Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/24227 E. 2013/17827 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/24227
- Karar No
- 2013/17827
- Karar Tarihi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı, davalıya ait işyerinde belirsiz süreli hizmet akdi ile 15.02.2008-20.01.2011 tarihleri arasında kesintisiz olarak çalıştığını, davalının doktor olduğunu, sonrasında şirketleşerek ... Sağlık Hizmetleri Ltd.Şti. olarak devam ettiğini, sabah 07.30'dan akşam 19.30'a kadar çalıştığını, mesai ücretleri, hafta sonu tatili çalışma ücretleri ile yıllık izin ücretlerinin ödenmediğini, ücretlerin ödenmesini istemesi üzerine haksız olarak işten çıkartıldığını belirterek bazı işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı; husumet itirazında bulunarak, ...'nin, ... Nöroloji Hizmetleri Ltd.Şti'nin ortağı bulunması sıfatı ile işveren sıfatı taşımadığını, açılan davada davalı değişikliğinde bulunulamayacağını, davacının 15.02.2008 tarihinde ... Sağlık Hizmetleri Ltd.Şti'nde çalışmaya başladığını ve 24.01.2011 tarihinde kendi isteği ile işten ayrıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davacının, davalının evinde tüm ev işlerine ve çocuklara bakmakla yükümlü olarak çalıştığı, davacının yaptığı işin, 4857 sayılı İş Yasasının 4/1-e maddesi gereğince ev hizmetleri niteliğinde olduğu, ev işleri dışında bir çalışma olgusunun tespit edilmediği belirtilerek uyuşmazlığa bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemesinin görevine girdiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davada iş mahkemesinin görevli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Görev konusu kamu düzenine ilişkin olup mahkemece kendiliğinden dikkate alınmalıdır. İş Mahkemelerinin görev alanını hakim, tarafların iddia ve savunmalarına göre değil 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun l.maddesini esas olarak belirleyecektir. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun l.maddesi uyarınca İş Kanununa göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya İş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuki uyuşmazlıklarının çözüm yeri iş mahkemeleridir. İş Mahkemelerinin bulunmadığı yerlerde iş davalarına bakmak üzere bir asliye hukuk mahkemesi görevlendirilir. İş davalarına bakmakla görevli asliye hukuk mahkemesine açılan dava "İş Mahkemesi sıfatıyla " açılmış ise davaya bakmaya İş Mahkemesi değil genel hükümlere göre Asliye Hukuk Mahkemesi görevli ise mahkeme davanın görevsizlik nedeniyle HMK'nun 114.maddesi gereğince usulden reddine karar veremez. Bu durumda "İş mahkemesi sıfatıyla" baktığı davaya ara kararı ile "asliye hukuk mahkemesi sıfatıyla" baktığını belirterek davaya bakmaya devam eder. 4857 sayılı Kanununun 4/1-e maddesinde “ev hizmetlerinde çalışanlar” hakkında bu kanun hükümleri uygulanmaz. Ev hizmetlerinde “aşçı”, “uşak”, “temizlikçi”, “şoförlük” gibi işlerde çalışan işçi ile ev sahibi işveren arasındaki uyuşmazlığın İş Mahkemesi yerine genel mahkemelerde çözümlenmesi gerekir. İş Kanunu kapsamı dışında bırakılan bu hizmetleri gören kimselerle bunları çalıştıranlar arasındaki hukuki ilişkiye Türk Borçlar Kanununun hizmet akdine ilişkin hükümleri uygulanır. Buna karşın evde hastaya bakan “hemşire” ile “çocuk eğiticisi” İş Kanunu kapsamında değerlendirilmelidir. Somut olayda tüm dosya kapsamı ve tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde davacının davalı şirketin ortağı olan ...'nin evinde bakıcı olarak çalıştığı ancak çalışmalarının davalı şirket tarafından sigortaya bildirildiği, davalı şirket ile aralarında temizlik elemanı olarak çalıştırılmak üzere hizmet sözleşmesi imzalandığı anlaşılmaktadır. Buna göre mahkemece taraf delileri değerlendirilerek davanın esastan incelenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile davada görevsizlik kararı verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 30.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.