Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/12433 E. 2013/21378 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/12433
- Karar No
- 2013/21378
- Karar Tarihi
Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava Türü : Alacak Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2-Davacı, müvekkilinin 09.03.2007-31.07.2011 tarihleri arasında davalı bankada görev yaptığını ve çalıştığı süre içinde, haftalık 45 saat olan yasal çalışma süresinin üstünde çalışmalarının bulunduğunu, hafta tatilinde sık sık mesai yaptığını, ayrıca, görev yaptığı süre zarfında sık sık geçici görevlere gittiğini ileri sürerek fazla çalışma alacağı ile geçici görev harcırahının davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili, davacının gişe personeli olarak çalıştığını, davalı iş yerinde görev harcırahı ve fazla çalışma uygulamasının bulunmadığını, davacının mesai saatleri dahilinde yapması gerekli işlemleri yetiştiremediği için kalmasının fazla mesai olarak nitelendirilemeyeceğini ve cumartesi günleri gişelerin açık olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur. Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır. Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır. İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda da ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır. İş sözleşmelerinde fazla çalışma ücretinin aylık ücrete dahil olduğu yönünde kurallara sınırlı olarak değer verilmelidir. Dairemiz, 270 saatle sınırlı olarak söz konusu hükümlerin geçerli olduğunu kabul etmektedir. Günlük çalışma süresinin 11 saati aşamayacağı Kanunda emredici şekilde düzenlendiğine göre, bu süreyi aşan çalışmaların denkleştirmeye tabi tutulamayacağını ve zamlı ücret ödemesi veya serbest zaman kullanımının söz konusu olacağı kabul edilmelidir. Yine işçilerin gece çalışmaları günde yedibuçuk saati geçemez (m.69/3). Bu hal de günlük çalışmanın, dolayısıyla fazla çalışmanın bir sınırını oluşturur. Gece çalışmaları yönünden haftalık 45 saat olan yasal çalışma sınırı aşılmamış olsa da günde 7.5 saati aşan çalışmalar için fazla çalışma ücreti ödenmelidir. Fazla çalışma yönünden diğer bir yasal sınırlama da, İş Kanunu’nun 41. maddesinde yazılı olan fazla çalışma süresinin toplamı bir yılda ikiyüzyetmiş saatten fazla olamayacağı şeklindeki hükümdür. Ancak bu sınırlamaya rağmen işçinin daha fazla çalıştırılması halinde, bu çalışmalarının karşılığı olan fazla mesai ücretinin de ödenmesi gerektiği açıktır. Yasadaki sınırlama esasen işçiyi korumaya yöneliktir. Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez. Fazla çalışmanın belirlenmesinde 4857 sayılı İş Kanununun 68. maddesi uyarınca ara dinlenme sürelerinin dikkate alınması gerekir. Fazla çalışmaların uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde Yargıtay’ca son yıllarda hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği istikrarlı uygulama halini almıştır. Ancak fazla çalışmanın tanık anlatımları yerine yazılı belgelere ve işveren kayıtlarına dayanması durumunda böyle bir indirime gidilmemektedir. Yapılacak indirim, işçinin çalışma şekline ve işin düzenlenmesine ve hesaplanan fazla çalışma miktarına göre taktir edilmelidir. Hakkın özünü ortadan kaldıracak oranda bir indirime gidilmemelidir. Somut olayda hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı tarafça sunulan e-mailler, dekontlar ve dinlenen tanık beyanları birlikte değerlendirilerek haftanın 5 günü ortalama olarak 09.00 - 19.00 saatleri arasında çalıştığı, günlük 10 saatlik bu zaman diliminde toplam 1 saat ara dinlenmesi kullandığı, ara dinlenmeleri düşüldüğünde, haftalık çalışma süresinin 45 saat olduğu, uygulama ile haftalık 40 saat olarak belirlenmiş olan süre dışında 5 saatlik fazla sürelerle çalışma yaptığı,haftalık çalışma süresine ilaveten ortalama olarak ayda 2 Cumartesi günü de 09.00 -18.00 saatleri arasında çalıştığı, 1 saatlik ara dinlenmesi düşüldüğünde Cumartesi günü çalışma süresinin 8 saat olduğu, bu itibarla, haftalık 45 saat olan yasal çalışma süresinin üstündeki çalışması nedeniyle ayın 2 haftasında 8'er saatlik fazla çalışma yaptığının kabulü ile davacının fazla çalışma alacağı hesaplanmıştır. Dosyada bulunan 09.03.2007 tarihli Hizmet Sözleşmesinde yıllık 270 saate kadar yapılan fazla çalışmanın karşılığı fazla çalışma ücretinin aylık işçilik ücretinin içerisinde olduğu kararlaştırılmıştır. Taraflar arasında fazla çalışmaların aylık ücret içinde ödendiğinin kararlaştırılması durumunda yıllık 270 saatlik fazla çalışma süresinin davacı tarafça ispatlanmış bulunan fazla çalışma sürelerinden indirilmesi gerekir. Ayrıca her ne kadar Mahkemece davacının çalıştığı şubelerde cumartesi çalışmasının bulunup bulunmadığı konusunda araştırma yapılmış ise de yazı yazılan Emniyet Müdürlüklerinin davalı bankadan sormak suretiyle istenilen yazıya cevap verdiği görülmüştür. Bankalarda cumartesi ve pazar günlerinde çalışma yapılması halinde güvenlik açısından önceden ilgili Emniyet birimlerine yazılı olarak bilgi verildiği gözetilerek yapılacak iş davacının çalışma dönemi belirtilmek suretiyle, davacının görev yaptığı banka şubelerinde Cumartesi günleri çalışma yapılıp yapılmadığı hususunun ilgili Emniyet Müdürlüklerinden sorularak, ilgili banka şubesinden bu konuda yazılmış yazı örneklerinin istenerek taraflar arasında imzalanan hizmet sözleşmesinde yer alan fazla mesaiye dair düzenlemeleri de dikkate alarak tüm dosya kapsamındaki delilleri birlikte değerlendirmek ve davacının fazla çalışma alacağı bulunup bulunmadığını belirlemektir. Mahkemece eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 09.12.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.