Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2025/3818 E. 2026/7403 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2025/3818
Karar No
2026/7403
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/44 E., 2023/243 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Düşme, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

1.Sanığın yargılama konusu eylemi için 6545, 72 42... sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3/1-2.cümle ve 3/10. maddeleri gereğince belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66/1-c ve aynı Kanun'un 67/4. maddeleri gereği 20 yıllık olağan ve 30 yıllık olağanüstü zamanaşımı sürelerinin öngörüldüğü anlaşılmakla, anılan maddeler uyarınca hüküm tarihinde olağan ve olağanüstü zamanaşımı sürelerinin dolmadığı gözetilmeden, yargılamaya devamla bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde düşme kararı verilmesi,

2.Yargıtay 7. Ceza Dairesinin, 28.11.2022 tarihli ve 2019/7379 Esas, 2022/17087 Karar sayılı ilâmına uyulup uyulmadığı hususunda karar verilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi,

3.İddianamede müsaderesi talep edilen nakil aracı hakkında bir karar verilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA, 24.06.2026 tarihinde karar verildi.

KARŞI DÜŞÜNCE

Suriye’den Türkiye’ye ... sahası dışından kaçak sigara geçirdiği sırada yakalanan Suriye asıllı Nidal Al Alı hakkında 5607 sayılı Kanuna aykırılıktan açılan kamu davasında mahkemece verilen zamanaşımı nedeniyle verilen düşme kararının Dairemizce yapılan temyiz incelenmesi sonucu verilen bozma kararına aşağıdaki gerekçeyle katılınmamıştır.

Sanığa atılı eylem 5607 sayılı Kanunun 3/1-2. cümle ve 3/10 maddelerine uymaktadır. Bu maddeler uyarınca uygulanacak cezalar ve buna bağlı zamanaşımı süreleri hesaplandığında gerçekten sayın çoğunluğun kabul ettiği gibi olağan zamanaşımı 20 sene olağanüstü zamanaşımı ise 30 sene olmakta ve müsnet suç zamanaşımına uğramamaktadır.

Ancak, zamanaşımı müessesesinin ceza hukukunda varoluş ve ceza kanunlarına konuluş amacı soruşturma-kovuşturmanın başlamasında, devamında ve verilmiş olan mahkumiyet hükmünün yerine getirilmesinde sosyal faydanın görülmemesidir. Bu nedenle kanun koyucunun dikkat edeceği en önemli husus zamanaşımı sürelerini bu amaca uygun olarak makul bir şekilde belirlemek olacaktır. Zamanaşımı süreleri suçların konuluş gayeleri ve korunan hukuki yararlara bağlı olarak ne çok uzun ne de çok kısa olmalıdır.

Somut olayda, 690 karton sigara yakalatan sanığın eylemi için belirlenen 20 sene olağan ve 30 sene olağanüstü zamanaşımı sürelerinin atılı suç yönünden makul olarak belirlenmediği, sosyal faydayı sağlamaktan çok uzak kaldığı, usul ekonomisine aykırı olduğu ve bu hususunda bir şekilde ifade edilmesi gerektiği düşüncesinde olduğumdan; 5607 sayılı Kanunun 3/10. fıkrasındaki “yukarıdaki fıkralara göre verilecek cezalar yarısından iki katına kadar artırılır” ibaresindeki iki kat artırılır ibaresinin iki katına kadar çıkarılır olarak yorumlanması kanaatinde olduğumdan 1 nolu bozmanın gerekçesine katılınmamıştır. 24.06./2026

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2025/3818, K. 2026/7403, T. 24.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2025-3818-e-2026-7403-k-0b61375075c0