Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2022/3663 E. 2022/7204 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/3663
Karar No
2022/7204
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 06.11.2014 gününde verilen dilekçe ve 30.04.2015, 12.02.2016 günlerinde verilen dilekçeler ile asıl ve birleştirilen davalarda önalım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil talep edilmesi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; asıl ve birleştirilen davanın kabulüne, birleştirilen davanın reddine dair verilen 09/11/2021 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi asıl dava davacısı ..., birleştirilen dava davacısı ... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içeriğindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Asıl davada ve birleştirilen davada davacılar vekilleri, 78 ada 11 parsel 3. katta 4 numaralı bağımsız bölümde hissedar olduklarını belirterek önalım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil isteminde bulunmuştur. II. CEVAP Davalı vekili, davalı şirketin tek ortaklı bir A.Ş. olduğunu ve bu ortağın ... olduğunu, ...'nın taşınmazda paydaş olan ...'nın mirasçısı olduğunu, bu satıştan dolayı önalım hakkının doğmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 30/06/2016 tarihli ve 2014/450 Esas, 2016/286 sayılı Kararıyla; davacı ... tarafından davalı şirket aleyhine İstanbul 20. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/68-45 sayılı dosyasında açılan ve mahkememiz dosyası ile birleştirilen davanın reddine, asıl ve birleştirilen İstanbul 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/197 - 208 sayılı davaların kabulüne hükmedilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... vekili, davacı ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 14. Hukuk Dairesi 11.12.2018 tarih ve 2018/1214 Esas, 2018/8853 Karar sayılı ilamında; davacı ... vekilinin ve davalı vekilinin tüm, davacı ...'nın aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 3. Davacı ... vekilinin diğer temyiz itirazları yönünden; mahkemece davalının dava konusu hissesinin birleştirilen dosya davacısı ...'nın verdiği vekalet ile alındığı, adı geçen davacının kötü niyetli olduğu ve hak düşürücü süreyi geçirdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de davalı ile davacı ...'nın ayrı kişilikleri bulunduğu anlaşıldığından mahkemenin bu gerekçesi doğru görülmemiştir. 4. Davacı ... dava konusu taşınmazda paydaş olan muris ...'nın 5/14 payına dayanarak önalım hakkını kullandığı, adı geçen payın sahibi ... oğlu ...'nın davacı ...'nın murisi olup olmadığı araştırılarak, davacının murisi olduğunun anlaşılması üzerine elbirliği mülkiyeti çözülmediği sürece mirasçıların hepsinin taraf olması veya terekeye temsilci atanması gerektiğinden, davacı ...'ya diğer mirasçıların davaya muvafakatinin sağlanması veya terekeye temsilci atanması için süre verilmeden yazılı gerekçeyle davacı ...'nın davasının reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. 5. Mahkemece verilen karardan sonra hükmün kesinleşmesinden önce davacılar ... ve ...’nın bu davadaki talep haklarını diğer davacı ...'ya 28.09.2017 tarihli temlikname ile devrettiklerinden HMK'nın 125/2 maddesi gereğince işlem yapılarak sonucuna göre bir hüküm kurulması gerektiği gerekçeleriyle hüküm bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar 1.İlk Derece Mahkemesi, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; birleşen 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/197 Esas, 2015/208 Karar sayılı dosyasında davacı tarafın temlik alan sıfatı ile ... olduğu, birleşen dava yönünden taraf teşkili bulunduğu açıklanmıştır. 2. Birleşen İstanbul 20. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/68-45 sayılı dosyasında ise taraf teşkilinin sağlanması noktasında tüm davacıların ortak murisi olan muris ...'nın taşınmazdaki 5/14 hissesi üzerinden terekeye temsilci atanarak, tereke temsilcisi ... katılımıyla, bu dava yönünden taraf teşkilinin sağlandığı ifade edilmiştir. 3. Mahkemece, asıl ve birleşen İstanbul 4. Asliye Hukuk Mahkemesi davasında davacıların süresinde yasal önalım hakkını kullandığı ve mahkemece verilen süre içerisinde satış bedeli ve satış masraflarını depo ettiğinden işbu davacılar yönünden şuf'alı payın iptalini talep koşullarının oluştuğu gerekçesiyle bu davacıların davasının kabulüne karar verilmiştir. 