Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/14263 E. 2013/21367 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/14263
- Karar No
- 2013/21367
- Karar Tarihi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı, davalı işyerinde 3.000,00 TL aylık ücret ile pide ustası olarak çalıştığı, ancak ücretlerinin tam olarak ödenmediğinden bahisle ücret alacağının ödetilmesini istemiştir. Davalı, davacının işçi değil işyeri ortaklarından biri olduğunu ve davanın ticaret mahkemesinin görevine girdiğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, davacının iş akdi ile çalıştığı gerekçesiyle davasının kabulüne karar verilmiştir. Uyuşmazlık taraflar arasındaki ilişkinin 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ve bu bağlamda iş mahkemesinin görevi noktasında toplanmaktadır. 4857 sayılı İş Kanununun 1 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince, 4 üncü maddedeki istisnalar dışında kalan bütün işyerlerine, işverenler ile işveren vekillerine ve işçilerine, çalışma konularına bakılmaksızın bu Kanunun uygulanacağı belirtilmiştir. Davanın, İş Kanunu kapsamı dışında kalması halinde, Mahkemenin görevsizliğine ve dosyanın görevli hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekir. Davanın esastan reddi usule aykırıdır. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 1 inci maddesinde iş mahkemelerinin görevi, “İş Kanununa göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya iş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözülmesi” olarak belirlenmiş olmakla, işçi sıfatını taşımayan kişinin talepleriyle ilgili davanın, iş mahkemesi yerine genel görevli mahkemelerde görülmesi gerekir. Türk Ticaret Kanununun 4 ve 5. Maddelerinde ticaret mahkemelerinin hangi davaları bakacağına ilişkin düzenlemede, “Madde 4- (1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava sayılacağı, Madde 5- (1) Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari (Değişik ibare: 26/06/2012-6335 S.K./2.md.) davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevli olduğu bildirilmiştir. Somut olayda, davacının, 3.4.2012 tarihli duruşmadaki beyanında “işyeri ortağı olduğunu, yemeklerin fiyatını, çalışma saatlerini belirleme ve işe alma ve işçi çıkarma yetkilerinin bulunduğunu” bildirmiştir. Bu duruma göre davacı, işyerinde iş akdi ile çalışan işçi değil, işyeri ortağıdır. Taraflar arasında iş ilişkisi bulunmadığına göre, davaya bakmaya iş mahkemesi değil genel hükümlere göre ticaret mahkemesi görevli olduğundan görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 09.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.