Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2025/3630 E. 2025/10414 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/3630
- Karar No
- 2025/10414
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/1050 E., 2016/338 K. SUÇLAR : 4733 sayılı Tütün,Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER: Kısmî beraat, kısmî mahkûmiyet, eşya müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Beraat kararları yönüyle; suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının davaya katılma ve hükmü temyize yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I- ... Vekilinin Beraat kararlarına İlişkin Temyiz İstemi Yönünden Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre, sanıkların eylemlerinin 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçu kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de Gümrük İdaresi olduğu, suçtan doğrudan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, ... vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
II- ... Vekilinin 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a Muhalefet Suçundan Açılan Davaya İlişkin Temyiz İstemi Yönünden 5271 sayılı Kanun’un 260. maddesi gereğince, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için yasa yollarının açık olduğu, alkollü içki üretmek üzere fabrika, tesis veya imalathane kurmak ve işletmek eylemi yönüyle 4733 sayılı Tütün,Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'un (4733 sayılı Kanun) 8/1. maddesi uyarınca açılan kamu davasından haberdar edilmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının hükmü temyize hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1- Alkollü içki üretmek üzere fabrika, tesis veya imalathane kurmak ve işletmek suçu yönüyle, suçtan doğrudan zarar gören ... 5271 sayılı Kanun’un 234/1-b maddesi uyarınca davadan haberdar edilip duruşma günü bildirilmeden yokluğunda yargılama yapılması,
2- 4733 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi uyarınca açılan kamu davası uyarınca sanıklar hakkında hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, suçtan zarar gören ... vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
III-Katılan Gümrük İdaresi VekilininTemyiz İstemi Yönünden Katılan vekilinin temyiz isteminin münhasıran sanıklar ... ve ... hakkındaki beraat kararları ile nakil aracına yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede,
Nakil aracı hakkında açılmış dava ve verilmiş temyize konu hüküm bulunmadığından katılan Gümrük İdaresi vekilinin nakil aracına yönelik temyiz istemi inceleme dışı bırakılmıştır.
İhbar üzerine ihbara konu bağ evi görünümlü eve gidildiğinde, adresten çıkan sürücüsü sanık ..., yanında diğer sanıkların bulunduğu araçta ve bağ evi görünümlü kulübede yapılan aramada, dava konusu alkollü içkiler, boş şişeler, etiket, alkol, tank ve alkolmetrenin ele geçirildiği olayda, sanıkların aşamalardaki savunmalarında, sanık ...'e yardım etmek için koli taşımak üzere olay yerine gittiklerini, koli taşıdıkları sırada taşıdıkları eşyanın alkollü içki olduğunu öğrendikleri ancak taşımaya devam ettiklerini beyan etmeleri karşısında, sanıkların iştirak halinde atılı suçu işledikleri gözetilmeden, toplu kaçakçılık suçundan mahkûmiyetleri yerine beraatlerine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
IV.Sanık ... Müdafiin Temyiz İstemi Yönünden Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunmaları, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak; 1- Sanığın dava konusu alkollü içki ve diğer eşyaları, dosya sanıkları ... ve ... ile naklettikleri sırada yakalanmaları şeklinde gerçekleşen olayda, sanıkların kaçakçılık eylemine fikir ve eylem birliği içerisinde katıldıklarının anlaşılması karşısında; 5607 sayılı Kanun'un 4/2. maddesinde düzenlenen suçun üç veya fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi koşulunun gerçekleştiği ve sanığın eyleminin toplu kaçakçılık suçunu oluşturduğu hususu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
2- 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/22. maddesinin ''3/23." madde ve fıkrası olarak değiştirildiği dikkate alınarak, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar pek hafif olması halinde üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve dava konusu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtarında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12/2. maddesi gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının Mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir.
Açıklanan nedenlerle, sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, temyiz edenin sıfatına göre sanığın cezada kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 16.09.2025 tarihinde karar verildi.