Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2026/1017 E. 2026/5424 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/1017
- Karar No
- 2026/5424
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1131 E., 2025/2544 K. SUÇ : 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : İlk Derece Mahkemesinin, sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararı kaldırılarak sanığın 5411 sayılı Kanun uyarınca mahkûmiyeti; sanıklar ... ve ... hakkında 5411 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan verilen mahkûmiyet kararları kaldırılarak sanıkların 5411 sayılı Kanun uyarınca mahkûmiyetleri ... müdafi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması
Sanık ...'in 17.03.20 26... .04.2026, sanık ...'nın 31.12.2025 havale tarihli dilekçeleri ile temyizden feragat ettikleri anlaşılmakla, katılan banka vekilinin ve sanık ... müdafiin temyiz taleplerine hasren inceleme yapılmış, katılan banka vekilinin temyiz isteminin sanıklar ..., ... ve ... hakkında banka zimmeti suçuna ilişkin hükümlerle sınırlı olduğu anlaşılmıştır. Sanıklar hakkında verilen kararların temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece İlk Derece Mahkemesi tarafından sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan açılan dava hakkında atılı suçu işlediğinin sabit olmadığından bahisle beraat kararı; sanıklar ... ve ... hakkında banka zimmeti suçunun unsurlarının oluştuğundan bahisle mahkûmiyet kararları verildiği anlaşılmıştır.
B. İstinaf Aşaması İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan banka vekilinin, o yer Cumhuriyet savcısının, sanık ... müdafiin, sanık ... müdafiin, inceleme dışı sanık ... müdafiin ve inceleme dışı sanık ... müdafiin istinaf başvuruları üzerine duruşmalı yapılan yargılamada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından İlk Derece Mahkemesinin, sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararı kaldırılarak sanığın 5411 sayılı Bankacılık Kanunu (5411 sayılı Kanun) uyarınca mahkûmiyetine, sanıklar ... ve ... hakkında 5411 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan verilen mahkûmiyet kararları kaldırılarak sanıkların 5411 sayılı Kanun uyarınca mahkûmiyetlerine karar verildiği anlaşılmıştır.
II.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Katılan banka vekilinin temyiz sebepleri; sanıklar ..., ... ve ... hakkında banka zimmeti suçundan verilen hükümlerin hukuka aykırı olduğuna, sanıklar hakkında 5411 sayılı Kanun'un 160/2 maddesi uyarınca kurulan hükümlerin alt sınırdan kurulmaması gerektiğine, bu üç sanık hakkında indirim hükümlerinin uygulanamayacağına, belirtilen gerekçelerle kararın bu üç sanık yönünden bozulması gerektiğine ilişkindir.
2.Sanık ... müdafiin temyiz sebepleri; ... tarafından yapılması gereken yazılı başvuru koşulunun gerçekleşmediğine, sanığın yardım eden sıfatı bulunmadığına, sanığa atfedilecek somut bir delil bulunmadığına, sanığın maddi bir menfaat temin etmediğine ve kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.5411 sayılı Kanun'un 162. maddesinde yer alan, "Bu Kanunda belirtilen suçlara ilişkin soruşturma ve kovuşturma yapılması, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu veya Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu Kurulu tarafından Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı başvuruda bulunulmasına bağlıdır. Bu başvuru muhakeme şartı niteliğindedir." şeklindeki düzenleme gereğince, bu suçla ilgili soruşturma ve kovuşturma yapılması kurum tarafından yazılı başvuruda bulunulması şartına bağlanmış olup, bu şart muhakeme şartı niteliğindedir. Katılan bankanın şikâyet dilekçesinin 04.04.2012 tarihli olduğu, dosyada mevcut Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.01.2012 tarihli ve 2012/74 sayılı ana iddianamesinin ve yine Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.02.2012 tarihli ve 2012/173 sayılı birleşen davaya konu iddianamesinin katılan bankanın şikâyet dilekçesinden önce düzenlenmiş oldukları ancak dosya kapsamına göre Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.07.2013 tarihli ve 2013/842 sayılı iddianamesi ile sanıklar ..., ... ve ... hakkında bankacılık zimmeti suçundan açılan ve birleştirilen davada, ilgili bankanın veya Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun da herhangi bir şikâyeti ve yazılı başvurusu bulunmadığından muhakeme şartının gerçekleşmediği gözetilerek, sanıklar hakkında düzenlenen 05.07.2013 tarihli iddianameye konu bankacılık zimmetine ilişkin eylemler ve sanıklar yönüyle de ... Bank A.