Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2023/115 E. 2024/7695 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/115
- Karar No
- 2024/7695
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1896 E., 2022/1427 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve infaz nedeniyle 300.000,00 TL maddi ve 300.000,00 TL manevi tazminatın yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 49.980,21 TL maddi, 135.000,00 manevi tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının, davacının ilk olarak 27.04.2009-30.04.2009 tarihleri arasında gözaltında kaldığı, daha sonra 25.09.2013-31.05.2017 tarihleri arasında hapis cezasını infaz ettiği, bu itibarla her bir dönem bakımından ayrı maddi tazminat belirlenerek, maddi tazminata ilişkin faiz başlangıç tarihlerinin davacı vekili tarafından 14.10.2021 tarihinde dosyaya sunulan ıslah dilekçesi doğrultusunda ilgili oldukları dönemden itibaren başlatılması gerektiği, öte yandan manevi tazminat ıslah yoluyla genişletilemeyeceğinden, manevi tazminat yönünden faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olarak belirlenmesinin isabetli olduğunun kabulü ile hüküm fıkrasından maddi tazminata ilişkin kısım çıkarılarak yerine davacının 27.04.2009-30.04.2009 tarihleri arasında gözaltında geçirdiği 3 günlük süreye ilişkin olarak belirlenen 52,71 TL maddi tazminatın gözaltı tarihi olan 27.04.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, 25.09.2013-31.05.2017 tarihleri arasında hükümlü olarak geçirdiği 1344 günlük süreye ilişkin olarak belirlenen 49.927,50 TL maddi tazminatın davacının cezaevine giriş tarihi olan 25.09.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ibarelerinin eklenmesi suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; ıslah talebinin manevi tazminatın artırılmasına yönelik olmayıp, maddi ve manevi tazminatın faiz başlangıç tarihine ilişkin olduğuna, hükmedilen maddi ve manevi tazminatın eksik olduğuna, manevi tazminat bakımından faiz başlangıç tarihlerinin iki ayrı dönemde gözaltı ve infaz başlangıç tarihi olarak belirlenmesi gerektiğine, davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın reddi gerektiğine, hükmedilen tazminat miktarlarının fahiş olduğun, vekalet ücretinin fazla olduğuna ve reddedilen kısım üzerinden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Gaziantep 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2020/43 Esas-2020/189 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, yeniden yargılama öncesi davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 27.04.2009-30.04.2009 tarihleri arasında 3 gün gözaltında kaldığı, Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/64 Esas sayılı dosyası nezdinde yapılan yargılama sonunda mahkumiyetine karar verildiği, kararın Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 10.07.2013 tarihli ve 2013/4420 Esas- 2013/10244 Karar sayılı ilamı ile onanarak bu tarih itibariyle kesinleştiği, davacının kesinleşen mahkumiyet hükmü sebebiyle 25.09.2013-31.05.2017 tarihleri arasında 1344 gün infaz gördüğü, akabinde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Yargıtay 9. Ceza Dairesi ilamına itiraz edilmesi üzerine anılan ilama ilişkin Yargıtay 16. Ceza Dairesinin yapmış olduğu inceleme neticesinde 17.06.2019 tarihinde itirazın kabulüne karar verilerek yeniden yargılama yapılması adına dosyanın mahalline gönderildiği, netice itibariyle tazminat talebinin dayanağı olan dosya kapsamında yapılan yargılama sonunda davacının beraatine karar verildiği, beraat kararının 13.11.2020 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen kararın davacıya tebliğ edilmediği, gözaltı ve hükümlülük tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, hükümlülük süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin ve davalı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 1- Dosya kapsamında yapılan inceleme neticesinde, davacı hakkında uygulanan gözaltı tebdirine ilişkin bilgi ve belgelere rastlanılmadığı anlaşılmakla, tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında davacı hakkındaki belirtilen döneme ilişkin gözaltı giriş ve çıkış evraklarının, Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde onaylı birer sureti ilgili ceza mahkemesinden temin edilip dosya içine alınarak bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2-Davacının dava dilekçesinde tarih belirtmeksizin faiz talebinde bulunduğu ancak 14.10.2021 tarihinde davacı vekilinin dosyaya sunduğu dilekçe ile hükmedilecek maddi ve manevi tazminat bakımından gözaltı dönemi için gözaltı tarihinden, hükümlülükte geçen süre bakımından ise infazın başladığı tarihten itibaren faiz işletilmesi yönünde ıslah talebinde bulunduğu, İlk Derece Mahkemesince ıslah talebi doğrultusunda herhangi bir işlem yapılmaksızın faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olarak belirlendiği, Bölge Adliye Mahkemesince ise maddi tazminata ilişkin faiz başlangıç tarihinin ıslah doğrultusunda değiştirildiği, manevi tazminatın ise ıslah yoluyla genişletilemeyeceği şeklindeki kuralın faiz başlangıç tarihine de sirayet ettirildiği ancak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 177/2. maddesindeki "Islah, sözlü veya yazılı olarak yapılabilir. Karşı taraf duruşmada hazır değilse veya ıslah talebi duruşma dışında yapılıyorsa, bu yazılı talep veya tutanak örneği, haber vermek amacıyla karşı tarafa bildirilir." şeklindeki emredici hüküm karşısında, öncelikle ıslah talebine ilişkin talebin davalı tarafa tebliğ edilmesi gerektiği gözetilmeden ıslah talebinin usule aykırı şekilde kısmen kabulüne karar verilmesi, Kabule göre de; 1-25.09.2013-31.05.2017 tarih aralığını kapsayan maddi tazminatın, davacının hükümlülükte geçirdiği döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplanan "47.278,50" TL yerine, bu miktarın üstünde kalacak şekilde "49.927,50" TL olarak tayin edilmesi suretiyle, davacı lehine fazla maddi tazminata hükmolunması, 2-Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, iki dönem halinde makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, tek dönem halinde, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,17.12.2024 tarihinde karar verildi.