Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2025/1864 E. 2025/11650 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2025/1864
Karar No
2025/11650
Karar Tarihi

BOZMA ÜZERİNE MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/768 E., 2024/265 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, gümrük kaçağı eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Hâkimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin 08.08.2024 tarih ve 1014 sayılı kararı ile "1-İstanbul Anadolu 70. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.09.2024 tarihi itibarıyla faaliyete geçirilmesine, Hâkim (179510) ...'ın uhdesinde bulunan (1.AC 1/2 müstemir yetkisine istinaden) dava ve işlerin 70. Asliye Ceza Mahkemesine devrine, bu dava ve işlere Hâkim (179510) ...'ın 70. Asliye Ceza Mahkemesi Hâkimi sıfatıyla bakmasına, 2-İstanbul Anadolu 70. Asliye Ceza Mahkemesinin de genel yetkiye ilaveten 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu kapsamında kalan işlere bakmak üzere görevlendirilmesine," karar verildiği anlaşılmakla, Tebliğnamede belirtilen 1 numaralı görüşe iştirak edilmemiştir.

Sanığın adli sicil kaydında bulunan ve daha ağır ceza içeren Üsküdar 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/310 Esas, 2012/904 Karar sayılı dosyasında verilen 4 yıl 2 ay hapis cezasına mahkûmiyete ilişkin ilamın tekerrüre esas alınması gerekirken yazılı ilamın tekerrüre esas alınması, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Sanık hakkında hem hapis hem de adli para cezasına hükmedilmesi karşısında, 5237 sayılıTürk Ceza Kanunu'nun 58... sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddelerinde "Mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbiri" uygulanmasına ilişkin düzenlemenin hapis cezasına özgü bulunduğu ve 5275 sayılı Kanun'un adli para cezalarının infaz biçimini gösteren 106. maddesinde mükerrerlik ile ilgili bir düzenlemenin yer almadığı gözetilmeden, yazılı şekilde adli para cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

Açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hükmün sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulamasına ilişkin bentte yer alan "...5237 Sayılı TCK.nun 58/6 maddesi gereğince" ibaresinden sonra gelmek üzere "hapis cezasında" ifadesinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 30.09.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2025/1864, K. 2025/11650, T. 30.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2025-1864-e-2025-11650-k-cac9ab797ab7