Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/15765 E. 2013/23308 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/15765
- Karar No
- 2013/23308
- Karar Tarihi
Mahkemesi :İş Mahkemesi Av. ... Dava Türü : Alacak YARGITAY İLAMI Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki itirazlarının reddine 2-Davacı, mikser şoförü olarak 26/07/2008 - 19/05/2011 tarihleri arası sürekli çalıştığını, iş akdinin işveren tarafından haksız ve bildirimsiz olarak sonlandırıldığını, net aylığının 1.250,00 TL olduğunu, haftanın 7 günü sabah saat 06.30'dan akşam en erken saat 22.00'ye kadar çalıştığını, daha erken başladıkları gibi, çok zaman daha geç saatlere kadar çalıştıklarını, dini, milli bayramlarda ve resmi tatillerde çalıştığını, yıllık izinlerinin verilmediğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile diğer işçilik alacaklarının ödetilmesini istemiştir. Davalı, davacının iş akdinin 4857. sayılı İş Yasasının 25/II-e bendi uyarınca haklı nedenle feshedildiğini, dolayısıyla kıdem ve ihbar tazminatı talep edemeyeceğini, imzalı bordrolarda fazla çalışma süresi gösterilen ayların hesaplamada nazara alınmasının gerektiğini, davacının yıllık ücretli izinlerini kullandığını, kullanmadığı kısma tekabül eden 414,95 TL'nin de davacının banka hesabına yatırıldığını, dini ve milli bayramlarda ise işyerinde ya da işyeri adına hiçbir çalışmasının olmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, 19.05.2011 tarihinde davacının beton malzemesini başka bir şirkete sattığı yönünde tutanak düzenlemiş ise de bu hususun soyut iddiadan ibaret kaldığı, herhangi bir soruşturma yapılmadığı ve adli makamlara suç duyurusunda bulunulmadığı hususları da dikkate alındığında davalının iş akdini önceden önel vermek suretiyle ve haklı sebeple feshettiği hususunu ispatlayamadığı kabulü ile kıdem ve ihbar tazminatı ve diğer işçilik alacakları talebinin kabulüne karar verilmiştir. İş sözleşmesinin, işçinin doğruluk ve bağlılığa aykırı söz veya davranışları sebebiyle işverence haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur. 4857 sayılı İş Kanununun 25 inci maddesinin (II) numaralı bendinde, ahlâk ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığı halinde, işverenin iş sözleşmesini haklı fesih imkânının olduğu açıklanmıştır. Yine değinilen bendin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkânı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere yasadaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkânı tanımaktadır. İşçinin eleştiri sınırları içinde kalan söz ve davranışları ise, işverene haklı fesih imkânı vermez. Somut olayda, davacının Eryaman şantiyesinde arta kalan betonları Bulutlar İnş. Ltd. Şti.’ ne sattığına dair tutanak tutulmuş, tutanak tanığı ... “şantiye şefi olduğunu ve davacının araçta kalan betonu başkasına sattığını gördüm iş yerine bildirdim” şeklinde beyanda bulunmuştur. Yapılacak iş o tarihte dava dışı Bulutlar İnş. Ltd. Şti'nin kimden beton satın aldığını sormak bunun karşılığında bir bedel ödenip ödenmediğini tespit etmek, ayrıca firmanın araçları üzerinde araç takip sisteminde (GPRS) o tarihle ilgili inceleme yaptırmak suretiyle tüm delilleri bir arada değerlendirilip sonucuna göre bir karar vermektir. Mahkemece eksik inceleme ve değerlendirmeyle karar verilmiş olması hatalıdır. 3-Davalı taraf davacının fazla mesai alacaklarının ödendiğini savunarak imzalı ücret bordrolarını sunmuş, ücretlerin banka kanalıyla ödendiğini savunmuştur. Dosyaya sunulan imzalı ücret bordrolarında fazla mesai ve ulusal bayram genel tatil tahakkuku olduğu anlaşılmaktadır. Yapılacak iş, ücret bordrolarında fazla mesai ve UBGT ücretlerinin tahakkukları bulunan aylara ilişkin banka kayıtları getirtilerek, bordrolarla banka kayıtlarının karşılaştırılması suretiyle bordrolarda tahakkuk ettirilen fazla mesai ve UBGT ücretleri banka aracılığıyla ödenmişse fazla mesai ve ulusal bayram genel tatil tahakkukları bulunan imzalı ücret bordrolarının olduğu ilgili aylar fazla mesai ve ulusal bayram genel tatil hesabında dışlanarak hesaplama yapılmalıdır. Yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi hatalıdır O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 25.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.