Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2012/226 E. 2012/2493 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/226
Karar No
2012/2493
Karar Tarihi

Hasımsız olarak görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava, mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece miras bırakan ile davacı arasında soybağının kurulamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç doğru olmadığı gibi hükmün gerekçesi de yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir. 4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun 575. maddesi hükmüne göre miras ölümle açıldığı gibi aynı kanunun 30.maddesi hükmüne göre de doğum ve ölüm, nüfus sicilindeki kayıtlarla ispat olunabileceği, nüfus kütüklerinde kayıt bulunmaması veya bulunan kaydın doğru olmadığının anlaşılması halinde, gerçek durumun her türlü delille kanıtlanması mümkün olduğu düzenlenmiştir. Hukukumuzda çekişmeli yargıya tabi davalarda taraflarca hazırlama ilkesi geçerli olup, hakim tarafların talepleri ile bağlıdır. Hakim, talepte bulunan tarafların iddia ettiği olaylar ve ileri sürdüğü deliller ile yetinerek karar vermek zorundadır. Çekişmesiz yargıya tabi davalarda ise re’sen araştırma prensibi egemendir. Hasımsız açılan ve çekişmesiz yargıya tabi olan davalarda verilen kararlar kesin hüküm teşkil etmediği gibi bu kararlar açılacak bir iptal davası sonucunda değiştirilebilir veya ortadan kaldırılabilir. Bu olgu gözetildiğinde miras bırakanın nüfusa kayıtlı olmaması başlı başına soybağının kurulamadığı sonucunu doğurmayacağı, dolayısıyla da davanın reddini gerektirmeyeceği kuşkusuzdur. Somut olaya gelince; davacı annesi ...'nin anneannesi ... ve dedesi İsmail'in mirasçılık belgesini istediği, miras bırakanlar ... ve İsmail'in İstanbul, Küçükçekmece, ... Mahallesi cilt 9 hane 302 de kayıtlı davacının anneannesi 1919 doğumlu ...'nin annesi ve .../. 2012/226-2493 S.2 babası olarak nüfus kayıtlarında göründüğü, geride kızı ..., onun da 20.02.1982 tarihinde ölümü ile çocukları ..., ..., ..., ..., Naim, ..., ..., ... ve davacının annesi 1932 doğumlu ...'nin kaldığı, davacı ile miras bırakan ... ve İsmail arasında nüfus kayıtlarına göre soybağı ilişkisinin kurulduğu anlaşılmıştır. Ne var ki dosya kapsamından miras bırakan ... ve İsmail'in hangi tarihlerde öldüğü, ölüm tarihinin 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi'nden önce mi yoksa sonra mı olduğu mirasın hangi kanun hükümlerine tabi olduğu belirlenememektedir. Hal öyle olunca mahkemece davacı tarafa miras bırakanın ölüm tarihini ispat için tanık dahil tüm delilleri sorulup saptanmalı, bu tür davaların resen araştırma prensibine tabi olduğuda dikkate alınarak miras bırakanların ölüm tarihlerinin tespiti için gerekirse zabıta araştırması yapılarak ölüm tarihi duraksamasız belirlendikten sonra ölüm tarihindeki hükümlere göre mirasçılık belgesi verilmelidir. Mahkemece yukarıdaki hukuki olgular gözardı edilerek eksik araştırma, soruşturma ve yersiz gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi isabetsiz, davacının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, 05.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2012/226, K. 2012/2493, T. 05.04.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2012-226-e-2012-2493-k-b90731dda13b