Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2025/3157 E. 2025/12603 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/3157
- Karar No
- 2025/12603
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/386 E., 2024/125 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi, nakil aracının satış bedelinin hazineye irat kaydı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî düzeltilerek onama
Şikâyetçi EPDKvekilinin, suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla davaya katılma ve kararı temyiz etme hakkının bulunmadığı,
Sanık müdafiin temyiz istemi üzerine, sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. Şikâyetçi EPDK Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre, sanığın eyleminin 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçu kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de Gümrük
İdaresi olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen EPDK'nun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, EPDK vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
II. Sanık Müdafiin Temyiz İstemi Yönünden Sanığın eyleminin 5607 sayılı Kanun'un 3/1. fıkrasının son cümlesi kapsamında kaldığı, sanığın bahse konu eyleminin suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve lehe olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3/10. fıkrasında düzenlendiği cihetle;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 7. ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığın 5607 sayılı Kanun’un 3/1. fıkrasının son cümlesi kapsamındaki eyleminin, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve lehe olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3/10. fıkrasında düzenlenen cezanın miktarına göre, 5237 sayılı Kanun’un 66/1 - (e) bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereğince 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresine tabi olduğu, suç tarihi olan 29.03.2008 tarihinden itibaren hüküm tarihine kadar 5237 sayılı Kanun'un 67/4. maddesinde öngörülen 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımının gerçekleşmesi nedeniyle davanın düşmesine karar verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, suça konu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesinin yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca MÜSADERESİNE, suçta kullanılan atların teminat bedelinin hak sahibine İADESİNE, mahkûmiyet tarihinde dava zamanaşımının dolması nedeniyle, bozma ilamının niteliği gereği sanık ...'a sirayetine, 16.10.2025 tarihinde karar verildi.