Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2022/469 E. 2023/2778 K. – İnançlı İşleme
Konu: İnançlı İşleme Dayalı Tapu İptali Ve Tescil
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/469
- Karar No
- 2023/2778
- Karar Tarihi
- Konu
- İnançlı İşleme Dayalı Tapu İptali Ve Tescil
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/540 E., 2021/2226 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 16. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/372 E., 2019/388 K. Taraflar arasındaki inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 23.05.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belirlenen günde temyiz eden davacı vekili Av. ... geldi. Karşı taraftan gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Gelenin sözlü açıklaması dinlenildikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili ile dava dışı ... arasında adi yazılı olarak düzenlenen protokol başlıklı belge uyarınca, Sezai’nin dava dışı müteahhit ...’den haricen satın aldığı ve 6022 ada 1 parsel sayılı taşınmazda kain 1 No.lu daireye tekabül eden arsa payının müvekkilince bedeli bizzat ödenmek suretiyle satın alındığını ancak, müvekkilinin TOKİ'den ev almak isteyip adına kayıtlı taşınmaz bulunmaması koşulu olduğundan ve evi alırken kardeşi davalı ...’dan 10.000,00 Euro borç aldığından, bu bedelin ödenmesine kadar kardeşinin kendisini güvende hissetmesi için daireye tekabül eden 51/2400 payı 03.03.2009 tarihinde tapuda davalı kardeşi adına kaydettirdiğini, 2. Bu duruma rağmen davalının, İstanbul Anadolu 19. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/136 Esas sayılı dosyasıyla müvekkili aleyhine el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davası açtığını, tarafların kardeş olması nedeniyle aralarındaki inanç ilişkisinin her türlü delille kanıtlanabileceğini ileri sürerek, dava konusu taşınmazda davalı adına kayıtlı 51/2400 payın iptali ile müvekkili adına tescilini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkili ile davacı arasında iddia edildiği gibi bir anlaşma olmadığını, davacının iddiasını yazılı delille kanıtlanması gerektiğini, tarafların kardeş olmasının bu durumu değiştirmeyeceğini, müvekkilinin tapu sahibi ...'e parasını ödeyerek taşınmazı satın aldığını, taşınmazın önce ofis olarak kiraya verildiğini, davacının evlenmesi üzerine kiracıyı çıkararak evde oturmaya başladığını, daha sonra davacıya TOKİ’den ev çıktığını ve müvekkilinin defalarca dairenin boşaltılmasını istemesine rağmen davacının buna yanaşmadığını, 2. Taşınmazın tüm vergi ve apartman giderlerinin müvekkilince yatırıldığını, bankadaki ortak hesabın ise kira bedellerinin buraya yatırılması ve ihtiyaç olduğunda davacının dairenin vergi borcu vb. gibi ödemeleri karşılayabilmesi için açıldığını, iş bu davanın taraflarınca açılan men-i müdahale ve ecrimisil talepli davayı uzatma amacını taşındığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasındaki inanç sözleşmesinin 05.02.1947 tarih ve 20/6 sayılı YİBK uyarınca ancak yazılı delille kanıtlanabileceği, dosyada taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmadığı ancak, delil başlangıcı kabul edilebilecek banka kayıtları bulunduğundan, tarafların bildirdikleri tanıkların dinlendiği ve taraf tanıklarının gösterildiği taraf lehine tanıklık yaptığı, ayrıca davacının dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanmış olup yemin teklif etme hakkını kullandığı ve 24.09.2019 tarihli duruşmada davalıya yemininin yaptırıldığı, 2. Davalının yeminli beyanında "dava konusu taşınmazı kendisinin aldığını, davacı ile ortak hesabının olduğunu ancak, bu hesabın davacı tarafından taşınmazın vergi borcu vb. ödemelerin karşılanabilmesi için açıldığını, davacının tarafınca gönderilen paraları çektiğini ancak, vergi borçlarını yatırmadığını" belirttiği, Akbank'taki ortak hesabın 03.03.2009 tarihinde açıldığı, davacı tarafından 24.01.2011 tarihinde ortak hesaba yatırıldığı iddia edilen miktarın 3.500 Euro olduğu ancak, bu paranın ne amaçla yatırıldığına dair herhangi bir açıklama bulunmadığı gibi parayı yatıranın da dava dışı Taşhan Gıda İnş. Tur. Şirketi olduğunun anlaşıldığı, incelenen banka hesap hareketlerinde, davacının taşınmaz bedeliyle ilgili bir ödemesinin de saptanamadığı gerekçesiyle kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; eksik inceleme yapıldığını, delillerin tamamının toplanmadığı gibi toplanan delillere de aykırı karar verildiğini, davalı tarafından el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemiyle açılan dava dosyasının incelenmediğini, tarafların kardeş olup iddialarının her türlü delille ispat edilebileceğini, müvekkilince sunulan banka dekontları ve dinlenen tanık beyanları ile taraflar arasındaki inanç ilişkisinin ispatlandığı, Almanya’da yaşayan ve ikâmet eden davalının savunmasında bildirdiği ödemelerin ise banka havale makbuzu ile ispat etmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının dayandığı banka kayıtlarındaki hesabın taraflar arasındaki ortak hesap olduğu, davacının hesap hareketlerine dayandığı ancak, hesap hareketlerinde yatırılan/aktarılan bedellerin dava konusu taşınmazın alımı için davacı tarafça yatırıldığı şerhini içeren herhangi bir makbuza rastlanılmadığı, hesap hareketlerinde dava konusu taşınmazın alımı şerhini içeren bir açıklamanın bulunduğu yönünde herhangi bir iddia ve ispatın bulunmadığı, bu hâliyle davacının iddiasını yazılı delil ve yazılı delil başlangıcıyla ispat edemediği, 2. Tanıkların beyanlarının gösterildiği taraf lehine olup itilafı çözmeye yeterli bulunmadığı, davalının yeminli beyanında da taşınmaz bedelinin davacı tarafça ödendiği yönünde herhangi bir beyanın mevcut olmadığı, tüm dosya kapsamı itibarıyla davacının davasını ispat edemediği, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine dair verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf itirazlarını tekrar ederek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, taraflar arasında var olduğu iddia edilen inanç ilişkisinin ispatlanıp ispatlanamadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Yargıtay duruşma vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine; kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.