Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/4842 E. 2013/11270 K. – Tespit

Konu: Tespit

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/4842
Karar No
2013/11270
Karar Tarihi
Konu
Tespit

Taraflar arasındaki tespit davasının yapılan yargılaması sonunda; hüküm duruşmalı olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmiş ise de; HUMK'nun 435.maddesi gereğince duruşma isteğinin süreden reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Davacı vekili, ekonomik kriz sebebiyle yapılan başvuru üzerine davacı işyerinde çalışan işçilerin bir kısmının kısa çalışma ödeneğinden faydalandırıldıklarını, davalı tarafça yapılan teftiş sonrası çalışanlara ait bilgilerin kuruma geç ve hatalı verilmesi gerekçesiyle kısa çalışma karşılığı olarak ödenen tutarların geri ödenmesinin istendiğini,söz konusu talep ve işlemin hukuka uygun olmadığını belirterek davacı şirketin davalı kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davacı şirketin kısa çalışma ödeneği şartlarını yerine getirmediğinin anlaşılması üzerine ödenen meblağın geri iadesinin istendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın reddine karar verilmiştir. Uyuşmazlık, taraflar arasındaki ilişkinin 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ve bu bağlamda iş mahkemesinin görevi noktasında toplanmaktadır. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 1. maddesinin ikinci fıkrası gereğince, 4. maddedeki istisnalar dışında kalan bütün işyerlerine, işverenler ile işveren vekillerine ve işçilerine, çalışma konularına bakılmaksızın bu Kanunun uygulanacağı belirtilmiştir. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 1. maddesine göre ise, iş mahkemelerinin görevi “İş Kanununa göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya iş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözülmesi”dir. İşçi sıfatını taşımayan kişinin talepleriyle ilgili davanın, iş mahkemesi yerine genel görevli mahkemelerde görülmesi gerekir. Somut olayda davacı şirket işveren, davalı ise T.İş Kurumudur. Taraflar arasındaki uyuşmazlık 4857 sayılı İş Kanunu'ndan değil 4447 sayılı Kanundan kaynaklanmaktadır. Yine davanın tarafları arasında işçi işveren ilişkisi de bulunmamaktadır. Bu haliyle davanın iş mahkemesi yerine genel görevli mahkemelerde görülmesi gerekir. Davanın görevsizlik nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek davanın esastan reddine karar verilmesi isabetsizdir. Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup dava şartı olduğundan bu husus re'sen nazara alınmalı ve karar bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 17.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/4842, K. 2013/11270, T. 17.06.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2013-4842-e-2013-11270-k-9f7fb26b2bcc