Mevki, 7 pafta, 293 parsel sayılı taşınmazın 1/8 payının davacı ... adına tesciline" karar verilmiştir. Hükmü, bir kısım davalılar vekili temyiz etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 326. maddesinde hüküm verilirken kanunda yazılı haller dışında yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği belirtilmiştir. HMK’nın 323/ğ. maddesi uyarınca avukatlık ücreti de yargılama giderleri arasındadır. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 12. maddesinde de, "Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir" hükmü düzenlenmiştir. 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı (I) sayılı tarifenin yargı harçları başlığını taşıyan kısmında, konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden tarifede gösterilen oranda nispi karar ve ilam harcı alınacağı hükme bağlanmıştır. Somut olaya gelince; davacı vekili 10.000,00 TL üzerinden davasını açmış, dava konusu taşınmazdaki 1/8 hissenin rayiç değeri olan 134.190,00 TL üzerinden eksik harcı tamamlamıştır. Mahkemece davalı ... adına kayıtlı 1/8 payın iptali ile davacı adına tesciline karar verildiği halde dava konusu taşınmazın tamamı üzerinden davalı aleyhine harç ve vekalet ücretine hükmedilmesi, ayrıca harç yönünden 3. bentte mükerrer hüküm kurulması doğru değil ise de; bu hususlar hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm sonucunun 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onamasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 2. bendinde yer alan "73.332,15 TL" ibaresi hükümden çıkarılarak yerine "9.166,51 TL" ibaresinin eklenmesine, aynı bentte yer alan "71.062,65 TL" ibaresinin de hükümden çıkarılarak yerine "6.987,01 TL" ibaresinin eklenmesine, hükmün 5.bendinde yer alan "70.373,20TL" ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine "21.128,50 TL" yazılmasına, hükmün 3. bendinin de hükümden çıkarılmasına, 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 438/7. maddesi uyarınca hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30.11.2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2022/4734, K. 2022/7320, T. 30.11.2022, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2022-4734-e-2022-7320-k-7d45b27c0c04