Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/10236 E. 2013/11503 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/10236
Karar No
2013/11503
Karar Tarihi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı vekili, davalı vakfın başkanının baskısıyla istifa dilekçesi verdiğini, istifanın geçerli olmadığını, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haklı ya da geçerli neden olmaksızın feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğinin tespitine, işe iadesine, işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücretine ve diğer haklara karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, iş sözleşmesinin davacı işçinin istifa etmesi nedeniyle sonlandığını savunarak davanın reddini istemişlerdir. Mahkemece, davacının istifa dilekçesini herhangi bir zora ve baskıya dayanmaksızın verdiğini, istifa dilekçesi ile davacı ve davalı arasındaki iş sözleşmesinin son bulduğu gerekçesiyle işe iade ve işçi alacakları taleplerinin ayrı ayrı reddine şeklinde karar verilmiştir. HMK'nun 167. (HUMK'nun 46) maddesinde mahkemenin yargılamanın iyi bir şekilde yürütülmesini sağlamak için, birlikte açılmış veya sonradan bildirilmiş davaların ayrılmasına, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden karar verebileceği, bu durumda mahkemenin ayrılmasına karar verilen davalara bakmaya devam edeceği 4857 sayılı Yasanın 20.maddesinde işçinin fesih bildiriminin tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde İş Mahkemesinde dava açabileceği davanın seri (HMK'nun 447.maddesine göre basit yargılama usulü) usulüne göre iki ay içinde sonuçlandırılacağı, mahkemece verilen kararın temyiz halinde Yargıtay'ın bir ay içinde kesin olarak karar vereceği bildirilmiştir. Feshin geçersizliği ve işe iade isteminin mahkemece iki ay içinde sonuçlandırılması ve Yargıtay'ca bir ay içinde kesin olarak karar verilmesi gerekliliği bu istem ile birlikte kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin ve işçilik alacaklarının aynı davada birlikte veya terditli olarak istenmesi olanağını ortadan kaldırmaktadır. Esasen işçinin açmış olduğu işe iade davasında ihbar ve kıdem tazminatı ile yıllık ücretli izin alacağını talep etmesi de çelişki oluşturur. Bir yandan feshin geçersizliği ve işe iade talep edilirken, diğer yandan feshin sonucuna bağlı tazminatların ve alacağın istenmesi doğru olmaz. Bu nedenle işe iadeyle birlikte veya terditli olarak diğer işçilik haklarının da dava edildiği hallerde bu davaların ayrılmasına karar verilerek yargılama yapılmalıdır. Yapılacak iş; bu alacaklara ilişkin davanın feshin geçersizliği ve işe iade istemine ilişkin davadan tefrik edilerek ayrı esasa kaydetmek; feshe bağlı ihbar ve kıdem tazminatı alacağını feshin geçersizliği ile ilgili davanın sonucuna bağlı tutmak ve feshin geçersizliği ve işe iade davasını bu istekler yönünden bekletici mesele yapmaktır. Mahkemece kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin ve diğer işçilik alacaklarına ilişkin dava tefrik edilmeden yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.Kaldı ki dosya kapsamından davacı tarafından usulüne uygun bir şekilde işçilik alacakları talebi olmadığı halde mahkemece bu yönde de esastan karar verilmesi de isabetsizdir. O halde davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 19.06.2013 gününde oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/10236, K. 2013/11503, T. 19.06.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2013-10236-e-2013-11503-k-d606412f1a70