Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2025/173 E. 2025/2021 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/173
- Karar No
- 2025/2021
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/594 E., 2024/1337 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Esastan inceleme İTİRAZA KONU KARAR : Temyiz isteminin reddi İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Yargıtay 7. Ceza Dairesinin, 22.10.2024 tarihli ve 2024/4825 Esas, 2024/9315 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.01.2025 tarihli ve 7 - 2024/64768 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308/1. maddesi gereği yapılan lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, 5271 sayılı Kanun'un 280/1-e maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği haller sınırlı olarak sayılmıştır. Buna göre, istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince yapılacak inceleme sonucu “İlk derece mahkemesinin kararında 289 uncu maddenin birinci fıkrasının (g) ve (h) bentleri hariç diğer bentlerinde belirtilen bir hukuka aykırılık nedeninin bulunması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine,” karar verilecektir.
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin yukarıda yazılı bulunan gerekçelerle vermiş olduğu gerek 11.09.2020 tarihli ve 2019/4218 Esas, 2020/2265 Karar sayılı gerekse 22.06.2023 tarihli ve 2023/246 Esas, 2023/1507 Karar sayılı bozma kararlarının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e-f maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal bir dayanağının bulunmadığı, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun'un maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği, bu durumda Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.03.2018 tarihli ve 2018/38 Esas, 2018/113 Karar sayılı kararı uyarınca verilecek hükmün de temyiz yasa yoluna tabi olacağı nazara alındığında, verilen kararın temyiz kanun yoluna tabi, sanığın beraatine yönelik istinaf başvurusunu inceleyen Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 29.04.2024 tarihli ve 2024/594 Esas, 2024/1337 Karar sayılı istinaf isteminin esastan reddine dair kararının esastan incelenerek karar verilmesi, talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun’un 286/2-g maddesinde yer verilen; "On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları"nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
III. KARAR 1.Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy çokluğuyla REDDİNE,
2.5271 sayılı Kanun’un 308/3. maddesi uyarınca Yargıtay 7. Ceza Dairesinin, 22.10.2024 tarihli ve 2024/4825 Esas, 2024/9315 Karar sayılı ret kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.02.2025 tarihinde karar verildi.
K A R Ş I D Ü Ş Ü N C E
Silopi 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.12.2011 tarihli ve 2010/141 Esas, 2011/1140 Karar sayılı kararıyla sanık ... hakkında 5607 sayılı Yasa'nın 3/1, 4/2, TCK 62, 53. maddeleri uyarınca neticeten 1 yıl 3 ay hapis ve 100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilerek kesinleşmiş hükmünün, açıklanma sebeplerinin gerçekleşmesi nedeniyle açıklanması neticesinde gönderildiği Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin "... 9 karton sigaranın ticari miktar ve mahiyette bulunmaması, kişisel kullanım sınırında olması karşısında beraati gerekir..." şeklinde bozma kararı incelendiğinde;
Bozma kararının 5271 sayılı Kanun'un 280/1-e-f maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığı kendisinin gidermesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine müteakip Mahkemece yeniden hüküm kurulmasının yasal bir dayanağı bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bu sebeple, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince verilmesi gereken kararın İlk Derece Mahkemesince verilmesi sonucunu doğuran, kanuna aykırı olarak verilen bozma kararı ve bu karara bağlı olarak İlk Derece Mahkemesince yeniden verilen mahkûmiyet kararına hukuken geçerlilik tanınması mümkün görülmediğinden, temyizen incelenmesi gereken kararın Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 11.09.2020 tarihli ve 2019/4218 Esas, 2020/2265 Karar sayılı kararı olması gerektiği gözetilerek dosyanın bu karar üzerinden temyizen incelenmesi gerekli olduğu düşünce ve kanaatiyle sayın çoğunluk görüşüne katılmıyorum. 11.02.2025