Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2022/4509 E. 2022/7648 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/4509
- Karar No
- 2022/7648
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, 11.01.2013 gününde verilen dilekçe ile mirasçılık belgesi verilmesi ve tespit talebi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 14.04.2022 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, TMK'nın 594. maddesine dayalı olarak mirasçılık belgesi verilmesi isteğine ilişkindir. Davacı Hazine vekili, Ankara ili, Akyurt ilçesi, Ahmetadil Mahallesi, 339 parsel (yeni 3318 ada 13 parsel) sayılı taşınmazın maliki ... oğlu ...’in mirasçılarının tespit edilmediğini belirterek TMK'nın 594. maddesine göre Maliye Hazinesinin mirasçılığına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkeme, TMK'nın 594. maddesi gereğince yapılan tüm inceleme ve araştırma neticesinde taşınmazın mirasçısı olduğu, ekilip biçildiği tespit edildiğinden davanın reddine karar vermiştir. Hükmün davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, karar Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 18.03.2019 tarih ve 2016/8363 Esas, 2019/2400 Karar sayılı ilamı ile "taşınmazın güncel tapu kaydı, kadastro tutanağı, varsa dayanak vergi kayıtları ilgili tapu sicil müdürlüğünden getirtilmeli... Murisin adres ve kimlik bilgilerinin araştırılmalı, nüfus kayıtlarının Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünden sorulmalıdır. Kadastro tespiti esnasında bilirkişi ve muhtar olarak görev yapan kişilerin hayatta olup olmadıkları ilgili kolluk kuvveti aracılığıyla tespit edilmeli, hayatta olduklarının anlaşılması halinde yapılacak keşifte tanık olarak beyanlarına başvurulmalıdır. Bu kişilerin hayatta olmadıklarının anlaşılması halinde taşınmazın evveliyatını, kullanımını vs. bilen, görgüye ya da duyuma dayalı bilgisine başvurulabilecek köyün yaşlı kişilerinin tespiti sağlanıp taşınmaz başında tanık olarak dinlenilmelidir. 05.11.2015 günü keşifte dinlenilen mahalli bilirkişiler de tekrar dinlenilerek, taşınmazın ...’in varislerinden ...’ın ... ...’nin ortağı kullandığı beyanları karşısında, taşınmazı kullanan kişilerin kimliği açık bir şekilde belirlenerek, taşınmaz maliki muris ... oğlu ... ile aralarında irs bağının bulunup bulunmadığı kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespit edilmelidir." gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; dava konusu taşınmazların tapu kaydı, fen bilirkişisi, mahalli bilirkişiler ve dosyada mevcut diğer bilgi ve belgeler değerlendirildiğinde, TMK'nın 594. maddesi gereğince yapılan tüm inceleme ve araştırma neticesinde taşınmazın mirasçısı olduğunun tespit edilmiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacı Hazine vekili temyiz etmiştir. Somut olaya gelince; dava konusu taşınmaza ait tapulama tutanağında, taşınmazın tapu kaydının bulunmadığı ancak, ecdattan intikalen ... ...'in iken 1938 yılında ölümü ile mirasçılarına intikal ettiği, mirasçılarının elinde veraset belgesinin bulunmadığı, muhtar ve bilirkişilerin de mirasçıları tayin edemedikleri belirtildiğinden mirasçıların ad ve adreslerine kayıtta yer verilmediği anlaşılmıştır. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 18.03.2019 tarih ve 2016/8363 Esas, 2019/2400 Karar sayılı bozma ilamında, keşifte dinlenilen mahalli bilirkişilerle birlikte kadastro tespiti esnasında bilirkişi ve muhtar olarak görev yapan kişilerin hayatta olmadıklarının anlaşılması halinde taşınmazın evveliyatını, kullanımın bilen, görgüye ya da duyuma dayalı bilgisine başvurulabilecek köyün yaşlı kişilerinin tespiti sağlanıp taşınmaz başında tanık olarak dinlenilmesi, taşınmazı kullanan kişilerin kimliği açık bir şekilde belirlenerek, taşınmaz maliki muris ... oğlu ... ile aralarında irs ilişkisinin bulunup bulunmadığının kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespit edilmesi, yönlerinden hüküm bozulmasına karşın mahkemece bozma gereklerinin yerine getirildiği söylenemez. Mahkemece bozma ilamı sonrası yapılan keşifte mahalli bilirkişiler ... ...'in; ..., ... ve ... ... isimli çocukları olduğunu beyan etmiş ve fakat taşınmazın mirasçılar dışında kişilerce kullanıldığını, keşif tarihinde ise kullanan kimsenin bulunmadığını beyan etmişlerdir. Mahkemece, ... ... ile taşınmazı kullanan kişiler arasında irs bağının bulunduğu kabul edilerek hüküm kurumuş ise de, dosya içerisinde bu bağın kurulduğuna ilişkin herhangi bir bilgi ve belge bulunmamaktadır. Muris ... ...'in nüfus kaydına ulaşılamamış, mahalli bilirkişilerce mirasçıları olduğu belirtilen ..., ... ve ... ...'ın nüfus kayıtları araştırılmamış; aynı zamanda taşınmazı kullanan ..., ve ... ile muris arasındaki irs ilişkisi de mahkemece tespit edilmemiştir. O halde öncelikle ...'in mirasçıları olduğu beyan edilen ..., ... ve ... ...'ın nüfus kayıtlarının temin edilmesi, keşif tarihinden önce taşınmazı kullandığı belirtilen ..., ... ve ...'in mirasçı olduğunun belirlenmesi halinde Hazineye bu kişilere husumet yöneltilmesi için süre verilmesi ve toplanacak deliller ışığında açık, şüpheye yer vermeyecek şekilde irs ilişkisinin belirlenmesi gerekmektedir. Mahkemece, değinilen yönler gözetilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 12.12.2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.