Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/10686 E. 2013/18635 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/10686
Karar No
2013/18635
Karar Tarihi

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi Dava Türü : Alacak

YARGITAY İLAMI

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı vekili, müvekkilinin 6 seneden bu yana sigortasız çalıştığını, hem odun kıyma makinesi ile odunları kesip. gece ise bekçilik yaptığını, 2008 yılı Ekim ve 2009 yılı Kasım ayları arası 14 ay ücretini alamadığını belirterek ücret alacağını talep etmiştir. Davalı şirket, davacının 2009 Haziran ve Ağustos veya Eylül ayına kadar olan sürede bıçkıda iş olduğunda parça başı ücret karşılığında çalıştığı ve ücretini hemen aldığını, davacının 2009 Ağustos veya Eylül ayında ameliyat olduğunu bu tarihten sonra çalışmasının olmadığını, davacının ekonomik durumu iyi olmadığı için şirkette kaldığını, işyerinde 2009 yılı 9. aydan sonra herhangi bir işin olmadığını savunarak davanın reddini savunmuştur. Mahkemece toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre davacının davalıya ait işyerinin fiilen çalıştığı dönemde bizzat bıçkıda çalışarak fiilen çalışma yapmadığı dönemde ise işyerinde yatılı olarak kalarak da bekçilik yaptığı ve yine işverence gönderilen müşterilere sipariş üzerine mal vermek suretiyle davalının hizmetinde çalıştığı kabul edilerek davacının 14 aylık ücret alacağının kabulüne karar verilmiştir. İşçi ücretlerinin ödenmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. 4857 sayılı İş Kanununun 37'nci maddesine göre, işçiye ücretin elden ya da banka kanalıyla ödenmesi durumunda, ücret hesabını gösteren imzalı ve işyerinin özel işaretini taşıyan “ücret hesap pusulası” verilmesi zorunludur. Uygulamada çoğunlukla “ücret bordrosu” adı altında belgeler düzenlenmekte ve periyodik ödemelerde işçinin imzası alınmaktadır. Banka aracılığı ile yapılan ödemelerde banka kayıtları da ödemeyi gösteren belge niteliğindedir. Ücretin ödendiğinin ispatı işverene aittir. Bu konuda işçinin imzasını taşıyan bir ödeme belgesi yeterli ise de, para borcu olan ücretin ödendiğinin tanıkla ispatı mümkün değildir. Uzun süre ücretlerinin ödenmediği iddiası karşısında, işverence cevap dilekçesinde dayanılmak kaydıyla yemin teklifi hakkının olduğu hatırlatılmalı ve gerekirse bu yönde usulü işlemler tamamlandıktan sonra sonuca gidilmelidir. Dairemizce, çok uzun süre ücret ödenmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu belirtilerek, hakimce resen yemin teklifinde bulunulabileceği de kabul edilmektedir. Somut olayda davacı davalı işyerinde hem odun kıyma makinesinde işçi hem de geceleri bekçilik yaptığını ancak 2008 yılı Ekim- 2009 Kasım ayları arası 14 aylık ücretinin ödenmediğini belirterek ücret alacağının kabulünü talep etmiştir. Davalı davacının 2009 yılı Haziran-Eylül arası çalışmasının olduğunu ve ücretini ise parça başı ücret olarak aldığını beyan etmiştir. Davacı tanıkları davacının yaklaşık 2 yıl kadar işyerinde kaldığını, ancak aradaki ilişkinin ne olduğunu bilmediklerini beyan etmişlerdir. Davalı tanıklarından ..., davacının 2009 yılı Nisan-Haziran ayları arası bıçkı ustası olarak çalıştığını, ... ise 4-5 ay süre birlikte çalıştıklarını, ... Eroğlu ise davalının davacıyı 2009 yılının Nisan ayında iş yerinde çalıştırmak üzere getirdiğini beyan etmişlerdir. Dosyaya sunulan elektrik kurumu yazısına göre ise de işyerinde 17.09.2009 tarihinden itibaren elektrik kesintisi gerçekleştirilmiştir. Davacının çalıştığını iddia ettiği dönem için hiçbir şekilde sigortalı çalışması bulunmamaktadır. Tüm dosya kapsamı ve toplanan delillere göre davacı 14 aylık sürenin tamamında işyerinde çalıştığını ispatlayamamıştır. Zira davacı tanıkları dahi davacının işyerinde tam olarak ne iş yaptığını belirtmemişlerdir. Ancak davalı tanık anlatımlarına göre ise davacının işyerinde 2009 yılı Nisan ve Eylül ayları arasında çalıştığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle davacının çalışma süresi açısından sadece 2009 Nisan ve Eylül ayları arası çalışma yaptığının kabul edilmesi gerekecektir. Hal böyle olunca davacının 14 ay boyunca işyerinde çalıştığı ve ücretinin ödenmediğinin kabulü hatalı olmuştur. Mahkemece yapılması gereken davacının 2009 yılı Nisan ve Eylül ayları arası işyerinde çalıştığı anlaşıldığından bu aylara ilişkin ücretini hesaplayıp hüküm altına almaktır. Mahkemece bu husus yerine getirilmeksizin eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalı tarafa iadesine, 07.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/10686, K. 2013/18635, T. 07.11.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2013-10686-e-2013-18635-k-ca2e063d3549