Ş. veya Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun yazılı başvuruda bulunup bulunmayacağı sorularak sonucuna göre karar verilmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm tesisi,
2.Banka zimmeti suçunun özgü suç olması nedeniyle banka görevlileri tarafından işlenebileceği, bu suçun işlenmesine iştirak eden diğer kişilerin ise 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 40/2. maddesi uyarınca, azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulabilecekleri hususu gözetildiğinde; Dosyada mevcut banka soruşturma raporu içeriği, yine adlarına usulsüz kredi tesis edilen şahısların beyanlarında, sanık ...'in kendilerine kredi çıkartılabileceği şeklinde telkinde bulunduğunun, sanığın mudileri diğer sanıklar ... ile birlikte banka şubesine yönlendirdiğinin, şubede bir kısım kredi işlemleri sırasında bizzat bulunduğunun ve bazı gerçeğe aykırı belgelerin sanık ... tarafından bizzat hazırlanarak sanık ...'ya ve/veya sanık ...'e teslim edildiğinin, kredilerin akıbeti konusunda bilgi sahibi olduğunun açık bir biçimde belirtilmesi ve tüm dosya kapsamına göre yapılan değerlendirme karşısında sanığın, 5237 sayılı Kanun'un 38/1. maddesi gereği azmettiren olarak eylemlere iştirak ettiği gözetilmeden, bankacılık zimmeti suçunun işlenmesine yardım eden olarak kabul edilmesi suretiyle eksik ceza tayini,
3.Her ne kadar adına usulsüz kredi tesis edilen mudi ... yönünden sanıklar ...'in ve ...'nın eylemlerinin, ...'ın bankada mevcut kartonetteki imzası ile dekonta atılan imza mukayese edildiğinde ilk bakışta ve basit bir inceleme ile aldatıcı nitelikte olduğu anlaşıldığından bahisle nitelikli banka zimmetine konu olduğu kabul edilmiş ise de gerek ...'ın "...önceden tanıdığım ... bana sanık ... için para lazım olduğunu, kredi çekmek istediğini söyledi. Ben de benim ...'a ve ...'a kredi borcum var, bana kredi vermezler dedim. Sonra yanıma ... ve tanımadığım bir kişi geldiler yine onlara aynı şeyi söylediğimde “biz hallederiz” dediler. Daha sonra hep birlikte ... Sanayi Şubesi'ne gittik, ..., ... ve tanımadığım bir bey daha vardı, yani 4 kişi gittik. Orada bana imza attırdılar, ben otururken kredi onaylandı dediler ve çekilen kredi miktarı 10.000,00 TL. idi. Ben 10.000,00 TL.yi hiç görmedim. Benim hesabıma aktarılmış değildir, benim elime bu para verilmiş değildir." şeklindeki beyanı gerek Dairemizce bizzat imzalı belgeler üzerinde yapılan tahkikat ve inceleme sonucu, imzaların ...'ın elinden çıkmış olduğu ve tediye fişine mudi yerine sahte imzalar atılmak suretiyle gerçekleştirilen bir işlem bulunmadığı anlaşılmakla eylemin basit zimmet kapsamında değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde nitelikli zimmet olduğunun kabul edilmesi, Kabule göre de; İlk Derece Mahkemesi yargılaması için hükmedilmesi gereken nispî vekâlet ücretinin 24.975,10 TL, maktû vekâlet ücretinin ise 17.400,00 TL olduğu anlaşılmakla, hükmün bu fıkrası için yalnızca 24.975,10 TL nispî vekalet ücretinin her üç sanıktan eşit olarak tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuştur.
III.KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan banka vekilinin ve sanık ... müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA, kararın niteliğine ve tutuklulukta geçen süreye göre sanıklar ...'in ve ...'nın tutukluluk hallerinin devamına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesinin (b) bendi uyarınca takdiren Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.04.2026 tarihinde karar verildi.
