Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/11910 E. 2013/17742 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/11910
- Karar No
- 2013/17742
- Karar Tarihi
Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava Türü : Alacak YARGITAY İLAMI Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı, davalıya ait işyerinde çalışırken iş sözleşmesinin işverence haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma, yıllık ücretli izin, ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının tahsilini istemiştir. Davalı, davacının dava dışı ... A.Ş. çalışanı olduğunu, husumet itirazında bulunduklarını savunarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, davacının davalı işyerinde 1 yıl 6 ay 6 gün çalıştığı, iş akdinin işveren tarafından haksız olarak feshedildiği, davacının fazla çalışması olup genel tatil ücreti alacaklısı olduğu, yıllık izinlerini kullandığı, kıdem ve ihbar tazminatı talebinin haklı olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 7 nci maddesinde, iş mahkemelerinde sözlü yargılama usulü uygulanır. Ancak 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 447 inci maddesi ile sözlü yargılama usulü kaldırılmış, aynı yasanın 316 ve devamı maddeleri gereğince iş davaları için basit yargılama usulü benimsenmiştir. HMK'nun 177. maddesinde ıslahın tahkikatı sona ermesine kadar yazılı veya sözlü olarak yapılabileceği, karşı taraf duruşmada hazır değilse veya ıslah talebi duruşma dışında yapılıyorsa, bu yazılı talep veya tutanak örneğinin haber vermek amacıyla karşı tarafa bildirileceği belirtilmiştir. Somut olayda, davacı taraf davasını ıslah etmiş ise de, ıslah dikçesinin davalı tarafa tebliğ edildiğine dair bir belgeye dosyada rastlanmadığı gibi duruşma zabıtlarında da buna dair bir açıklamada bulunulmadığı görülmektedir. Islah dilekçesi davalı tarafa tebliğ edilmeden karar verilmiş olması hatalı olup, hüküm bu yönüyle bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine 30.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.