Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2026/1515 E. 2026/6700 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2026/1515
Karar No
2026/6700
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SAYISI : 2025/36 E., 2025/257 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, eşya müsaderesi İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Yargıtay 7. Ceza Dairesinin, 06.05.2025 tarihli ve 2025/36 Esas, 2025/257 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.05.2026 tarihli ve KD - 2025/103402 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İTİRAZ A. İtiraz Sebepleri Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu; daha önce Yargıtay tarafından bozulmuş bulunan dosyada, İlk Derece Mahkemesince bozma sonrasında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı başvurulacak kanun yolunun istinaf olduğu ve kararın temyizen incelenemeyeceğinden bahisle, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 21.01.2026 tarihli ve 2025/5736 Esas, 2026/527 Karar sayılı kararının kaldırılması ve dosyanın mahalline iadesi talebine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Suça sürüklenen çocuk ... hakkında Ankara 1. Çocuk Mahkemesinin 10.02.2022 tarihli ve 2021/18 Esas, 2022/98 Karar sayılı hükmünün temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 22.10.2024 tarihli ve 2023/8300 Esas, 2024/9224 Karar sayılı ilâmı ile bozulmasına karar verilmiş, bozma sonrasında Ankara 1. Çocuk Mahkemesinin 06.05.2025 tarihli ve 2025/36 Esas, 2025/257 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, anılan kararın katılan ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 21.01.2026 tarihli ve 2025/5736 Esas, 2026/527 Karar sayılı ilâmı ile hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.

Yapılan yeniden incelemede; Yargıtay Yüksek Ceza Genel Kurulunun, 08.10.2025 tarihli ve 2025/169 Esas; 2025/381 Karar sayılı ilâmında da ayrıntılarına değinildiği üzere;

Bölge adliye mahkemelerinin 20.07.2016 tarihinden sonra göreve başlaması nedeniyle 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un "Temyiz ve karar düzeltme" başlıklı 8/1. maddesinde; "Bölge adliye mahkemelerinin, 26.09.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un geçici 2. maddesi uyarınca Resmî Gazete'de ilân edilecek göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 322. maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ilâ 326. maddeleri uygulanır." hükmüne yer verilmek suretiyle bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihi olan 20.07.2016 tarihinden önce verilen kararlar hakkında kesinleşinceye kadar 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun), bu tarihten sonra verilen kararlar hakkında ise 5271 sayılı Kanun'un temyize ilişkin hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüştür.

Kanun koyucu tarafından, bölge adliye mahkemelerinin göreve başladığı 20.07.2016 tarihinden önce verilerek temyiz incelemesinden geçen kararlar hakkında kesinleşinceye kadar 1412 sayılı Kanun'un, bu tarihten sonra verilen kararlar hakkında ise 5271 sayılı Kanun'un temyize ilişkin hükümlerinin uygulanacağı şeklindeki düzenleme yoluyla bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce karar verilen hallerde kesinleşmeye kadar başvurulacak kanun yolunun istinaf değil, temyiz kanun yolu olduğuna işaret edilmiştir.

Kanun koyucunun düzenlemeye ilişkin ortaya koyduğu iradede, doğrudan temyiz incelemesine imkân sağlanarak kanun yolu incelemesinin makul sürede sonuçlandırılmak istendiği de açıktır. Yine istinaf başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesi tarafından kesinlik sınırları içinde kalacak şekilde hüküm kurulmasının da mümkün olması karşısında bahse konu karara karşı temyiz denetim yolunun kapalı olması daha önce bu hakkı elinde bulunduran taraflar yönünden aleyhe bir durum yaratacağından kazanılmış hakların korunması ilkesini de barındıran hukukî güvenlik ilkesine aykırı bir durum yaratacaktır.

Bu suretle; 5271 sayılı Kanun'un 12. maddesindeki değişikliklere ilişkin, aynı Kanun'a eklenen geçici 6/2-b-c madde ve fıkralarındaki; "b) 1/6/2024 tarihinden önce verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları hakkında itiraz kanun yolunun uygulanmasına devam olunur. Bu itirazlar, bu maddeyi ihdas eden Kanunla 231 inci maddenin onikinci fıkrasında yapılan değişiklikten önceki hükümlere göre sonuçlandırılır. c) 1/6/2024 tarihinden önce verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarıyla ilgili olarak 231 inci maddenin onbirinci fıkrası gereğince hükmün açıklanması veya yeniden kurulması hâlinde, bu maddeyi ihdas eden Kanunla 231 inci maddenin onbirinci fıkrasında yapılan değişiklikten önceki kanun yoluna ilişkin hükümler uygulanır." şeklindeki düzenlemeler de göz önüne alındığında, belirtilen tüm bu gerekçeler ve bahse konu dosyaya dair Dairemizin 21.01.2026 tarihli ve 2025/5736 Esas, 2026/527 Karar sayılı kararında isabetsizlik görülmemiştir

II. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı yerinde görülmediğinden REDDİNE, Dosyanın, 5271 sayılı Kanun'un 308/3. maddesi uyarınca itiraz incelemesinin yapılması için Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE, 09.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2026/1515, K. 2026/6700, T. 09.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2026-1515-e-2026-6700-k-cebd899cdb4e