Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2022/2672 E. 2023/4237 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/2672
- Karar No
- 2023/4237
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2161 E., 2022/147 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Isparta 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/425 E., 2020/281 K.
Taraflar arasındaki ölünceye kadar bakma akdinin feshi, tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; yaklaşık 18 yıldır nikahsız olarak birlikte yaşadığı davalıya Isparta ili Gönen ilçesi 125 ada 5 parselde kayıtlı 3 kattan ibaret taşınmazı ölünceye kadar bakma akdi ile devrettiğini, davalının tavırlarının evi devraldıktan sonra değiştiğini, yaklaşık 5 aydan bu yana kendisini eve almayıp ölümle tehdit ettiğini, annesi ve babasıyla birlikte kalmaya başladığını, bağıştan dönmekten haklı olduğunu belirterek; dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının evlenme vaadiyle 18 yıldır müvekkili ile nikahsız olarak karı koca ilişkisi yaşadığını, bu süreç boyunca davacının her gün pek çok sinkaflı küfürler ettiğini, müvekkilini başkalarına kötülediğini, başkalarına sinirlendiğinde öfkesini müvekkilinden çıkardığını, hamile kaldığında çocuğunun düşmesi için müvekkilini tekmelediğini, müvekkilini bıçakla yaraladığını, silahla tehdit ettiğini, davacıya 4-5 aydır bakmadığı iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu, davalının tamamen kusurlu olduğu düşünüldüğünde kendi kusuruna dayanarak dava açamayacağını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özellikle taraf beyanları ve gerekse tanık anlatımları gözetildiğinde ölünceye kadar bakım akdinin sürdürülememesinin mümkün olmadığı, tarafların eşit kusurlu olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine, aylık 400,00 TL bedelin her yıl DİE tarafından ilan edilen ÜFE oranında artırılmak suretiyle kaydı hayat ile (karar tarihinden başlamak üzere) davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı vekili dilekçesinde; gerek soruşturma dosyası, gerek tanık beyanları iddialarına göre, olayın tüm sorumlusunun bizzat davalı olduğunu, müvekkili hakkında gerçeğe aykırı ithamlarda bulunduğunu ve bunu ispat edemediğini, tarafların eşit kusurundan bahsetmenin mümkün olmadığını, taşınmazın aylık getirisinin 432,77 TL olduğunun bildirildiğini, bu aylık getirinin bir katı için belirlenmiş olan bir bedel olduğunu, irat bedelinin çok düşük ve komik kaldığını, tapu iptal ve tescil talebinin kabulünün gerektiğini, harç konusunun yanlış hesaplandığını, davalı lehine takdir edilen vekalet ücretinin de hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili dilekçesinde; davacının sosyo ekonomik durumunun davalı müvekkiline oranla haylice iyi olduğunu, davalı müvekkilinin aylık 1.000,00 TL geliri olmasına karşılık dava konusu taşınmazın aylık kira getirisi gözetilerek aylık 400,00 TL ömür boyu gelir ödenmesine karar verilmesinin somut olay değerlendirildiğinde irat miktarı fahiş, usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ömür boyu gelire ilişkin kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili ve davacı vekili; istinaf dilekçelerinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kararın eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayalı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 611, 614, 617 nci maddeleri.
3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalının tüm davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir
2. Bilindiği üzere, ölünceye kadar bakma akdinin kaydıhayat ile irat ilişkisine çevrilmesinde, ölünceye kadar bakanın mevcut borcu yerine bu edimlerin para ile değeri geçer. Sözleşmede ölünceye kadar bakanın borcu özel olarak belirlenmediğinden, bu borcun kapsamını belirlemede 6098 sayılı TBK'nın 614 üncü maddesi hükmü esas alınmalıdır. Bu hükme göre alacaklı, borçlunun ev topluluğuna girer; ayrıca borçlu olduğu malların kıymetine ve alacaklının evvelce haiz olduğu sosyal mevkiye göre hakkaniyetin gerektirdiği şeyleri, özellikle münasip gıda ve elbise vermeye, hastalığında gerekli ihtimam ile bakmaya ve hekim getirmeye mecburdur. Bu nedenle mahkemenin tahsis edilecek aylık irat miktarını tespit için bilirkişi marifetiyle, devredilen taşınmazların değerini, getireceği aylık geliri ve alacaklı davacının önceki sosyal mevkilerini göz önünde tutarak hakkaniyet üzere davalının yerine getirmekle yükümlü olduğu birlikte konut, beslenme, giydirme ve görüp gözetme edimlerinin kapsam ve parasal değerini belirlemesi gerekir (Bkz. Y. 13 HD., 11.10.1982 T., E:5166, K:5821 sayılı ilamı).
3. Hâl böyle olunca, yukarıda açıklanan ilkeler ve açıklamalar doğrultusunda tarafların ekonomik ve sosyal durumlarının zabıta aracılığıyla araştırılması, malvarlıklarının belirlenmesi, davalının belirli bir gelirinin olup olmadığı, dava konusu taşınmazlar dışında taşınmazı bulunup bulunmadığı, bağlanacak iradın sosyo ekonomik durumuna göre yeterli olup olmayacağının, bilirkişi düşüncesine başvurularak saptanması ve sonuçta davacı yararına sosyo-ekonomik durumuna göre aylık irat bağlanması gerekirken, eksik inceleme ile yetinilerek yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru değildir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.09.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.