KISMİ KARŞI DÜŞÜNCE
Sayın çoğunluk ile aramızdaki uyuşmazlık; katılan bankanın 02.06.2025 tarihli yazısında yer verilen ikinci gruptaki müşterilerden ..., ... ve ... dışındaki müşteriler adına çekilen diğer kredi işlemlerine ilişkin sanıkların eylemini basit zimmet suçu kapsamında kabüle ilişkin dayanak olan deliller gösterilip tartışılmadan yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması hususuna ilişkindir. Bilirkişi raporlarında, 107 adet kredi sözleşmesinin bir kısmının dava dosyasında bulunmadığı, bir kısım kredi sözleşmelerinde ise ödeme dekontları ile havale işlemlerine ilişkin talimat evraklarının bulunmadığı tespit edilmiştir. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesince, adli emanetten getirtilen evraklar arasında ve dava dosyasında bulunmadığı tespit edilen ..., ... İnşaat Turizm ve Sanayi Limited Şirketi, ...'e kullandırılan kredi sözleşmeleri, kredi ödeme dekontları, kredi havale talimatlarına ilişkin evrakların asılları veya onaylı örnekleri ile, Yine dosyada mevcut kredi sözleşmeleri ekinde, ödeme dekontları ile havale talimat evraklarının (formlarının) bulunmadığı ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'ın kullandıkları kredilere ilişkin ödeme dekontları ile havale işlemlerine ilişkin talimat evrakları katılan bankadan istenilmiştir. Katılan Bankanın 02.06.2025 tarihli yazısında ise; müzekkerede ismi geçen ilk 40 müşteriye ilişkin talep edilen kredi sözleşmelerinin bir kısmının aslı, bir kısmının da imajı bulunduğu, ikinci gruptaki müşterilere ilişkin talep edilen kredi ödeme dekontları ile kredi havale talimatlarının banka arşivinde araştırıldığı, ödeme veya para transfer işlemleri 2007 - 2009 yılları arasında gerçekleştirilmiş olduğundan işlemlere ilişkin belgeler 10 yıl saklama süresinin dolması nedeniyle imha edildiği, söz konusu belgelerin imajınında sistemde kayıtlı olmadığı bildirilmiştir. İkinci gruptaki müşterilere ilişkin kredilerin kullandırıldığı döneme ait mevduat ve kredi hesap ekstreleri, kredi kullandırım/taksit ödeme dekontları olmadığından herhangi bir inceleme yapılamaması nedeniyle bilirkişiler tarafından değerlendirme yapılamamıştır. İkinci gruptaki müşterilerden ..., ... ve ... dışındaki müşteri kredilerine ilişkin banka zararının ayrı ayrı miktarları ve son bakiye durumlarının ne olduğu dosya muhteviyatından somut delillerle tespit edilemediği halde belge, dekont vs. olmaksızın ... Teftiş Kurulu Başkanlığın tarafından düzenlenen denetime elverişli olmayan soruşturma raporu ve banka tarafından gönderilen KMH/ Kredilerin durumunu gösteren listedeki bilgilerle sınırlı olarak açıklanmış olan kredi müşterilerinin hesap özetlerinden işlemler değerlendirilmiştir. Ayrıca İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan 01.02.2022 tarihli bilirkişi heyeti raporunun ödenmeyen banka zararının belirlenmesine ilişkin kısmı yeterli verilere dayanmadığından katılan bankanın 03.07.2025 tarihli yazısında yer alan tablo esas alınarak zarar tespite çalışılmıştır. Yapılan yargılama neticesinde ise, katılan Bankanın 02.06.2025 tarihli yazısında yeralan ikinci gruptaki müşterilere ilişkin talep edilen ve ana iddianameye konu eylemlerden ..., ... ve ... dışındaki diğer kredi işlemlerine ilişkin kredi talep formu, havale talep formu ve tediye fişleri bulunamadığından ..., ... ve ... dışındaki mudiler adına çekilen kredilere yönelik eylemin basit zimmet suçu kapsamında kaldığı kabul edilmiştir. Ceza yargılamasının amacı hiçbir duraksamaya yer vermeden maddi gerçeğin ortaya çıkartılmasıdır.5271 sayılı CMK’nun “Delilleri takdir yetkisi” başlıklı 217. maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde; “Hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir.” hükmü bulunmaktadır. Kararın dayandığı tüm delillerin, bu delillere göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelerle değerlendirilmeleri, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması gerektiği halde bu değerlendirmeler yapılmaksızın ikinci gruptaki müşterilere ilişkin kredilerin kullandırıldığı döneme ait mevduat ve kredi hesap ekstreleri, kredi kullandırım/taksit ödeme dekontları olmadığı tespit edilen kredi işlemleri mahkemece basit zimmet suçu kapsamında kabul edilmiştir. Bu itibarla somut olayda sanıklar yönünden ödenmeyen zimmet miktarının tayin edilmesi ve banka zararının ödettirilmesi hususunda belirlenen bu miktarların şüpheye yer bırakmayacak şekilde tespiti gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılması hukuka aykırı olup bu yöndeki sayın çoğunluk görüşüne katılmıyorum.30.04.2026