Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/1761 E. 2013/5510 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/1761
Karar No
2013/5510
Karar Tarihi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2-Davacı davalı işyerinde muhasebe elemanı olarak çalıştığını hakarete uğrayarak iş akdinin haksız fesih edildiğini beyan ederek bakiye ücret alacağı ile kıdem, ihbar ve kötü niyet tazminatı, yıllık ücretli izin alacağının tahsilini istemiş, 06.11.2009 tarihli ıslah dilekçesi ile de fazla mesai ücretinin ödenmediğinden bahisle 5.000.00 TL fazla mesai ücreti alacağına hükmedilmesini talep etmiş, 18.04.2012 tarihli ek dava ile de 5.961,00 TL fazla mesai alacağının tahsilini istemiştir. Davalı, asıl hakaret edenin davacı olduğu bu sebeple de iş akdine haklı sebeple son verildiği, fazla çalışmanın söz konusu olmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. Davacı bilirkişi raporunda belirlenen bakiye alacaklara yönelik olarak Bakırköy 13. İş Mahkemesinin 2012/229 Esas sayılı dosyasında görülen ek davayı açmış ve bu dava birleştirilmiştir. Mahkemece 8.597,32 TL kıdem tazminatı, 1.801,55 TL ihbar tazminatı, 709,33 TL yıllık izin, 14,15 TL ücret, 5.961,00 TL fazla çalışma alacağının tahsiline, kötüniyet tazminatı talebinin ve fazla istemin reddine karar verilmiştir. Davacı işçi ilk dava dilekçesinde fazla mesai ücreti alacağı talep etmemiş daha sonra 06.11.2009 tarihinde nispi harcı yatırmak suretiyle davayı ıslah ederek fazlaya ilişkin hakkını saklı tutup 5.000,00 TL fazla mesai ücreti alacağına hükmedilmesini talep etmiş mahkemece 23.12.2010 tarihli duruşmada davacıya fazla mesai için başvurma harcını yatırması konusunda 10 günlük mehil verilmiş, davacı vekili 03.01.2011 tarihinde 18.40 TL başvuru harcını ve 03.03.2011 tarihinde yeniden 74,25 TL nispi harç yatırmıştır. Hükme esas bilirkişi raporunda davacının fazla mesai üceti alacağı net 10.961,21 TL olarak hesaplanmış davacı taraf 18.04.2012 tarihinde bakiye 5.961,00 TL fazla mesai ücreti için ek dava açmıştır. Bu dava hukuki ve fiili irtibat nedeniyle birleştirildikten sonra mahkemece yalnızca ek davada talep edilen 5.961,00 TL fazla mesai ücreti alacağı hüküm altına alınmış ise de mahkeme kararının gerekçesinden ıslah dilekçesi ile talep edilen 5.000,00 TL fazla mesai ücreti alacağının kabulü ya da reddi yönünde bir hüküm kurulup kurulmadığı anlaşılamamaktadır. Ayrıca fazla mesainin tespiti tanık beyanları doğrultusunda gerçekleşmiş olup fazla çalışmaların uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde Yargıtay’ca son yıllarda hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği istikrarlı uygulama halini almıştır. Yine dosya içeriğinden fazla mesai alacağına ilişkin bir hakkaniyet indirimi yapılıp yapılmadığı da anlaşılamamakta olup bu husus 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297 nci maddesindeki düzenlemeye de aykırıdır. HMK'nun 176 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olan ıslah müessesesi, mahkemeye yöneltilmesi gereken tek taraflı ve açık bir irade beyanı ile tarafların dilekçelerinde belirttikleri vakıaları, dava konusunu veya talep sonucunu değiştirebilmesi imkânını sağlamaktadır. İki taraf da duruşmada hazır iseler ıslah sözlü olarak yapılabilir. Usule ilişkin işlemlerin tamamen ya da kısmen ıslahı mümkündür. Ancak, her iki durumda da usulüne uygun açılmış bir davanın bulunması şarttır. Başka bir anlatımla ıslah, açılmış bir davada taraflarca yapılmış usule ilişkin işlemlere yönelik olarak yapılmalıdır. Bu bağlamda, yargılaması devam eden bir dava içinde ıslah ile ikinci bir talepte bulunma olanağı bulunmamaktadır. Davacı isterse dava dilekçesini tamamen ıslah ederek dava konusunu değiştirebilirse de, yeni dava konusu önceki dava konusunun yerine geçer ve yine tek bir dava söz konusu olur. Ancak, davacının peşin harç yanında başvuru harcını da yatırarak yeni bir talep de bulunması hallerinde ise dilekçenin bir ek dava dilekçesi olarak nitelendirilmesi mümkündür. Somut olayda davacı ıslah dilekçesi için 06.11.2009 tarihinde nispi, 03.01.2011 tarihinde de başvuru harcını yatırdığıdan bu dilekçenin 03.01.2011 tarihinde açılmış bir ek dava dilekçesi olduğunun kabulü gerekmektedir. Yapılacak iş; öncelikle bilirkişi tarafından belirlenen net 10.961,21 TL'dan ne oranda hakkaniyet indirimi yapıldığı açıklanarak davacının hakettiği fazla çalışma alacağı miktarı tespit edilip davacının dava dilekçesi, ıslah dilekçesi ve ek dava dilekçesindeki toplam talebide gözetilip çıkacak sonuca göre bir karar vermektir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde taraflara ayrı ayrı iadesine, 03.04.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/1761, K. 2013/5510, T. 03.04.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2013-1761-e-2013-5510-k-58ade9be7a07