Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2022/2791 E. 2023/5382 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/2791
Karar No
2023/5382
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/747 E., 2022/549 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Tarsus 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/25 E., 2021/9 K. Taraflar arasındaki ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 07.11.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde temyiz eden davalı vekili Avukat ..., karşı taraftan davacı vekili Avukat ... ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının müvekkilinin annesi Nesibe ...'nın paydaşı olduğu 3054 parsel sayılı taşınmazda 05.02.2016, 16.03.2016 ve 14.06.2016 tarihli satış işlemleriyle hisse satın aldığını ve müvekkilinin ön alım hakkını kullanmak istediğini belirterek, dava konusu taşınmazda davalı üzerindeki taşınmaz hissesinin müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davayı kabul ettiklerini, müvekkilinin uhdesinden çıkan bedellerin depo edilmesini talep ettiklerini, müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet vermemesi nedeniyle aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerektiğini beyan ederek davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı vekili 04.02.2020 tarihli beyan dilekçesinde; davacıya terekeye temsilci atanması hususunda kesin süre verildiği; ancak davacı tarafından açılan davada davanın takip edilmemesi nedeniyle açılmamış sayılmasına karar verildiği, bu nedenle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini beyan etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava konusu taşınmazda paydaş olduğu, davalının davayı kabul ettiği, davalının payı satın alması nedeniyle davanın açılmasına sebebiyet verdiği, bu nedenle karar ve ilâm harcının 1/3'üne, vekâlet ücretinin 1/2'sine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu 3054 parsel sayılı taşınmazda davalıya ait bulunan hissenin iptali ile davacı adına tesciline, depo edilen 326.400 TL'nin karar kesinleştirildiğinde davalı yana ödenmesine, karar kesinleşinceye kadar vadeli hesapta nemalandırılması işlemine devam edilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Mahkemece davacı tarafa terekeye temsilci atanması için süre verildiğini, davacının süresi içerisinde dava açtığını; ancak davanın takip edilmemesi nedeniyle açılmamış sayılmasına karar verildiğini, bu durumda davacının ara kararın gereklerini yerine getirmemiş olduğunu, bu nedenle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacının dava açıldığı tarihte taşınmazda elbirliği ile malik olduğunu, davanın açıldığı tarihte taraf sıfatının bulunmadığını; müvekkilinin davaya cevap dilekçesinde davayı kabul etmesine rağmen aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyan ederek ve re'sen gözetilecek sebeplerle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı vekili süresinden sonra sunduğu ek istinaf dilekçelerinde; taşınmazda elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesi işleminde usulsüzlükler olduğunu, dava şartının usulsüz olarak tamamlandığını, davacının ekonomik durumunun kötü olması nedeniyle ön alım hakkını üçüncü kişiler lehine kullandığını, ön alım bedelini de kendisinin ödemediğini, davacının ön alım bedelinin ekonomik olarak değer kaybetmesinden sonra bu davayı açtığını, müvekkilinin alacağının eldeki dava dosyası nedeniyle ekonomik olarak eritildiğini beyan etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile elbirliği mülkiyetinin yargılama sırasında sonlandırıldığı, davanın görülebilirlik ... yargılama sırasında sağlandığından davalının bu yöne işaret eden istinaf isteminin yerinde olmadığı, davacının alım gücünün şufa hakkının kullanılması koşullarının oluşması bakımından bir öneminin bulunmadığı, davalıların davanın açılmasına sebebiyet vermeme ... gerçekleşmediğinden yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmamasının doğru görülmediği, davanın kabul tarihine göre vekâlet ücretinin yarısına, karar ve ilâm harcının 1/3'üne hükmedildiği, kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesi ve ek istinaf dilekçelerinde ileri sürdüğü sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, ön alım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri. 2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 640, 732, 733 ve 734 üncü maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Ön alım hakkının kullanılmasında davacının dayandığı pay elbirliği mülkiyetine konu ise tüm ortakların birlikte dava açması veya birinin açtığı davaya diğerlerinin muvafakat etmesi gerekir. Çünkü bu gibi hâllerde 11.10.1982 tarihli ve 3/2 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca davanın tereke adına açıldığının kabulü gerekir. Davaya muvafakat, duruşmaya gelip bu konuda beyanda bulunmakla veya imzası noterce onaylı muvafakat belgesi ibraz edilmesi suretiyle yahut davacı adına davayı takip eden avukata vekâlet verilmesi ile sağlanabilir. Bu yolda ortakların tümünün muvafakati sağlanamazsa Türk Medeni Kanunu'nun 640 ıncı maddesi hükmü uyarınca murisin terekesine görevli mahkemede temsilci atanması için davacıya süre verilir. Temsilci davacı dışında biri olursa davacının sıfatı sona ereceğinden davayı temsilci takip eder. Dava hakkına ilişkin olan bu hususun hâkim tarafından kendiliğinden öncelikle nazara alınması gerekir. 3. Somut olayda; davacı 03.07.2019 tarihli ve 1580 yevmiye numaralı elbirliği mülkiyetinin sona erdirilmesi işlemiyle dava konusu taşınmazda paylı malik olmuştur. Bu durumda; davanın görülebilme ... tamamlanmış olduğu açık olup, davalının bu yöne ilişkin istinaf isteminin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. 4. Açılanan nedenlerle; temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, dava konusu Mersin ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 3054 parsel sayılı taşınmazda davalı adına kayıtlı 1798/2539 payın iptaline karar verilmesinde de bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Yargıtay duruşma vekâlet ücreti 17.100,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2022/2791, K. 2023/5382, T. 07.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2022-2791-e-2023-5382-k-2e2b00c999f2