Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/2535 E. 2013/5713 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/2535
- Karar No
- 2013/5713
- Karar Tarihi
Mahkemesi :İş Mahkemesi YARGITAY İLAMI Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı, bir kamu kuruluşu olmadığını, dolayısıyla 4857 sayılı İş Yasası'nın 30. maddesinde kamu kuruluşları için öngörülen %4 oranında özürlü, %2 oranında eski hükümlü çalıştırma yükümlülüğünde bulunmadığını iddia ile bu konuda davalı kurum ile çıkan görüş farklılığının ve uyuşmazlığın giderilmesini Kamu Kurum ve Kuruluşlarına İşçi Alınmasında Uygulanacak Usül ve Esaslar Hakkında Yönetmelik ve 4857 sayılı Yasa'nın 30.maddesindeki eski hükümlü çalıştırma yükümlülüğü açısından kamu kurumu olmadığının tespiti ile davalı idare tarafından bu yönde yaratılan muarazanın menine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı kurum, davacı ile aralarında yapmış olduğu yazışmalar içeriğinden Kamu Kurum ve Kuruluşlarının İşçi Alınmasında Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 2/2. maddesinde belediyeler işçi alımına ilişkin bu yönetmeliğin uygulanmasında istisna edilmiş iseler de kamu kuruluşu sıfatı bulunduğundan sırf bu sıfatı sebebiyle 30. maddedeki %4 özürlü, %2 eski hükümlü çalıştırma yükümlülüğünde bulunduklarını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davacı şirketin Anayasa’nın 123. maddesine göre kanunla veya kanunun açıkça verdiği yetkiye dayalı olarak kurulduğunun tespit olunamadığı, aksine Türk Ticaret Kanun hükümlerine göre ticari amaçla kurulmuş özel hukuk tüzel kişisi olduğu, şirketin sermayesinin tamamı kamu kuruluşuna ait olsa dahi bu durum TTK hükümlerine göre ticari amaçla kurulmuş olan şirkete kamu kuruluşu niteliği kazandırmayacağı, bu nedenle davacı şirketin bir kamu kurumu niteliğinde olmadığı, davalı kurum tarafından davacıya gönderilen kamu statülü şirketler konulu yazıların yasal bir dayanağı bulunmadığından davanın kabulü ile davalı tarafından yaratılan bu yöndeki muarazanın menine karar verilmiştir. Uyuşmazlık, taraflar arasındaki ilişkinin İş Kanunu kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ve bu bağlamda İş Mahkemesinin görevi noktasında toplanmaktadır. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 1.maddesi ve 29/6/1960 gün 1960/13-15 sayılı YİBK.'da, İş Mahkemelerinin, işçi sayılan kimselerle (Kanunun değiştirilen 2.nci maddesinin C, D ve E fıkralarında istisna edilen işlerde çalışanlar hariç) işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya İş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuki uyuşmazlıkların bu mahkemelerde çözümleneceği açıklanmıştır.Bu mahkemeler ayrıca, 5018 sayılı Kanun'un 4/E fıkrasına göre sendikaların açacakları ve bu sıfatla aleyhine açılacak hukuk davalarına İşçi Sigortaları Kurumu ile Sigortalılar veya yerine kaim olan hak sahipleri arasındaki uyuşmazlıklardan doğan itiraz ve davalara bakacaktır. Özel Kanunlardaki özel düzenlemeler nedeniyle 2821 sayılı Sendikalar Kanunu, Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu, 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu, 854 sayılı Deniz İş Kanunu, 1479 sayılı Bağ-Kur Kanunu'ndan doğan uyuşmazlıklar da İş Mahkemelerinde çözümlenir. 5521 sayılı Kanun uyarınca bir uyuşmazlığın İş Mahkemesinde görülebilmesi için işçi sayılan kişilerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya İş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan bir hukuki uyuşmazlığın bulunması gerekir. Nitekim Hukuk Genel Kurulu'nun 7.11.2001 gün ve 2001/13-1026 E.-765 K.; 5.2.2003 gün ve 2003/9-82 E.-65 K. sayılı ilamlarında da, yukarıda görevli mahkeme ilgili olarak yapılan açıklamalar ve ortaya konulan ilkeler aynen benimsenmiştir. Görev konusu kamu düzenine ilişkin olup mahkemece kendiliğinden dikkate alınmalıdır. Somut olayda, dava dilekçesinde davacı Kamu Kurum ve Kuruluşlarına İşçi Alınmasında Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik ve 4857 sayılı Yasa'nın 30. maddesinde ki eski hükümlü çalıştırma yükümlülüğü açısından kamu kurumu olmadığının tespiti ile davalı idare tarafından bu yönde yaratılan muarazanın menine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacının bu davada ki talebinin çözüm yeri yukarıda açıklanan hukuki olgular dikkate alındığında İş Mahkemesi olmayıp HMK'nun 2. maddesi gereği genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesidir. Mahkemece davaya bakmaya Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olduğundan görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde işin esasına girilerek isteğin kabulüne karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir. . SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının öteki itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 04.04.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.