Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2025/5699 E. 2026/5364 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/5699
- Karar No
- 2026/5364
- Karar Tarihi
HÂKİMLİĞİ : İstanbul 5. Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2022/4525 Değişik iş KABAHAT : 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun'a muhalefet İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
İhracata konu bedelin yurda getirilmemesi suretiyle 1567 sayılı Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun’a muhalefet eyleminden kabahatli ... Sanayi Anonim Şirketi hakkında anılan Kanun'un 3/3. maddesi uyarınca 32.110,00 Türk lirası idarî para cezası uygulanmasına dair İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 12.07.2021 tarihli ve 2021/1367 idarî yaptırım defter, 2021/695 sayılı idarî yaptırım kararına karşı yapılan başvurunun kısmen kabulüyle, idarî yaptırım kararının 16.031,00 Türk lirası olarak düzeltilmesine ilişkin İstanbul 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 15.02.2021 tarihli ve 2021/3719 değişik iş sayılı kararına yönelik itirazın İstanbul 5. Sulh Ceza Hâkimliğinin 07.10.2022 tarihli ve 2022/4525 değişik iş sayılı kararıyla reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 02.09.2025 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.10.2025 tarihli ve KYB-2025/103193 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.10.2025 tarihli ve KYB-2025/103193 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “...Dosya kapsamına göre, kabahatli şirketin 06.07.2020 tarihli ... beyannamesi kapsamında gerçekleştirdiği ihracata ilişkin yurt içine getirilmesi gereken bedelin tahsil süresi sonuna kadar getirilmediği gerekçesiyle, 1567 sayılı Kanun’un 3/3. maddesi uyarınca İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca 32.110,00 Türk lirası idari para cezası uygulanmasını müteakip, idari yaptırım kararına karşı yapılan başvurunun, İstanbul 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 15.02.2021 tarihli kararı ile idari yaptırım tutarının, yurda getirmekle yükümlü olunan kıymetlerin rayiç bedelinin yüzde iki buçuğu kadar olacağı gerekçesiyle kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; İlgili mevzuat incelendiğinde; 1567 sayılı Kanun'un 3/1. maddesinde yer alan, "Cumhurbaşkanının bu Kanun hükümlerine göre yapmış olduğu genel ve düzenleyici işlemlerdeki yükümlülüklere aykırı hareket eden kişi, üçbin Türk lirasından yirmibeşbin Türk lirasına kadar idari para cezası ile cezalandırılır." şeklindeki, Anılan Kanun'un 3/3. maddesinde yer alan, "Her türlü mal, kıymet, hizmet ve sermaye ithal ve ihraç edenler veya bu işlere aracılık edenlerden bu işlemlerinden doğan alacaklarını 1 inci maddeye göre alınan kararlardaki hükümlere göre ve bu kararlarda tayin edilen süreler içinde yurda getirmeyenler, yurda getirmekle yükümlü oldukları kıymetlerin rayiç bedelinin yüzde beşi kadar idarî para cezasıyla cezalandırılırlar. İdarî para cezasına ilişkin karar kesinleşinceye kadar alacaklarını yurda getirenlere, birinci fıkra hükmüne göre idarî para cezası verilir. Ancak, verilecek idarî para cezası yurda getirilmesi gereken paranın yüzde ikibuçuğundan fazla olamaz." şeklindeki, Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara ilişkin 04.09.2018 tarihli ve ... nolu Tebliğin 3. maddesinde yer alan, "Türkiye'de yerleşik kişiler tarafından gerçekleştirilen ihracat işlemlerine ilişkin bedeller, ithalatçımın ödemesini müteakip doğrudan ve gecikmeksizin ihracata aracılık eden bankaya transfer edilir veya getirilir. Bedellerin yurda getirilme süresi fiili ihraç tarihinden itibaren 180 günü geçemez...." şeklindeki, Anılan Tebliğ'in "Hesap kapatma, ihbar ve ek süre" başlıklı 8. maddesinde yer alan, "(1) Ticari amaçla mal ihracında, bedelleri yurda getirilme süresi içinde gelen ihracat ile il gili hesaplar aracı bankalarca kapatılır. (2) Süresi içinde kapatılmayan ihracat hesapları aracı bankalarca 5 iş günü içinde muamelenin safhalarını belirtecek şekilde yazılı olarak ilgili Vergi Dairesi Başkanlığına veya Vergi Dairesi Müdürlüğüne ihbar edilir. (3) İlgili Vergi Dairesi Başkanlığınca veya Vergi Dairesi Müdürlüğünce, ihbarı müteakip 10 iş günü içinde ilgililere hesapların kapatılmasını teminen 90 gün süreli ihtarname gönderilir. Bu süre içinde hesapların kapatılması veya 9 uncu maddede belirtilen mücbir sebep hallerinin ya da haklı durumun belgelenmesi gereklidir ..." ve Anılan Tebliğ'in "Mücbir sebep halleri" başlıklı 9. maddesinde yer alan,“(1) Mücbir sebep kabul edilebilecek haller; a) İthalatçı veya ihracatçı firmanın infisahı, iflası, konkordato ilan etmesi veya faaliyetlerini daimi