4. Birleşen İstanbul 20. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/68-45 sayılı dosyasında ise, ön alım bedelinin kesin süre içerisinde mahkeme veznesine depo edilmesi yönünde kurulan ihtarlı ara karara rağmen yerine getirilmediğinden, davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl dava davacısı ..., birleşen dava davacısı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; a. ..., önalım ... konusu taşınmaz paylarının satıldığı tarihte bu taşınmazda müşterek pay sahibi olmadığı, birleşen davanın davacıları ... ve ... tarafından açılan dava dosyasının temlik sözleşmesi yolu ile taşınmazdaki paydan ayrı olarak ... tarafından temlik alınması ve davacı sıfatını kazanmasının mümkün olmadığını, b. ...’nın adı geçen davacılar yerine temlik alan olarak davaya devam etme imkanı hukuken mevcut olmadığından, dava konusu olan 6/28 payın tamamının müvekkili ... adına tesciline karar verilmesi gerektiğini, c. Temlik sözleşmesinin geçerliliğinin incelenmediğini, d. Dava konusu hisselerin, üzerine davalı şirket lehine konulan kötü niyetli ve muvazaalı hacizden ari olarak müvekkil lehine tesciline ilişkin taleplerinin değerlendirilmediğini ileri sürmüştür. 2.Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; a. Birleşen davada hem ... hem de ... tarafından ikame edilen iki farklı davanın söz konusu olduğunu, müvekkilinin hem ...’in hem de ...’nın işbu dava ve alacak haklarını devralması sebebiyle, hem asıl hem de birleşen davanın kabulüne karar verilmesi halinde müvekkili lehine 2/14 hissenin tesciline karar verilmesi gerektiğini, b.Mahkemece tescil edilecek pay oranlarında yapılan hata neticesinde harçlar ve yargılama giderlerinin de yanlış olarak hesaplandığını, c. Müvekkili lehine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davanın kabulü kararının eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayalı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, 732 nci maddesi şöyledir: “Paylı mülkiyette bir paydaşın taşınmaz üzerindeki payını tamamen veya kısmen üçüncü kişiye satması hâlinde, diğer paydaşlar önalım hakkını kullanabilirler.” 2. Değerlendirme 1. Asıl davada ..., birleşen İstanbul 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/197 - 208 sayılı dosyasında ... ve ..., dava konusu taşınmaz üzerindeki hisselerini, davalı ... Madencilik İnşaat Turizm Danışmanlık Pazarlama Sanayi ve Tic. A.Ş.'ye devir eden ... ve ... ile birlikte malik iken bu şahıslar toplam 3/14 hisseyi ... Madencilik İnşaat Turizm Danışmanlık Pazarlama Sanayi ve Tic. A.Ş.'ye 20.05.2014 tarihinde toplam 140.000,00 TL bedelle satmışlardır. 28.09.2017 tarihli temlik sözleşmesinin incelenmesi ile birleşen İstanbul 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin dosyası davacıları olan ... ve ...(...)'in dava talep ve haklarını ...'ya temlik etmişlerdir. 2. Yasal önalım ... paya bağlı bir haktır, pay üzerinde hak sahibi olan kişi tarafından kullanılabilir. Yasal önalım ... ayni nitelikte bir hak olmayıp, paya bağlı olduğundan bu hakkın paydan ayrı ve bağımsız olarak başkasına devredilmesi sözkonusu değildir. 3. Paydaşlardan ... ve ... 28.09.2017 tarihli sözleşmeyle önalım haklarını davacı ...’ya devretmişlerdir. ...’nın taşınmazda paydaş olan muris ...'nın 5/14 payına dayanarak önalım hakkını kullandığı İstanbul 20. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/68-45 sayılı dava dosyasında ön alım ... tanınması talep edilmişse de reddedilen bu dava yönünden temyiz talebinde bulunulmamıştır. 4.Mahkemece açıklanan ilkeler gözetilmeden İstanbul 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/197 Esas, 2015/208 Karar sayılı dosyasında önalım hakkını kullanan Zülal ve Gülşen’in dava konusunu devrettiği değerlendirmesiyle hüküm kurulması doğru görülmemiş bu sebeple hüküm bozulmuştur. 5. Davacı ...’in önalım ... tanınması istenen pay üzerindeki haciz şerhlerinin kaldırılmasını talep etmişse de haciz lehtarlarına yöneltilerek açılmış bir dava bulunmadığından bu yöndeki temyiz itirazları yerinde bulunmamıştır. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24.11.2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2022/3663, K. 2022/7204, T. 24.11.2022, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2022-3663-e-2022-7204-k-6e4cb98dd978