Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/4613 E. 2013/13943 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/4613
- Karar No
- 2013/13943
- Karar Tarihi
Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava Türü : Alacak YARGITAY İLAMI Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2-Davacı, emekli olduğunu belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile birtakım işçilik alacaklarının tahsilini talep etmiştir. Davalı Bakanlık, ihale makamı olup işçilik alacaklarından sorumluluğunun alt işverende olduğunu, davalı şirket, ihale makamının sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini talep etmişlerdir. Mahkemece, davacının emeklilik nedeniyle iş sözleşmesini feshettiğinden kıdem tazminatına hak kazandığı, davalılar arasında geçerli bir altişverenlik ilişkisinin olduğunu kabul ederek işçilik alacaklarından her iki davalının müşterek müteselsil sorumluluğuna karar verilmiştir. Taraflar arasında uyuşmazlık, işçinin kullandırılmayan izin sürelerine ait ücretlere hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır. 4857 sayılı İş Kanununun 59 uncu maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada, sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı nedene dayanıp dayanmadığının önemi bulunmamaktadır. Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir. Aktin feshi halinde kullanılmayan yıllık izin sürelerine ait ücret, işçinin kendisine veya hak sahiplerine ödenir. Böylece, iş sözleşmesinin feshinde kullanılmayan yıllık ücretli izin hakkı izin alacağına dönüşür. Bu nedenle zamanaşımı da iş sözleşmesinin feshinden itibaren işlemeye başlar. İş sözleşmesinin işverence feshedilmesi halinde, 4857 sayılı Kanunun 17 nci maddesinde belirtilen yasal ya da arttırılmış bildirim önelleri ile 27 nci madde uyarınca işçiye verilmesi gereken iş arama izinleri, yıllık ücretli izin süreleri ile iç içe giremez. Kanundaki bu düzenleme karşısında, işçi tarafından ihbar önelli fesih halinde bildirim öneli ile yıllık izin süresinin iç içe girebileceği kabul edilmelidir. Kanunda, iş sözleşmesinin feshinde ödenmesi gereken izin ücreti için kesin bir ödeme günü belirlenmiş değildir. Yasada, sözleşmenin feshi anı yıllık ücretli izin hakkının ücrete dönüşmesi, bir başka anlatımla izin ücretine hak kazanma zamanı olarak kabul edilmiştir. İş sözleşmesinin feshedildiği tarihte izin ücreti muaccel olur, ancak faiz başlangıcı bakımından işverenin ayrıca temerrüde düşürülmesi gerekir. Yıllık izin hakkı Anayasal temeli olan bir dinlenme hakkı olup, işçinin iş sözleşmesinin devamı sırasında ücrete dönüşmez ve bu haktan vazgeçilemez. İşçinin iş sözleşmesinin devamı süresinde kullanmadığı yıllık izinlere ait ücreti istemesi mümkün değildir. Bu nedenle, işçinin iş sözleşmesinin devamı sırasında izin hakkının bulunduğunun tespitini istemesinde hukuki menfaati vardır. Somut olayda mahkemece hükme esas alının bilirkişi raporunda davacının kıdemine göre 212 gün yıllık izne hak kazandığı ve puantajlara göre 56 gün yıllık izin kullanıldığı anlaşıldığından, 156 gün yıllık izne hak kazandığı tespit edilmiştir. Davacı dava dilekçesinde son 5 yılda her yıl 10 gün yıllık izin kullanıldığını kabul etmiştir. Dosya kapsamından anlaşıldığı ve bilirkişi tarafından davacının kullandığı sabit görülen 56 günlük yıllık iznin 42 günü son 5 yıla aittir. Hal böyle olunca mahkemece davacı tarafından son 5 yılda toplam 50 gün yıllık iznin kullanıldığı kabul edilmişken, talebin aşılması suretiyle son 5 yıl için 8 gün eksik olarak 42 günlük yıllık iznin kullanıldığının kabulü hatalı olmuştur. Yapılacak iş, davacının mahkeme içi ikrar niteliğindeki beyanı dikkate alınarak yıllık izin alacağının yeniden hesaplattırılarak çıkacak sonuca göre bir karar vermektir. Mahkemece hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 05.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.