olarak tatil etmesi, firma hakkında iflasın ertelenmesi kararı verilmesi, şahıs firmalarında firma sahibinin ölümü, b) Grev, lokavt ve avarya hali, c) İhracatçı veya ithalatçı memleket resmi makamlarının karar ve işlemleri ya da muhabir bankaların muameleleri dolayısıyla hesapların kapatılmasının imkânsız hale gelmesi, ç) Tabii afet, harp ve abluka hali, d) Malların kaybı, hasara uğraması veya imha edilmesi, e) İhtilaf nedeniyle dava açılması veya tahkime başvurulması, Mücbir sebep hallerinin tevsiki; (a) ve (e) halinin yetkili mercilerden, (b) ve (ç) halinin, ithalatçının bulunduğu memleketin resmi makamlarından veya mahalli odaca tasdik edilmiş olmak kaydıyla alıcı veya ithalatçı firmadan (harp ve abluka hali hariç), (c) halinin resmi makamlarımızdan, ithalatçının bulunduğu memleketin resmi makamlarından veya muhabir bankalardan, (d) halinin ise sigorta şirketlerinden, uluslararası gözetim şirketlerinden veya ilgili ülke resmi makamlarından alınmış belgelerle tevsik edilmesi şarttır. (2) Mücbir sebep halleri ile ilgili olarak yurtdışından temin edilecek belgelerin dış temsilciliklerimizce veya Lahey Devletler Özel Hukuku Konferansı çerçevesinde hazırlanan Yabancı Resmi Belgelerin Tasdik Mecburiyetinin Kaldırılması Sözleşmesi hükümlerine göre onaylanmış olması gerekir.” şeklindeki, "Terkin" başlıklı 10. maddesinin; "– (1) (Değişik:RG-31/12/2019-30995 5. Mükerrer) Her bir ... beyannamesi itibarıyla; a) 30.000 ABD dolarına kadar noksanlığı olan ihracat hesapları doğrudan bankalarca ödeme şekline ve toplam beyanname tutarına olan oranına bakılmaksızın, b) 30.000 ABD dolarından yüksek olmakla birlikte 100.000 ABD doları veya eşitini aşmayan, beyanname veya formda yer alan bedelin %10’una kadar noksanlığı olan (sigorta bedellerinden kaynaklanan noksanlıklar dahil) ihracat hesapları doğrudan bankalarca ödeme şekline bakılmaksızın, c) 200.000 ABD doları veya eşitini aşmamak üzere, 9 uncu maddede belirtilen mücbir sebep ve haklı durum halleri göz önünde bulundurulmak suretiyle beyanname veya formda yer alan bedelin % 10’una kadar açık hesaplar ilgili Vergi Dairesi Başkanlığınca veya Vergi Dairesi Müdürlüğünce, terkin edilmek suretiyle kapatılır. (2) Her bir ... beyannamesi itibarıyla, 200.000 ABD doları veya eşitini aşan noksanlığı olan açık hesaplara ilişkin terkin talepleri bu Tebliğin 9 uncu maddesinde belirtilen mücbir sebepler ile haklı durumlar göz önünde bulundurulmak suretiyle Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından incelenip sonuçlandırılır. (3) (Ek:RG-31/12/2019-30995 5. Mükerrer) Birinci fıkra kapsamında bankalarca yapılabilecek terkin işlemleri 8 inci maddenin dördüncü fıkrasında belirtilen 90 günlük ihtarname süresi içerisinde ilgili Vergi Dairesi Başkanlıkları veya Vergi Dairesi Müdürlüklerince gerçekleştirilir." şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında, Kabahatli vekilince ihracata konu bedelinin yurda getirilmesi gereken yasal süre içerisinde yurda getirildiği iddia edilerek bu hususa ilişkin ... A.Ş. tarafından düzenlenen 06.08.2020 tarihli, 2...0 01 fiş numaralı ve 87.200,00 Euro tutarlı dekontun dosyaya sunulması, ... beyannamesindeki bedele göre eksik kalan 125,00 Euroluk kısmın da terkin sınırları içerisinde kaldığının anlaşılması karşısında; Kabahatli şirket tarafından dosyaya ibraz edilen döviz alım belgesinde belirtilen bedelin ... Müdürlüğü tarafından tanzim edilen 06.07.2020 tarihli ve 203431 00... 5 sayılı ... Beyannamesine konu ihracata ilişkin olup olmadığı araştırılarak, sonucuna göre kabahate konu ihracat bedellerinin süresi içerisinde yurda getirildiğinin tespit edilmesi halinde kabahatli hakkında anılan Kanun'un 3/3. maddesi uyarınca idari yaptırım kararı uygulanamayacağı, ancak kabahatli ihracatçı tarafından Beşiktaş Vergi Dairesi Müdürlüğünce hesapların kapatılmasını teminen kabahatli şirkete verilen 90 günlük ihtarname süresine rağmen ilgili evrak süresinde ibraz edilmediğinden, kabahatli hakkında anılan Kanun'un 3/3. maddesi yerine 3/1. maddesi uyarınca idari yaptırım kararı düzenlenmesi gerekeceği de dikkate alınarak, sonucuna göre kabahatlinin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın anılan nedenlerle kabulü yerine reddine karar verilmesinde, isabet görülmemiştir.'' yönündeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesindeki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki husus yerinde görüldüğünden talebin KABULÜNE,
2. İstanbul 5. Sulh Ceza Hâkimliğinin 07.10.2022 tarihli ve 2022/4525 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesi için dosyanın, Hâkimliğine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.05.2026 tarihinde karar verildi.