Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/4479 E. 2013/4697 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/4479
Karar No
2013/4697
Karar Tarihi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalı ....vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı vekili, davalılardan ... Koruma Savunma ve Güvenlik AŞ'de kayıtlı olarak fiilen ... Sigorta AŞ.'de çalıştığını, ... Koruma Şirketinin, diğer davalının güvenlik hizmetini yerine getirdiğini, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan brüt ücretinin düşürülmek istendiğini, bu teklifi kabul etmemesi üzerine iş sözleşmesinin feshedildiğini iddia ederek feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine, işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücretinden davalıların sorumluluğuna karar verilmesini talep etmiştir. Davalı asıl işveren vekili, güvenlik, temizlik gibi asıl işin dışında olan işlerden sadece alt işverenin sorumlu olacağını bu sebeple açılan davanın reddi gerektiğini, diğer davalı alt işveren vekili ise asıl işveren olan ... Sigorta AŞ'nin yapacağı ödemelerde indirime gideceği yönünde ekonomik nedenlerle aldığı işletmesel kararı bildirdiğini, asıl işverenin aldığı bu işletmesel karar sonucu, her işçinin hizmeti karşılığı aldığı ücretin düşürülmesi sebebiyle şirketin de bu durumu çalışanlarına yansıtmak durumunda kaldığını, projedeki tüm çalışanlara ücret indirimi tebliğ edildiğini, yapılan bildirim üzerine birçok işçinin bu koşullarda çalışmayı kabul edip çalışmaya devam ettiğini, davacının bu teklifi kabul etmediğini, tüm imkanların sunulmasına rağmen feshin son çare olması ilkesi gözetilerek ücrette indirim yoluna gidildiğini, davacının bu teklifi ../.. 2013/4479-4697 S.2 kabul etmemesiyle feshin kaçınılmaz olduğu noktaya istemeyerek gelindiğini ve iş sözleşmesinin bu nedenle geçerli olarak feshedildiğini savunmuştur. Mahkemece, davacının iş yerindeki değişikliği kabul etmemesi nedeniyle 30.05.2011 tarihinde iş sözleşmesinin sona erdirildiği fesih bildiriminden anlaşıldığı, bilirkişi raporlarında yer aldığı gibi davacının işyeri değişikliği ve iş şartları değişikliğini kabul etmesinin zorunlu olmadığını, diğer bir ifade ile çalışma koşullarındaki esaslı değişikliği kabul etmediği takdirde değişiklik yapılmamış sayılacağını, başka bir geçerli neden de ispat edilemediğinden ve ücret azaltılması iş şartlarında esaslı değişiklik olduğundan davalı ... Sigorta AŞ. yönünden husumet nedeniyle reddine, diğer davalı alt işveren yönünden davanın kabulüne ve işe iadenin maddi sonuçlarından sadece alt işverenin sorumluluğu yönünde karar verilmiştir. 4857 sayılı İş Kanununun 2/6.maddesinin son cümlesi uyarınca asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu Toplu İş Sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden alt işverenle birlikte sorumludur. 4857 sayılı İş Kanunu ile asıl işverenin, bu Kanundan, iş sözleşmesinden ve alt işverenin taraf olduğu Toplu İş Sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden sorumlu tutulması şeklindeki düzenleme, asıl işverenin sorumluluğunun genişletilmesi olarak değerlendirilmelidir. Bu durumda, ihbar, kıdem, kötüniyet ve işe iade sonucu işe başlatmama tazminatları ile ücret, fazla çalışma, hafta tatili, bayram ve genel tatili, yıllık izin, ikramiye, prim, yemek yardımı, yol yardımı gibi tüm işçilik haklarından birlikte sorumluluk esastır. Kanunun kullandığı “birlikte sorumluluk” deyiminden tam teselsülün, dolayısı ile müşterek ve müteselsil sorumluluğun anlaşılması gerekir. Feshin geçersizliği ve işe iade davasının alt ve asıl işveren ilişkisinde, her iki işverene birlikte açılması halinde, davacı işçi alt işveren işçisi olup, iş sözleşmesi alt işveren tarafından feshedildiğinden, feshin geçersizliği ve işe iade yükümlülüğü alt işverenindir. Asıl işverenin iş ilişkisinde sözleşmenin taraf sıfat bulunmadığından, asıl işverenin işe iade yönünde bir yükümlülüğünden sözedilemez. Asıl işverenin işe iade kararı sonrası işçinin işe başlamak için başvurması ve alt işverenin işe almamasından kaynaklanan işe başlatmama tazminatı ile dört aya kadar boşta geçen süre ücretinden yukarıda belirtilen hüküm nedeni ile alt işverenle birlikte sorumluluğu vardır. Somut uyuşmazlıkta, davalılar arasında özel güvenlik hizmeti işinin yapılması için sözleşme yapıldığı, .../.. 2013/4479-4697 S.3 davacı işçinin işvereni olan şirketinin bu işi üstlendiği, davalılar arasında asıl-alt işveren ilişkisi olduğu, davacının iş sözleşmesinin davalı alt işveren tarafından geçerli neden olmadan feshedildiği de dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Mahkemece feshin geçersizliğine ve davacının alt işveren işyerine işe iadesine karar verilmesi yerindedir. Ancak asıl işverenin, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu Toplu İş Sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden alt işverenle birlikte sorumlu olacağı kuralı dikkate alınmadan ve işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücretinden birlikte sorumlu olduğu gözden kaçırılarak, asıl işveren yönünden davanın husumet nedeni ile reddine karar verilmesi hatalı bulunmuştur. 4857 sayılı İş Yasasının 20/3. maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile 1-Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-Davalı alt işveren ... Koruma Sav.Güvenlik Hiz.AŞ tarafından gerçekleştirilen feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının adı geçen işverenin işyerine İŞE İADESİNE, 3-Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı alt işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminattın her iki davalının müştereken ve müteselsilen sorumlu olmak kaydı ile miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 4 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE, 4-Davacı işçinin işe iadesi için davalı alt işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalılardan müştereken ve müteselsilin tahsilinin GEREKTİĞİNE, 5-Alınması gereken 24,30 TL harçtan peşin alınan 18,40 TL harcın mahsubu ile kalan 5,90 TL harç giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 6-Davacının yapmış olduğu 67,70 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davalıların yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre 1.320,00 TL avukatlık ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 8-Artan delil ve gider avansının ilgilisine iadesine, .../.. 2013/4479-4697 S.4 9-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davacıya iadesine, davalıdan temyiz harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 27.03.2013 gününde oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/4479, K. 2013/4697, T. 27.03.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2013-4479-e-2013-4697-k-b282ca664611