Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2024/7960 E. 2025/12789 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/7960
- Karar No
- 2025/12789
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1599 E., 2024/1806 K. SUÇ : 3621 sayılı Kıyı Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık ... hakkında verilen mahkûmiyet hükmünün temyiz edilebilir olduğu yine sanık ... hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'un (5271 sayılı Kanun) 231. maddesi uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, 7499 sayılı Kanun'un 15. maddesi ile değiştirilen 5271 sayılı Kanun' un 231/12. maddesi ve 7499 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 6/2-a maddesi gereği temyiz yasa yoluna tabi olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Bodrum 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.03.2024 tarihli kararı ile 3621 sayılı Kıyı Kanunu'na (3621 sayılı Kanun) muhalefet ve imar kirliliğine neden olma suçlarından açılan davalar kapsamında yapılan yargılama sonucunda sanıklar hakkında beraat kararları verilmiştir.
B. İstinaf Kararın katılan vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin 11.09.2024 tarihli kararı ile sanıklardan ... hakkında 3621 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına, sanık ... hakkında ise 3621 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan neticeten 5 ay hapis cezasına karar verildiği anlaşılmıştır.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Sanıkların alt hadden cezalandırılmasının, zarar giderilmemesine karşın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin ve idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğuna ilişkindir.
2.Sanık ... ile Sanık ... Müdafiin Temyiz İstemleri Bilirkişi raporunun kendilerine tebliğ edilmediğine, itiraz haklarının kullanılmasına engel olunduğuna, dava konusu imalatların 2008-2009 yıllarında yapıldığına, dönem içerisinde imalatların dalga, rüzgar gibi nedenlerle yıkılıp tekrar yapıldığına, suçun kim ya da kimler tarafından işlendiği hususunun araştırılması gerekliliğinin gözardı edildiğine, 12.07.2024 tarihli raporda belirtilen imalatlar tespit edilip buna göre cezalandırma yoluna gidildiğine, geçmişe yönelik uydu görüntüleri incelenmeksizin karar verildiğine, Milli Emlak Müdürlüğü ile gerekli yazışmalar yapılmadan karar verildiğine, zamanaşımının yaklaşmış olması nedeniyle eksik inceleme yapılarak karar verildiğine ve belirtilen nedenlerle kararın bozulması talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Sanıklar hakkında 3621 sayılı Kanun'a aykırılık oluşturduğu iddia edilen eylemin kıyıya kaçak ve ruhsatsız olarak iskele yapılmasından ibaret olduğu, soruşturma aşamasında alınan 14.03.2016 tarihli bilirkişi raporunda, iskelenin ruhsatının bulunmadığı, 13.08.2015 tarihli zaptın inşaatın bitmesinden sonra düzenlendiği, deniz üzerinde 95 metrekare alanda iskele yapıldığı, iskelenin yapıldığı yerde kıyının kayalık olduğu, hafriyatla teraslama yapıldığı ve beton dökülerek rıhtım şeklinde alan kazanıldığı, denize çelik kazıklar çakıldığı, üzerine çelik taşıyıcı iskelet yapıldığı, üzerinin ahşapla kaplandığı ve iskelenin rıhtım olarak yapılan bu alanla birlikte kullanılacak şekilde düzenlendiği; kayalıklarda hafriyatla teraslama yapılması ve beton dökülmesi fiilinin 29.07.2011 tarihinden önce, iskelenin ise bu tarihten sonra yapıldığı ve yapının iskeleden dolayı kıyının ve denizin doğal yapısını bozduğu yönünde görüş bildirildiği, Bodrum 5. Asliye Ceza Mahkemesince alınan 24.01.2017 havale tarihli bilirkişi raporunda 95 metrekare alanlı demir kazık üzerine çelik konstrüksiyon imalat yapılıp ahşap kaplama döşenerek iskele yapıldığı, keşif anında ahşabın sökülmüş olduğu, kazık üzerine çelik konstrüksiyon imalatın yerinde olduğu, deniz kıyısının kayalık olduğu, teraslama yapılıp üzerine beton dökülerek rıhtım yapıldığı ve iskelenin bu rıhtıma bağlandığı, iskele ayak bağlantılarının dalgaların etkin olduğu alanda bulunan tersiyer, yaşlı volkanizmanın ürünü olan tüf ve aglomeralardan oluşmuş olan kayalıklara sabitlenmiş olduğu, iskele ve dolgu alan projesinin yapı tanımına uyduğu, iskelenin yaklaşık 1,5-2 yıl önce, dolgu alandaki beton rıhtımın ise yaklaşık 6-7 yıl önce yapılmış olabileceği yönünde görüş bildirildiği, Bölge
Adliye Mahkemesince alınan 12.07.2024 tarihli bilirkişi raporunda ise yerinde yapılan incelemede 95 metrekare iskelenin sökülmüş olduğu belirtilip başkaca imalatların tespit edildiği, deniz kıyısının kayalık olduğu, merdiven ve platformun kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığı, kıyıda yer alan kayaların kırıldığı ve üzerine betonlama yapılarak platform niteliğinde alanlar oluşturulduğu, kıyının doğal yapısının bozulduğu, kayaç kırılması ve betonlama niteliğinde olan işlemler nedeniyle kıyının doğal yapısının geri dönüşümü mümkün olmayan nitelikte tahrip edildiği belirtilmiş olup, 12.07.2024 tarihli rapor esas alınmak sureti ile sanıklar hakkında mahkûmiyet ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise de, yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporları uyarınca iskeleden önce yapıldığı belirtilen ve kıyının doğal yapısını bozduğu sabit olan teraslama ve beton dökme işlemlerinin sanıklar tarafından yapılıp yapılmadığı tespit edilip, anılan işlemlerin sanıklar tarafından yapılmadığının sabit olması durumunda sanıklar tarafından yaptırıldığı anlaşılan iskelenin ise bizatihi olarak kıyının doğal yapısını bozup bozmadığı hususu belirlendikten sonra sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden eksik kovuşturma ile hüküm kurulması,
Kabule göre ise; 1.Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin yapı tatil zaptı tarihi olan 13.08.2015 yerine 28.09.2015 olarak gösterilmesi,
2.İlk Derece Mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince de katılan lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b. maddesi uyarınca takdiren İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.10.2025 tarihinde karar verildi.