Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2022/1656 E. 2022/7049 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1656
Karar No
2022/7049
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 03/12/2010 gününde verilen dilekçe ile kadastral parselin ihyası istenmesi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 30/09/2021 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, imar uygulamasının iptali nedeniyle kadastral mülkiyetin ihyasına yönelik tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Davacı; çekişmeli yerin öncesinde kadastro harici, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yer iken Hazine adına sicil kaydı oluşturulmadan ihdasen Adana Büyükşehir Belediyesi adına tescil edildiğini, sonraki imar uygulaması ile de anılan parselin tamamının kamuda kullanılmak üzere terkin edildiğini, dayanak imar uygulamalarının idari yargı yerinde iptal edildiğini ve böylece sicil kaydının TMK'nin 1025. maddesi hükmü uyarınca yolsuz tescil durumuna düştüğünü ileri sürerek; bu kısmın tapusunun iptali ile Hazine adına tescili istekli eldeki davayı açmıştır. Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, sicil kayıtlarının illetini teşkil eden imar uygulamalarının idari yargı yerinde iptal edildiği gerekçesi ile davanın kabulüne dair hükmün temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 07/05/2014 tarih ve 2014/3116 Esas, 2014/9360 Karar sayılı ilamıyla "...Mahallinde yapılan uygulama neticesinde teknik bilirkişilerin çekişme konusu 1513 No'lu parselin ilk uygulama sırasında yol alanı olması nedeniyle ihdas edilmeyen devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu, ikinci uygulamada ihdasen Adana Büyükşehir Belediyesi adına tescil edildiği bildirildiği halde, tescil bildiriminde (beyannamede) bir kısım parsellerin yola terkinden ihdas edildiğinin belirtildiği, bu hususlardaki çelişki giderilmediği gibi, çekişme konusu taşınmazın imar uygulamalarından önceki vasfı, kadastro harici bırakılan bir yer olup olmadığı ve Hazine ile ilgisinin bulunup bulunmadığının kuşkuya yer bırakmayacak şekilde saptanmadığı, ayrıca Belediyeye devri gereken yerlerden olup olmadığı hususu üzerinde de durulmadığı görülmektedir. Hal böyle olunca; öncelikle 1513 (3064) No'lu parselin tapu kaydı ile ilk tesisinden itibaren ... tapu kayıtlarının ve dayanak belgelerin evrak arasına alınması, ondan sonra yukarıda değinilen ilkeler ve yasal düzenlemeler doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılması, tarafların bu konuda gösterdikleri tüm delillerin toplanması, soruşturmanın eksiksiz tamamlanarak varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yetinilerek yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak Seyhan Belediyesi hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve diğer davalılar hakkında açılan davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü, davacı vekili, davalı Adana ... vekili ve davalı ... vekili temyiz etmiştir. Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 20.02.2020 tarih, 2017/6105 Esas, 2020/2004 Karar sayılı ilamı ile; "... dava konusu uyuşmazlık, eklenen bu hüküm uyarınca idareye başvuru yoluyla çözülmesi gerektiğinden, imar parselinin kadastral parsele ihyasına yönelik dava konusu talebin, kanun değişikliği nedeniyle reddine karar verilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir.'' şeklindeki gerekçeyle hüküm bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak davanın yasa değişikliği nedeniyle reddine, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı ... Belediyesi tarafından yapılan 264,50 TL, Adana Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan 7.00 TL yargılama giderlerinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, davalılar Büyükşehir Belediyesi, ... ve Çukurova Belediyesi yararına 4.080,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalılara verilmesine karar verilmiştir. Hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1) Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir. 2) Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; Dava konusu taşınmaz davalı ... Belediyesi ve davalı Adana Büyükşehir Belediyesi tarafından imar uygulamalarına tabi tutulmuş, ancak davalı Belediyeler tarafından yapılan imar uygulamaları İdare Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir. Böylece, davacının maliki olduğu kadastral parsel üzerinde imar uygulaması ile oluşan imar parsellerinin dayanağı idari işlemin iptal edilmesi nedeniyle sicil dayanaksız kalmış ve TMK'nın 1025. maddesi hükmü uyarınca imar parselleri yolsuz tescil durumuna düşmüştür. Her ne kadar mahkemece dava tarihinden sonra gerçekleşen yasa değişikliği nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakta ise de; dava, davalı ... Belediyesi ile davalı Adana Büyükşehir Belediyesinin yapmış olduğu idari işlem nedeniyle açılmış olup, davanın açıldığı tarihte kadastral parselin ihyasını talep etmekte haklı olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle, davacının davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden söz edilemeyeceğinden ve davacının dava açma tarihinde haklı olduğu göz önüne alındığında, yargılama giderleri ve vekalet ücretinden davanın açılmasına sebebiyet veren davalılar Adana Büyükşehir Belediyesi ile dava konusu taşınmazın belediye sınırlarında meydana gelen değişiklik ile davalı ... Belediyesi sınırlarına dahil olan davalı ... Belediyesi'nin sorumlu tutulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Ne var ki; anılan bu husus kararın bozulmasını gerektirmekte ise de yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK'nun 438/7 maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda 1 No'lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 No'lu bent uyarınca davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının; 1) Dördüncü bendinin çıkarılarak yerine "Davacı tarafından yapılan 2.650,00 TL yargılama giderinin davalılar Adana Büyükşehir Belediyesi ile davalı ... Belediyesinden müşterek müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine" ibaresinin eklenmesine, 2) Beşinci bendinin çıkarılarak yerine "Davalı ... Belediyesi tarafından karşılanan yargılama giderinin üzerine bırakılmasına" ibaresinin eklenmesine, 3) Altıncı bendinin çıkarılarak yerine "Davalı Adana Büyükşehir Belediyesi tarafından karşılanan 7,00 TL yargılama giderinin üzerine bırakılmasına" ibaresinin eklenmesine, 4) Sekizinci bendinin çıkarılarak yerine "Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 4.080,00TL vekalet ücretinin davalı Adana Büyükşehir Belediyesi ile davalı ... Belediyesinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine" ibaresinin eklenmesine, hükmün DEĞİŞTİRİLMİŞ ve DÜZELTİLMİŞ bu şekliyle ONANMASINA, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21.11.2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2022/1656, K. 2022/7049, T. 21.11.2022, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2022-1656-e-2022-7049-k-79ff4834d54b