Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/3381 E. 2013/12217 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/3381
- Karar No
- 2013/12217
- Karar Tarihi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının tüm davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine. 2-Davacı davalı işyerinde 10/10/2003-25/07/2011 tarihleri arasında aralıksız olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı işverence haksız olarak ve ihbar öneline uyulmadan feshedildiğini, son aylık ücretinin net 2.900,00 TL olduğunu, işyerinde yemek ve servis uygulaması olduğunu, ücretinin yazılı muvafakati alınmadan eksik ödendiğini, dönem bordroları incelendiğinde ücretinin Ağustos 2008-Aralık 2010 tarihleri arasında 1.919,85 TL, Ocak 2011-Temmuz 2011 tarihleri arasında 2.248,00 TL olarak ödendiğinin görüleceğini, bu nedenle ücret alacağının bulunduğunu, kıdem tazminatı ve diğer haklarının ödenmediğini belirterek, tazminat ve işçilik alacakları isteminde bulunmuştur. Davalı tarafların anlaşarak davacının iş akdini sona erdirdiklerini ve davacının hak ettiği tazminatlar hesaplanarak bu bedelin ödeneceği konusunda bilgi verildiğini, banka hesap hareketlerinden de görüleceği üzere ücret alacağı bulunmadığını belirtmiştir. Mahkemece, davacının iş sözleşmesinin 4857 sayılı Kanun'un 17.maddesi kapsamında davalı işveren tarafından feshedildiği, tazminat hesabına ilişkin işyeri genel müdürünün imzasını içeren belgede davacının ihbar tazminatının da hesaplandığı, davacıya ihbar öneli kullandırıldığının dosya kapsamından anlaşılmadığı, cevap dilekçesinde davacıya tazminatlarına ilişkin ödeme yapılacağının bildirdiğini, bu haliyle davacının kıdem tazminatı yanında ihbar tazminatının da ödeneceği hususunda tarafların anlaşmış olduklarının kabulü gerektiği, işçinin ücret bordrolarını ihtirazı kayıt ileri sürmeden imzaladığı ve ücretini bankadan çektiği, 2 yıl boyunca ücretinin eksik ödendiği yönünde bir itirazda bulunmadığı, bu şekilde ücretinin düşürülmesine zımnen muvafakat ettiği kabul edildiğinden fark ücret alacağı talebinin yerinde olmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında davacı işçinin ücretinin eksik ödenip ödenmediği ve tazminat hesabına esas ücretinin ne olduğu konularında uyuşmazlık vardır. 4857 sayılı İş Kanununun 22. maddesinde, "işveren, iş sözleşmesiyle veya iş sözleşmesinin eki niteliğindeki personel yönetmeliği ve benzeri kaynaklar ya da işyeri uygulamasıyla oluşan çalışma koşullarında esaslı bir değişikliği ancak durumu işçiye yazılı olarak bildirmek suretiyle yapabilir. Bu şekle uygun olarak yapılmayan ve işçi tarafından altı işgünü içinde yazılı olarak kabul edilmeyen değişiklikler işçiyi bağlamaz. İşçi değişiklik önerisini bu süre içinde kabul etmezse, işveren değişikliğin geçerli bir nedene dayandığını veya fesih için başka bir geçerli nedenin bulunduğunu yazılı olarak açıklamak ve bildirim süresine uymak suretiyle iş sözleşmesini feshedebilir. İşçi bu durumda 17 ila 21 inci madde hükümlerine göre dava açabilir" hükmü yer almakta olup, sözü edilen düzenleme, çalışma koşullarındaki değişikliğin normatif dayanağını oluşturur. Somut olayda, davacı yazılı muvafakati alınmadan ücretinin eksik ödendiğini açıklamıştır. Bilirkişi yaptığı tespitte davacının ücretinin Haziran- Temmuz 2008 aylarından sonra Ağustos 2008 tarihinden itibaren düşürülerek ödendiğini belirlemiştir. Gerçekten dosya içerisindeki imzalı bordrolar ve Haziran 2008 öncesine ait ücret ödemelerini gösteren banka hesap ekstreleri incelendiğinde, davacı işçinin ücretinin Ağustos 2008 ve sonrasında azaltılarak ödendiği görülmektedir. Davacı işçinin ücretinin azaltılmasına ilişkin muvafakatinin olduğu yazılı delil ile ispatlanamamıştır. Ücretin düşürülmesi İş Kanunu 'nun 22.maddesi kapsamında değerlendirilecek bir husus olup bu maddeye göre esaslı değişikliğin yazılı yapılması ve işçinin yazılı muvafakati gerekir. O halde Mahkemece fark ücret alacağının hesaplanması için bilirkişiden ek rapor alınıp bir değerlendirmeye tabi tutularak, alacağın kabulüne karar verilmesi gerekirken, reddine dair hüküm kurulması isabetsizdir. Bundan başka, davacı işçinin ihbar tazminatı hesabına esas alınan ücretin düşürülerek ödendiği tespit edilen ücret olduğu anlaşıldığından, yukarıda yapılan açıklamalar uyarınca, davacı işçinin azaltılmadan önceki ücreti üzerinden ihbar tazminatı belirlenerek hüküm altına alınmalıdır. Yazılı şekilde eksik ücret üzerinden yapılan hesaplama ile sonuca gidilmesi hatalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, aşağıda yazılı harcın davalıya yükletilmesine, 28.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.