Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/19510 E. 2013/15397 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/19510
Karar No
2013/15397
Karar Tarihi

Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava Türü : Alacak

YARGITAY İLAMI

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2-Davacı vekili davacının davalıya ait işyerinde çalışırken iş akdinin ücretlerinin ödenmemesi nedeni ile haklı olarak feshettiğini iddia ederek kıdem tazminatı ile ödenmeyen ücret alacağının %1 fazlalıkları ile birlikte, birleşen dava ile de ücret alacağının %1 fazlalığının bakiye kısmının tahsilini talep etmiştir. Davalı davaya cevap vermemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucu toplanan delillere göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davacı vekilinin temyizi üzerine 9. Hukuk Dairesi'nin 14/06/2012 tarihli ilamı ile, gününde ödenmeyen ücret alacağının günlük %1 fazlası ile ödenmesine ilişkin sözleşme hükmünün 625 sayılı Yasa'nın yürürlükten kalkmasından sonra da devam etmesi nedeni ile alacağın buna göre hesap edilmesi gerekirken yasanın yürürlükten kalktığı tarihe kadar hesap edilmesi ayrıca sözleşmede ücretin ödenme zamanının açıkça hükme bağlanması karşısında ücret alacağına işletilecek faizin başlangıç tarihinin buna göre tespit edilmesi gerektiği gerekçesi ile bozulmuştur. Bozma kararına uyan mahkeme bozma öncesi hazırlanan bilirkişi raporunun bozmaya uyan seçeneğine göre kısmen kabul kararı vermiş, kıdem tazminatı alacağı bakımından ise bozma dışında kalıp kesinleştiğinden bahisle hüküm kurmamıştır. Mahkemece Yargıtay'ın bozma kararına uyulması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK). Kazanılmış haklar Hukuk Devleti kavramının temelini oluşturan en önemli unsurlardandır. Kazanılmış hakları ortadan kaldırıcı nitelikte sonuçlara yol açan yorumlar Anayasa'nın 2.maddesinde açıklanan “Türkiye Cumhuriyeti sosyal bir hukuk devletidir.” hükmüne aykırılık oluşturacağı gibi toplumsal kararlılığı, hukuksal güvenceyi ortadan kaldırır, belirsizlik ortamına neden olur ve kabul edilemez. Somut olayda bozma kararı öncesinde kurulan hükümde kısmi dava ile istenen 700,00TL tutarındaki gününde ödenmeyen ücret alacağının %1 fazlalık alacağına ek dava tarihi olan 07/05/2009 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmiştir. Bu husus bozma kararı dışında kalarak kesinleştiğinden bozma sonrası kurulan hükümde usuli kazanılmış hakkın ihlali ile alacağın tümünün faizsiz olarak hüküm altına alınması hatalıdır. Davadaki taleplerden biri veya birkaçı hakkındaki kararın Yargıtay'ın bozma kararının kapsamı dışında kalması nedeniyle kesinleşmesi halinde mahkemenin kısmi bozma kararı üzerine yaptığı inceleme sonucu verdiği yeni kararında, infazda tereddüt oluşmaması açısından eski kararının kesinleşen bölümünün de aynen tekrarlanarak “bu konuda verilen hüküm kesinleştiğinden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına” diye belirtilmek suretiyle yeni hükümde yer alması gerekmektedir Somut olayda kıdem tazminatının bozma kararı kapsamı dışında kalarak kesinleşmesi nedeni ile yeniden hüküm kurulmaması yerinde ise de, infazda tereddüt oluşmaması için anılan alacağa ilişkin hüküm kısmının tekrarlanması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi de doğru olmamıştır. Ne var ki; bu yanlışlıklıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının; 1 numaralı bendinin tümü ile çıkarılarak yerine “Davacının kıdem tazminatı alacağı 1.468,50TL olarak belirlenmekle birlikte taleple bağlı kalınarak 1.468,00 TL'sının 21/05/2007 akdin fesih tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine dair mahkeme hükmü kesinleştiğinden bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına”, 2 numaralı bendinin B fıkrasının tümü ile çıkarılarak yerine, “B-Davacının, ücretlerinin zamanında ödenmemesine bağlı sözleşmelerle kararlaştırılan % 1 fazlası ücret gecikme zammı alacağı bilirkişice net 6.510,80 TL belirlenmiş ise de, yeni TBK'nun 52. maddesine göre (eski BK'nun 44.madde ) % 30 hakkaniyet indirimi yapılmak suretiyle alacağın 4.557,56TL olarak belirlenmesine, bu alacağın 700,00TL'sının ek dava tarihi olan 07/5/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, kalan kısmının faizsiz olarak davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına, kararın hüküm fıkrası düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, karar düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 24.09.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/19510, K. 2013/15397, T. 24.09.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2013-19510-e-2013-15397-k-0a55232fdcbc