Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/9573 E. 2013/18009 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/9573
Karar No
2013/18009
Karar Tarihi

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi (İş Mahkemesi Sıfatıyla) Dava Türü : Alacak YARGITAY İLAMI Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2-Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde sabah saat 08:00'den akşam 19:30-21:00 saatlerine kadar çalıştığını, genel tatillerde ve hafta sonlarında aynı şartlar altında çalışmalarını sürdürdüğünü, 14/09/2005 tarihinde işine yaramadığı gerekçesiyle iş aktinin işverence haksız olarak feshedildiğini beyanla kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma, genel tatil, hafta tatili ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili, davacının istifa etmek suretiyle işyerinden ayrıldığını, herhangi bir ücret alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan kanıtlar, tanık beyanları ve alınan bilirkişi raporuna dayanılarak kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma, genel tatil ve yıllık izin ücreti alacaklarının kısmen kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında, iş ilişkisinin işçinin istifası ile sona erip ermediği konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır. Genel olarak iş sözleşmesini fesih hakkı, karşı tarafa yöneltilmesi gereken tek taraflı bir irade beyanı ile iş sözleşmesini derhal veya belirli bir sürenin geçmesiyle ortadan kaldırabilme yetkisi veren, bozucu yenilik doğuran bir haktır. İşçinin haklı nedenle iş sözleşmesini derhal feshi 4857 sayılı İş Kanununun 24 üncü maddesinde düzenlenmiştir. İşçinin önelli fesih bildiriminin normatif düzenlemesi ise aynı yasanın 17 nci maddesinde ele alınmıştır. Bunun dışında Yasada işçinin istifası özel olarak düzenlenmiş değildir. İşçinin haklı bir nedene dayanmadan ve bildirim öneli tanımaksızın iş sözleşmesini feshi, istifa olarak değerlendirilmelidir. İstifa iradesinin karşı tarafa ulaşmasıyla birlikte iş ilişkisi sona erer. İstifanın işverence kabulü zorunlu değilse de, işverence dilekçenin işleme konulmamış olması ve işçinin de işyerinde çalışmaya devam etmesi halinde gerçek bir istifadan söz edilemez. Bununla birlikte istifaya rağmen tarafların belirli bir süre daha çalışma yönünde iradelerinin birleşmesi halinde, kararlaştırılan sürenin sonunda iş sözleşmesinin ikale yoluyla sona erdiği kabul edilmelidir. İstifa belgesindeki ifadenin genel bir içerik taşıması durumunda, işçinin dava dilekçesinde somut sebepleri belirtmesinde hukuka aykırı bir yön bulunmamaktadır. Bu halde de istifanın ardındaki gerçek durum araştırılmalıdır. İş sözleşmesinin istifa ile sona ermesi halinde, işçinin iş güvencesi hükümlerinden yararlanması mümkün olmadığı gibi, ihbar ve kıdem tazminatlarına da hak kazanamaz. İstifa durumunda işçinin işverene ihbar tazminatı ödemesi yükümü ortaya çıkabileceğinden, istifa türündeki belgelerin titizlikle ele alınması gerekir. İmzaya itiraz ya da metin kısmına ilaveler yapıldığı itirazı mutlak olarak teknik yönden incelenmelidir. Somut olayda, davalı tarafça dosyaya sunulan, davacı tarafça imzalanmış ve işverene hitaben yazılmış 01.09.2005 tarihli dilekçede davacının işten kendi isteğiyle istifa ettiği, 01.09.2005 tarihinde maaşını aldığı ve işyerinde hiçbir alacağının olmadığı yazılıdır. Davacı, dilekçedeki yazı ve imzanın kendisine ait olmadığını savunmuştur. Mahkemece, yazı ve imzanın davacıya ait olup olmadığının anlaşılması için davacının yazı ve imza örnekleri alınıp daha önce davacı tarafından imzalanmış belgeler getirtilmek suretiyle istifa dilekçesi ile ilgili Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'na imza incelemesi için gönderilmiştir. 26.05.2010 tarih ve 2237 sayı numaralı Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenmiş raporda davalı tarafça dosyaya sunulan 01.09.2005 tarihi istifa dilekçesindeki yazı ve imzanın davacının eli ürünü olduğu tespit edilmiştir. Mahkemece, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'ndan alınan rapor ve istifa dilekçesi gerekçede tartışılarak kıdem ve ihbar tazminatı talebi ile ilgili çıkacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken; gerekçede bu husus hiç değerlendirilmeden sonuca gidilmiş olması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. Kabul şekli bakımından da, davacının 862,94 TL kıdem tazminatı, 100,00 TL ücret, 100,00 TL hafta tatili, 38,43 TL resmi bayram alacak talebinin reddine karar verildiği halde davalı vekili yararına avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekirken; hükmedilmemesi de doğru bulunmamıştır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 31.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/9573, K. 2013/18009, T. 31.10.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2013-9573-e-2013-18009-k-6f0b338f7af9