Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2022/4315 E. 2022/7205 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/4315
- Karar No
- 2022/7205
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 07.07.2011 tarihinde verilen dilekçeyle ecrimisil talep edilmesi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 28.12.2021 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içeriğindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, davalı ile vekil edeninin 778 ada 10 parsel sayılı taşınmazın paylı malikleri olduğunu, dava konusu taşınmazın yurt olarak kullanıldığını, vekil edeninin kendisine isabet eden kısmı üçüncü şahsa kiralamasına rağmen davalının kullanımını engellediğini, buna ilişkin olarak ecrimisil alacağı için Bursa 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/54 Esas, 2010/661 Karar sayılı dosyasında 88.631,10 TL ecrimisil bedeline hükmedildiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak ilk dava tarihi olan 31.08.2008 ila 30.06.2011 tarihleri arasındaki 3/8 hisseye isabet eden 50.000,00 TL ecrimisil alacağının doğduğu tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiş, 25.11.2013 tarihli ıslah dilekçesi ile 190.587,66 TL üzerinden davasını ıslah etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili, Bursa 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/677 D. iş sayılı dosyası ile tespit yaptırdıklarını, taşınmazda 60 adet bağımsız bölümün bulunduğunu, 22 adedinin davacı ... hissesine tekabül ettiğini, 16.11.2009 tarihli Bursa 2. Noterliğinden davacıya ihtarname gönderildiğini, 22 bağımsız bölümü teslim etmeye hazır olduğunun bildirildiğini, Maliye Bakanlığı yoklama fişleri ve tespit sonucunda da dairelerin boş olduğunun tespit edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 23.12.2014 tarihli ve 2011/404 Esas, 2014/1202 sayılı Kararıyla; davanın kabulüne hükmedilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 13.10.2020 tarih ve 2018/13744 Esas, 2020/6083 Karar sayılı ilamında; taraflar arasında asıl uyuşmazlığın, 16.11.2009 tarihinden sonra, davacının ecrimisil talebinin haklı olup-olmadığı konusunda toplandığı açıklanmıştır. 3. Kararda, Mahkemece davalı vekilinin isimlerini bildirdiği tanıkların dinlenilerek, dava konusu yerde davacının kullanabileceği/kullanmaya elverişli yerler olup olmadığının tespiti, bu yerlerin tespiti halinde, ne amaçla boş bırakıldığının ve davacının kullanımına hazır vaziyette olup-olmadığının, yine dava konusu yerin tamamen davalının hakimiyetinde olup-olmadığı hususlarının tespit edilmesi, sonrasında ise bu hususların dosyadaki diğer delillerle birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği, düşünülmeden eksik inceleme ve araştırma ile karar verilmesi doğru görülmemiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesi, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında tanık beyanlarından yaklaşık 25 adet dairenin kiraya verilmediği, kiraya verilmeyen dairelerde eşyaların olmadığı ve bu dairelerde oturmak için sadece eşya gerektiği anlaşılmış ise de ilgili dairelerin anahtarların davacıda olduğuna dair tanıkların görgüye dayalı bir bilgilerinin olmadığı, tespit dosyasında kiraya verilmeyen odalar tespit edilmiş ise de; odaların boş olmasının teslime hazır olduğu anlamı taşımayacağı, paylaşımın nasıl olduğunun belli olmadığı, dava konusu yerin davalının hakimiyetinde olduğu ve dolayısıyla 16.11.2009 tarihinden sonra da davacının ecrimisil talebinde haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Delillerinin eksik incelendiğini, 2. Tanık beyanlarının dikkate alınmadığını, 3. Gerekçenin yetersiz olduğunu ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davanın kabulü kararının eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayalı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun, “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995. maddesi şöyledir: “İyiniyetli olmayan zilyet, geri vermekle yükümlü olduğu şeyi haksız alıkoymuş olması yüzünden hak sahibine verdiği zararlar ve elde ettiği veya elde etmeyi ihmal eylediği ürünler karşılığında tazminat ödemek zorundadır.” 2. Değerlendirme 1. Davalı, 16.11.2009 tarihinde, davacıya hitaben, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan binada mevcut 60 apart daireden 22 adedinin davacıya teslimi hususunda bir ihtarname düzenlemiş ve bu ihtarnamenin davacıya tebliğ edildiğini tarihten itibaren de davacı 22 adet apartı teslim almamıştır. Davalı 23.1.2015 tarihinde davacı ve vekiline hitaben düzenlediği ihtarnamede de taşınmazın dış kapı anahtarını teslim etmeye hazır olduğunu bildirmiştir. 2. Davalı tanıkları davalının talimatı gereği yaklaşık 25 dairenin kiraya verilmediğini, inşaattan dolayı dairelerde su akması ya da benzeri sorunlar olduğu için bütün dairelerin anahtarlarının kendilerinde olduğunu, davacının bu daireleri kullanmasında bir engel olmadığını beyan etmişlerdir. 3. Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında davacının kullanabileceği 22 adet bağımsız bölüm bulunduğu, bu yerlere davalının el atmasının bulunmadığı, davacı tarafından da payı aşan yere el atmadan dolayı bir dava açılmadığı gözetilerek bir hüküm kurulması gerekirken dava konusu yerin davalının fiili hakimiyetinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulü doğru görülmemiş bu sebeple hüküm bozulmuştur. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24.11.2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.