Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/26310 E. 2013/21246 K. – Menfi Tespit
Konu: Menfi Tespit
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/26310
- Karar No
- 2013/21246
- Karar Tarihi
- Konu
- Menfi Tespit
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda; 01.10.2013 tarihli Ek karar süresi içinde duruşmalı olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmiş ise de; dosya kapsamına ve duruşma gününün taraflara tebliği için davetiyeye yapıştırılacak posta pulu da bulunmadığından duruşma isteğinin reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: 6100 Sayılı HMK'nun geçici 3.madde 1.fıkrasına göre; “Bölge Adliye Mahkemelerinin, 26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2 nci maddesi uyarınca Resmi Gazete'de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanunun temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.” 2.fıkrasına göre; Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26/09/2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla değişiklikten önceki 427 ilâ 454 ncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunur. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5.maddesine göre iş mahkemesinden verilen kararlar tefhim ve tebliğ tarihinden itibaren 8 gün içinde temyiz olunabilir. Bu süre içinde temyiz dilekçesinin hakime havale edildikten sonra temyiz defterine kaydının yaptırılması ve harcının yatırılması gerekir. Temyiz süresi içinde temyiz dilekçesi ve temyiz defterine kaydedilmiş, ancak harç yatırılmamış ise, harç ve temyiz giderlerinin yatırılması için ilgili tarafa HUMK'nun 434/3.maddesi gereği 7 günlük kesin süre verilmesi gerekir. 8 günlük süre içinde temyiz edilmeyen (HUMK'nun 432/4), temyiz defterine kaydı yapılmayan (HUMK'nun 434/3) kararlar kesinleşmiş olur. Öte yandan İş Mahkemesinden verilen kararların katılma yoluyla temyizine ilişkin 5521 sayılı Yasada bir hükümde bulunmadığı gibi süre tefhimle başladığından gerekçeli kararın ayrıca sonradan tebliğ edilmiş olması tefhimle işleyen sürenin hukuksal sonuçlarını doğurmasına engel değildir. HMK'nun 103/1-4 maddesi gereğince hizmet akdi veya iş sözleşmesi sebebiyle işçilerin açtıkları davalar adli tatilde görülecek işlerden olduğundan adli ara vermede geçen günler süreye dahildir. Somut olayda davalı vekilinin gerekçeli kararın kendisine 29.04.2013 tarihinde tebliğinden sonra 07.05.2013 tarihinde vekillikten çekildiğine ilişkin dilekçesini mahkemeye sunduğu mahkemece de gerekçeli kararın ve istifa dilekçesinin davalı asile tebliğ için gönderildiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar davalı vekili gerekçeli kararı, istifa dilekçesinin ve gerekçeli kararın davalı asile tebliğ tarihi olan 08.06.2013 tarihinden sonra 8 günlük süre içinde temyiz ettiklerini belirtmiş ise de Avukatlık Kanunu'nun 41.maddesinde ki; “Belli bir işi takipten veya savunmadan isteği ile çekilen avukatın o işe ait vekalet görevi, durumu müvekkiline tebliğinden itibaren onbeş gün süre ile devam eder.“ şeklindeki düzenleme karşısında davalı vekilinin vekalet görevinin temyiz süresinin son günü olan 07.05.2013 tarihinde de devam ettiğinin kabulü gerekmektedir. Buna göre gerekçeli karar davalı vekiline 29.04.2013 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. Davalının temyiz talebinin 8 günlük temyiz süresinin son günü olan 07.05.2013 tarihi geçtikten sonra 13.06.2013 tarihinde yapıldığı temyiz defterine kayıt ve harç makbuzlarından anlaşıldığından, temyiz dilekçesinin reddine ilişkin mahkemece verilen karar HUMK'nun 432.maddesine uygun olduğundan davalı vekilinin mahkemenin 01.10.2013 tarihli Ek kararına yönelik temyiz itirazları yerinde olmadığından reddine karar verilmelidir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle mahkemenin 01.10.2013 tarihli Ek kararının ONANMASINA, davalıdan temyiz harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 09.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.