Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/3420 E. 2013/4201 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/3420
Karar No
2013/4201
Karar Tarihi

YARGITAY İLAMI Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalılara ait işyerinde 16.03.1996-04.08.2008 tarihleri arasında çalıştığını, kendisine tahsis edilen evde ailesiyle oturarak 24 saat işyerinde bulunduğunu, bekçilik yaptığını, evin ve okulun bulunduğu arazide çimler, güller ve zeytinlerin bakımı ve sulamasını yaptığını ve iş akdinin işveren tarafından haksız ve ihbarsız olarak feshedildiğini ancak alacaklarının ödenmediğini, davacının anılan tarihler arasında asgari ücret karşılığı 4459 gün çalıştığı halde bu çalışmasının Kurum'a bildirilmediğinin İzmir 6. İş Mahkemesinin 31.05.2010 tarih ve 2008/152 Esas sayılı kararı ile tespit edildiğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin alacaklarının tahsilini istemiştir. Davalılar, davacının davalı olan ... Özel Eğitim Öğretim Tesisleri Ltd. Şti. ve ... yanında çalışması bulunmadığını, diğer davalı ...’in okula bitişik zeytin, mandalina ağaçları bulunan ve küçük çapta sebze meyve üretimi yapılan tarım arazisinde ortak sıfatıyla çalıştığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, davacının davalılara ait bahçedeki mandalina ağaçları, zeytin ağaçları ile ilgili tarım ../.. 2013/3420-4201 S.2 işlerinde çalıştığı İş Kanunu kapsamında bulunmadığı davaya bakmaya genel mahkemenin görevli olduğu gerekçesi ile dava dilekçesinin görevden reddine karar verilmiştir. Uyuşmazlık, taraflar arasındaki ilişkinin İş Kanunu kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ve bu bağlamda İş Mahkemesinin görevli olup olmadığı noktasındadır. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 1 inci maddesi uyarınca, İş Kanununa göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında, iş akdinden veya İş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözüm yeri iş mahkemeleridir. 4857 sayılı İş Kanununun 1 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince, 4 üncü maddedeki istisnalar dışında kalan bütün işyerlerine, işverenler ile işveren vekillerine ve işçilerine, çalışma konularına bakılmaksızın bu Kanunun uygulanacağı belirtilmiştir. İş Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca, 50'den az işçi çalıştırılan (50 dahil) tarım ve orman işlerinin yapıldığı işyerlerinde veya işletmelerinde bu Kanun hükümleri uygulanmaz. İşçi tarım ve orman işlerinin yapıldığı bir işyerinde çalışıyor ise, bu işçi ile işveren arasındaki uyuşmazlığın iş mahkemesi yerine görevli hukuk mahkemesine çözümlenmesi gerekir. Ancak, tarım ve orman işlerinin yapıldığı işyerinde 50 dahil daha az işçi bulunmasına rağmen, işyerinde sendika örgütlenmesi sonucu Toplu İş Sözleşmesi bağıtlanmış ise, üye sendika üyesi işçi ile işveren arasındaki uyuşmazlığın 6356 Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununun 79. maddesi uyarınca iş mahkemesinde görülmesi gerekir. Bunun dışında 4857 sayılı İş Kanununun 4 üncü maddesinde tarım ve orman işlerinin yapıldığı işyerlerinde çalışanların kanun kapsamına girmeyeceği açıklandıktan sonra aynı madde de ayrık durumlara yer verilmiştir. Buna göre; tarım sanatları ile tarım aletleri, makine ve parçalarının yapıldığı atölye ve fabrikalarda görülen işlerde, tarım işlerinde yapılan yapı işlerinde, halkın faydalanmasına açık park ve bahçelerde bir işyerinin eklentisi durumundaki bahçe işlerinde, çalışanların, İş Kanunu kapsamında olacakları belirtilmiştir. Sonuç olarak tarım ve orman işletmelerindeki bitki ve hayvan üretimi, bakım ve yetiştirmesi dışında kalan işler İş Kanununa tabidir. ../.. 2013/3420-4201 S.3 Diğer taraftan işçi tarım işinde çalışırken, bu iş dışında tarım işi sayılmayan ek bir görevde çalışabilir (bekçilik, şoförlük vb.). Bu durumda, yaptığı işler arasında hangisinin baskın olduğu açıklığa kavuşturulmalı ve sonucuna göre görevli mahkeme belirlenmelidir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu’nun 23.05.1960 gün ve 11-10 ile 10.05.1974 gün ve 3-44 sayılı kararları uyarınca, özellikle iş hukukunda istisnaî hükmün genişletilerek değil, dar yorumlanması gerekir. İşçiler yararına getirilen düzenlemelerin yine işçiler yararına yorumlanması asıldır. Somut olayda, davacının her üç işverene de bahçe işlerinde hizmet ettiği, bunun yanında İzmir 6. İş Mahkemesi 2008/432 E. ve 2010/316 K. sayılı hizmet tespiti dosyası ve tüm dosya içeriğinden davacının bahçe işleri yanında kendisine tahsis edilen ...’a ait evde kaldığı ve baskın olarak bekçilik hizmeti de gördüğü anlaşılmaktadır. Baskın olarak bekçilik işinin de yapılması nedeniyle davacının çalışması İş Kanunu kapsamında kalmaktadır. Ayrıca, davacı okul işyerinin eklentisi niteliğindeki bahçe işlerinde çalıştığından 4857 sayılı Yasanın 4/e maddesi uyarınca çalışan sayısına bakılmaksızın yine İş Kanunu hükümleri uygulanmalıdır. Davacının gördüğü hizmet itibariyle uyuşmazlığın çözümünde İş Mahkemeleri görevli olduğu halde Mahkemece görevsizlik kararı verilmesi hatalı olup kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 25.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/3420, K. 2013/4201, T. 25.03.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2013-3420-e-2013-4201-k-b14d48e90d3f