Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2012/162 E. 2012/2497 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/162
Karar No
2012/2497
Karar Tarihi

Hasımsız olarak görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava, mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de, varılan sonuç davanın niteliğine, toplanan delillere ve yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 598. maddesinde başvurusu üzerine yasal mirasçı oldukları belirlenenlere, Sulh Mahkemesince mirasçılık sıfatlarını gösteren bir belge verileceği açıklanmıştır. Bu yasal düzenleme karşısında bir kimsenin ölümü ile geride bıraktığı mirasçılarını ve miras paylarını gösteren mirasçılık belgesinin verilmesi istemiyle dava açma ... kural olarak o kişinin mirasçılarına aittir. Mahkemelerce yetki verilmiş olması koşuluyla mirasçı sıfatı bulunmayan kişilerin de bu tür davaları açabilecekleri, bunlar dışındaki kişilerce açılacak davaların ise esasa girilmeden aktif husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği kuşkusuzdur. Öte yandan mirastan çıkarma ve yoksunluk sebeplerinin gerçekleşmesi ya da mirasın reddi veya mirastan feragat edilmiş olması ilgili kişinin mirasçılık belgesinde mirasçı olarak gösterilmesine ve kendisine mirastan pay verilmesine engel bir neden değildir. Ne var ki, bu olguların hukuki sonuçlarının terekenin bölüştürülmesi sırasında gözetileceğinin hüküm yerinde gösterilmesi gerekir. Somut olaya gelince; dosya içeriğinde mevcut nüfus kayıtlarından miras bırakan ... ...’ın 27.11.2010 tarihinde evli ve çocuklu iken öldüğü, kayden bekar görünen davacı ... ... ile evliliğinin bulunmadığı, miras bırakanın davacıdan olma çocukları olduğu anlaşılan ... ve Onur ...’ın babaları hanesinde nüfusa kayıtlı oldukları, 2012/162-2012/2497 S.2 başkası ile evli iken öldüğü anlaşılan miras bırakanın ve evlilik nedeniyle kaydı kapatılmış olan kızı ... ...’ın evlilik kayıtlarının getirtilmediği, aynı mahkemenin 2011/69 esas sayılı dosyasında miras bırakanın çocuklarından evlenerek ... soyadını aldığı anlaşılan ...’nın mirası reddetmiş olduğu anlaşılmaktadır. Davacı ... ... davayı kendi adına açmıştır. Miras bırakan ile resmi evliliği bulunmadığına göre mirasçı olamayacağı ve mirasçı sıfatına dayanarak dava açamayacağı, başka bir mahkemece verilen yetki belgesine de dayanmama nedeniyle böyle bir davayı açma ... bulunmadığı kuşkusuzdur. Davacının mirasçı sıfatı bulunan çocukların annesi olması da bu olguyu değiştirmez. Hal böyle olunca davanın aktif husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken davanın esasına girilerek eksik araştırma ve soruşturma ile hüküm verilmesi isabetsiz olduğu gibi, kabule göre de hükmün sonuç bölümünde yasal mirasçılar gösterildikten sonra, mirasçılardan ... (...)'ın mahkemenin 2011/69-67 E.K. Sayılı kararı ile mirası reddettiği ve reddin hukuki sonuçlarının mirasın tasfiyesi sırasında dikkate alınacağının belirtilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması dahi isabetsiz, davacı ... ...’ın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine 05.04.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2012/162, K. 2012/2497, T. 05.04.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2012-162-e-2012-2497-k-275a552eaac6