Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2022/4510 E. 2022/7649 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/4510
Karar No
2022/7649
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, 26/05/2015 gününde verilen dilekçe ile mirasçılık belgesi verilmesi istenmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair verilen 14/04/2022 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, mirasçılık belgesi isteğine ilişkindir. Davacı Hazine vekili, Ankara ili, Akyurt ilçesi, ... Mahallesi 2301, 540, 543 parsel sayılı taşınmazların ... oğlu ... mirasçıları adına kayıtlı olduğunu ve mirasçılarının tespit edilmediğini belirterek mirasın Hazineye geçmesini istemiştir. Mahkeme, TMK 594. maddesi gereğince yapılan tüm inceleme ve araştırma neticesinde 2301 parsel sayılı taşınmazın mirasçısının bulunduğu, ekilip biçildiği tespit edildiğinden davanın bu parsel yönünden reddine, 540 ve 543 sayılı parseller yönünden hiçbir mirasçı tespit edilemediğinden davanın bu parseller yönünden kabulüne karar vermiştir. Hükmü, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 21.03.2019 tarih, 2016/8353 Esas, 2019/2547 Karar sayılı ilamı ile "taşınmazın güncel tapu kaydı, kadastro tutanağı, varsa dayanak vergi kayıtları ilgili tapu sicil müdürlüğünden getirtilmeli, Murisin adres ve kimlik bilgilerinin araştırılmalı, nüfus kayıtlarının Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünden sorulmalıdır. Kadastro tespiti esnasında bilirkişi ve muhtar olarak görev yapan kişilerin hayatta olup olmadıkları ilgili kolluk kuvveti aracılığıyla tespit edilmeli, hayatta olduklarının anlaşılması halinde yapılacak keşifte tanık olarak beyanlarına başvurulmalıdır. Bu kişilerin hayatta olmadıklarının anlaşılması halinde taşınmazın evveliyatını, kullanımını vs. bilen, görgüye ya da duyuma dayalı bilgisine başvurulabilecek köyün yaşlı kişilerinin tespiti sağlanıp taşınmaz başında tanık olarak dinlenilmelidir. Keşifte dinlenilen mahalli bilirkişiler de tekrar dinlenilerek beyanlarında geçen ... ... torunu ... ile 2301 parselin kayıt maliki ... oğlu ...’in aralarında irs bağının bulunup bulunmadığı kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespit edilmelidir. Muris ... oğlu ...’in mirasçılarının tespit edilmesi suretiyle karar verilmesi gerekirken, muris ... oğlu ...’in mirasçıları tespit edilmeksizin yalnızca 2301 parsel sayılı taşınmazın mirasçılarının bulunduğu gerekçesiyle eksik araştırma ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir." gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; dava konusu taşınmazların tapu kaydı, fen bilirkişisi, mahalli bilirkişiler ve dosyada mevcut diğer bilgi ve belgeler birarada değerlendirilerek TMK'nın 594. maddesinin 2. fıkrası gereği ilan süresince hiç kimsenin mahkemeye başvurmadığı ve mahkemece de hiçbir mirasçının tespit edilemediği, gerekçesiyle 3302 ada 64 parsel (eski 2301) sayılı taşınmaz yönünden davanın reddine, 540, 543 numaralı parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmü davacı Hazine vekili, reddine karar verilen 3302 ada 64 parsel (eski 2301) sayılı taşınmaz yönünden temyiz etmiştir. Somut olaya gelince; dava konusu taşınmaza ait tapulama tutanağında, taşınmazın ecdattan intikalen ... oğlu ...'in iken 65 sene evvel ölümü ile mirasçılarına intikal ettiği, mirasçılarının da kim olduğunun bilinmediği belirtildiğinden, mirasçıların ad ve adreslerine kayıtta yer verilmediği anlaşılmıştır. (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 21.03.2019 tarih, 2016/8353 Esas, 2019/2547 Karar sayılı bozma ilamında, keşifte dinlenilen mahalli bilirkişilerle birlikte kadastro tespiti esnasında bilirkişi ve muhtar olarak görev yapan kişilerin hayatta olmadıklarının anlaşılması halinde taşınmazın evveliyatını, kullanımın bilen, görgüye ya da duyuma dayalı bilgisine başvurulabilecek köyün yaşlı kişilerinin tespiti sağlanıp taşınmaz başında tanık olarak dinlenilmesi, taşınmazı kullanan kişilerin kimliği açık bir şekilde belirlenerek, taşınmaz maliki muris ... oğlu ... ile aralarında irs ilişkisinin bulunup bulunmadığının kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespit edilmesi, yönlerinden hüküm bozulmasına karşın; mahkemece bozma gereklerinin yerine getirildiği söylenemez. Mahkemece verilen kararın deliller ve gerekçe bölümünde, dava konusu taşınmazın ... tarafından kullanıldığı ve kayıt maliki ... oğlu ... ile aralarında irs ilişkisinin bulunduğu, aynı zamanda buna ilişkin nüfus kayıtlarının bulunduğu belirtilmiş ise de dosya içerisinde yer alan belgelerden bu bağın kurulduğuna yönelik varılan sonuç doğru değildir. 3302 ada 64 parsel (eski 2301) sayılı taşınmaz başında bozma ilamı öncesi ve sonrası yapılan keşifte mahalli bilirkişiler, tapu kayıt malikini tanımadıklarını, taşınmazın fiilen ... ... torunu ... tarafından kullanıldığını beyan etmişlerdir. Dosya içerisine alınan ... oğlu 1913 doğumlu ... ... ...'a ait nüfus kaydı, jandarma paylaşım sisteminden alınan ... oğlu 1968 doğumlu ...'a ait kimlik bilgileri ile UYAP sisteminde yer alan nüfus kayıtları incelendiğinde; ...'ın ... ... ...'ın torunu olduğu ancak ... ... ... torunu ... ile tapu kayıt maliki ... oğlu ... arasında geçerli bir irs ilişkinin belirlenmediği anlaşılmaktadır. Mahkemece herhangi bir somut delile dayanmadan yapılan irs ilişkisine yönelik tespit yerinde olmadığından, 3302 ada 64 parsel (eski 2301) sayılı taşınmaz yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 12.12.2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2022/4510, K. 2022/7649, T. 12.12.2022, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2022-4510-e-2022-7649-k-be1da9bda457