Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2025/5744 E. 2026/3857 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/5744
- Karar No
- 2026/3857
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/613 E., 2025/2157 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın; 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 8. maddesindeki düzenleme uyarınca sanık hakkındaki hükmün daha önce Yargıtay temyiz incelemesinden geçmesi ve 01.06.2024 tarihinde yürürlüğe giren 7499 sayılı Kanunla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231/12. maddesinde yapılan değişiklik nedeniyle karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. Bozma Karşıyaka 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.05.2017 tarihli kararının istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesi tarafından verilen kararın katılan ... İdaresi vekili ile sanık müdafi tarafından temyizi sonrasında, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 12.12.2024 tarihli kararı ile bozulmasına, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
B. Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci Bozma üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 14.07.2025 tarihli ve 2025/613 Esas, 2025/2157 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3/12.,
3/23. ve 5/2. maddeleri uyarınca neticeten 4 ay 5 gün hapis ve 1.230,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Katılan ... İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Sanığın suçtan kurtulmaya yönelik beyanlarının, hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin şartları ile uyuşmadığına, atılı suçu kasıtlı olarak işlediğine, cezanın alt sınırdan tayin edilmesine, hükmün bozulması talebine ilişkindir.
2. Sanık Müdafiin Temyiz İstemi Sanığın suç kastının bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, mineral yağdaki solvent oranının düşük olması nedeniyle ürünün akaryakıt olarak kullanılamayacağına, bu hususta yeterli araştırmanın yapılmadığına, hükmün bozulmasına ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231/7. maddesindeki "Açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükümde, mahkûm olunan hapis cezası ertelenemez ve kısa süreli olması hâlinde seçenek yaptırımlara çevrilemez" düzenlemesi gereğince tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir. Tüm dosya kapsamının incelemesinde, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin, 12.12.2024 tarihli ve 2023/19714 Esas, 2024/11524 Karar sayılı ilamında yer verilen gerekçeler nazara alınarak Bölge Adliye Mahkemesi kararı yerinde görülmüş, yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan ... İdaresi vekilinin ve sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin kararında, katılan ... İdaresi vekili ve sanık müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Karşıyaka 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.04.2026 tarihinde karar verildi.
KISMİ KARŞI DÜŞÜNCE
Kaçakçılık suçundan sanık ... hakkında kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, sanık müdafii ile katılan idare vekilinin temyizi üzerine, kararın istinaf kanun yoluna tabi olması nedeniyle incelenmeksizin iadesi yerine sayın çoğunluğun temyiz incelemesi yaparak onamaya ilişkin kararı yerinde değildir. Şöyle ki; 14.03.2024 tarih ve 32487 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7499 sayılı Kanunun 15 inci maddesiyle Ceza Muhakemesi Kanununun 231 inci maddesinin 12 nci fıkrasında değişikliğe gidilmiştir. Bu fıkrada “272 nci maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi tarafından verilen kararlar hakkında 286 ncı madde hükümleri uygulanır. 272 nci maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ilk derece mahkemesi sıfatıyla bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmesi hâlinde temyiz yoluna gidilebilir.” hükmü getirilmiştir. 12 nci fıkra ile Ceza Muhakemesi Kanununun 272 nci maddesinin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulabileceği açıkça belirtilmiştir. Bölge adliye mahkemesi tarafından verilen kararlar hakkında 286 ncı madde hükümleri uygulanacaktır. Yani şartlarının varlığı halinde bölge adliye mahkemesinin kararı temyiz kanun yoluna tabi olacaktır. Yine, 272 nci maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ilk derece mahkemesi sıfatıyla bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmesi hâlinde de temyiz kanun yoluna gidilebilecektir. Somut olayda olduğu gibi, daha önce temyiz incelemesinden geçen ancak sonrasında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi hâlinde bu karar da istinaf yasa yoluna tabi olacaktır. Çünkü 7499 sayılı Yasa ile değişik Ceza Muhakemesi Kanununun 231 inci maddesinin 12 nci fıkrasında, bu kararların açıkça istinaf kanun yoluna tabi olduğu belirtilmiş, istisna olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ilk derece mahkemesi sıfatıyla bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmesi hâlinde temyiz yoluna gidilebileceği belirtilmiş, başkaca da bir istisnaya yer verilmemiştir. Kanun Koyucunun aksi kanaatte olması halinde bu hususun da açıkça istisnalar arasında sayılması gerekirdi. Bu anlatılanlar dikkate alındığında, kararın istinaf kanun yoluna tabi olması nedeniyle bölge adliye mahkemesine gönderilmek üzere incelenmeksizin iadesi yerine, sayın çoğunluğun temyiz incelemesi yaparak onamaya ilişkin kararına katılmıyorum. 02.04.2026