Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/7738 E. 2013/14183 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/7738
Karar No
2013/14183
Karar Tarihi

Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava Türü : Alacak YARGITAY İLAMI Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının yerinde olmaması nedeni ile reddine, 2-Davacı vekili davacının davalıya ait işyerinde çalışırken emekli olduğunu, kıdem tazminatının 35 günlük ücret üzerinden ödenmesi gerekirken 30 günlük ücret üzerinden ödendiğini, ihbar tazminatı verilmesi gerekirken verilmediğini, 2004 yılında yılda sekiz kez verilen ikramiyenin ücrete katılarak ödeneceğinin kararlaştırılmasına rağmen ikramiye ödenmediğini, fazla mesai yaptığını, karşılığını alamadığını iddia ederek fark kıdem tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı vekili davacıya tüm haklarının eksiksiz ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece toplanan delillere göre davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilinin temyizi üzerine 9. Hukuk Dairesi'nin 02/07/2012 tarihli ilamı ile kararın davaya ait iddia ve savunmayı içermemesi nedeni ile sair temyiz itirazları incelemeden bu gerekçe ile bozulmuştur. Mahkeme bozma kararına uymuş, bozma kararının gereklerini yerine getirmiş ve bozma öncesi toplanan delillere göre yeniden davanın reddine karar vermiştir. Davacının fark kıdem tazminatı talep edip edemeyeceği ihtilaflıdır. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 120. Maddesi uyarınca halen yürürlükte olan 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14. Maddesine göre iş sözleşmesi haklı neden olmadan feshedilen işçiye, işe başladığı tarihten itibaren hizmet aktinin devamı süresince her geçen tam yıl için işverence 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödenir. Aynı madde de 30 günlük sürenin hizmet akidleri veya toplu iş sözleşmeleri ile işçi lehine değiştirilebileceği belirtilmiştir. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 22. Maddesi uyarınca da, “İşveren, iş sözleşmesiyle veya iş sözleşmesinin eki niteliğindeki personel yönetmeliği ve benzeri kaynaklar ya da işyeri uygulamasıyla oluşan çalışma koşullarında esaslı bir değişikliği ancak durumu işçiye yazılı olarak bildirmek suretiyle yapabilir. Bu şekle uygun olarak yapılmayan ve işçi tarafından altı işgünü içinde yazılı olarak kabul edilmeyen değişiklikler işçiyi bağlamaz”. İşçiye ücret ve diğer sosyal haklarının tam olarak ödenip ödenmediği ise imzalı veya eş değer belge ile kanıtlanmalı, bu belgeler karşılaştırılarak değerlendirme yapılmalıdır. İşveren işyerinde istihdam fazlalığının azaltılması veya yeni daha vasıflı personelin alımı için emekliliği gelen işçilerin ayrılması için teşvik uygulaması kararı aldığında bu kararı ayrılan her işçiye kararı kaldırmadığı sürece uygulamak zorundadır. Bu işverenin eşit işlem borcu kapsamındadır. Dosya içeriğine göre davacının iş sözleşmesi 01/11/2009 tarihinde emeklilik nedeni ile sonaermiş, kıdem tazminatı 30 günlük ücret üzerinden hesaplanmıştır. 1998 tarihinde yürürlükte olan ve iş sözleşmesinin eki niteliğindeki Personel Yönetmeliği’nin 91. Maddesine göre işçiye kıdem tazminatının her yıl için son aylık ücretinin 35 günlüğü üzerinden ödenmelidir. Bu düzenleme nisbi emredici kural gereği işçi lehine olduğundan geçerlidir. Yönetmeliğin geçici maddesine göre de iktisap edilen haklar saklıdır. Davalı işveren 91. Maddedeki 35 günlük süreyi 12.07.2004 tarihli iç tamim ile 30 günlük süreye indirmiş, yönetmelikte bu şekilde değişiklik yapmıştır. Bu değişikliğin personele tebliğ edilmesi kararı da alınmıştır. Kıdem tazminatının her yıl için 35 günden 30 güne düşürülmesi, işçi aleyhine esaslı bir değişikliktir. Değişikliğin geçerli olması için işçiye yazılı olarak tebliğ edilmesi ve işçi tarafından da yazılı olarak kabul edilmesi gerekir. Dosya kapsamına göre davacı işçinin aleyhine olan bu değişikliğin davacıya tebliğ edilmediği anlaşılmaktadır. Savunmaya göre davalıya ait web sitesinde ilan etmek yasanın aradığı manada tebliğ değildir. Bu nedenle davacının fark kıdem tazminatı talebinin kabulü yerine reddi hatalıdır. Yapılacak iş, bu hususta bilirkişiden ek hesap raporu alıp bir değerlendirmeye tabi tutarak çıkacak sonuca göre karar vermektir. O halde davacı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 10.09.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/7738, K. 2013/14183, T. 10.09.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2013-7738-e-2013-14183-k-9d9fee541003