Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2024/7632 E. 2025/16395 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/7632
- Karar No
- 2025/16395
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2016/737 Esas, 2017/237 Karar SUÇTAN ZARAR GÖREN: Gümrük İdaresi SUÇ: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet KARAR: Hükmün açıklanmasının geri bırakılması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
Sanık hakkında Alanya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.05.2017 tarihli ve 2016/737 Esas, 2017/237 Karar sayılı kararı ile 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet suçundan 10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, anılan kararın itiraz edilmeden kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 18.10.2024 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.11.2024 tarihli ve KYB-2024/110420 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.11.2024 tarihli ve KYB-2024/110420 sayılı kanun yararına bozma isteminin; ''Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11/03/2014 tarihli ve 2013/14-102 esas, 2014/128 sayılı kararında belirtildiği üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması şartları oluşmadığı halde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi durumunda, kanun yararına bozma yoluna başvurulabileceği ve bozma kararının aleyhe sonuç doğuracağı nazara alınarak yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre, sanığın evvelce 10/03/2015 tarihinde işlemiş olduğu kasıtlı suç nedeniyle Denizli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/11/2015 tarihli ve 2015/261 esas, 2015/677 sayılı kararı ile mahkumiyetine karar verilerek söz konusu kararın 25/01/2016 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın 24/08/2016 tarihinde 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçunu işlediği anlaşılmakla; 5271 sayılı Kanun’un 231/6. maddesinde yer alan “Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için; Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması... gerekir.” şeklindeki düzenleme uyarınca sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir..'' şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE 1. Sanığa atılı eylemin 5607 sayılı Kanun'un 3/5. maddesi kapsamında kaldığı, anılan Kanun uyarınca itiraz hakkı bulunan Gümrük İdaresine incelemeye konu gerekçeli kararın usulüne uygun olarak tebliğ edildiğine dair dava dosyasında herhangi bir tebligat mazbatasına rastlanılmadığı, dosya kapsamına göre Gümrük İdaresinin açılan kamu davasından ve karardan haberdar olmadığı anlaşılmakla, kararın usulüne uygun olarak kesinleşmediği ve kanun yararına bozma istemine konu olamayacağı anlaşılmıştır.
2. 5271 sayılı Kanun’un 272 vd. maddeleri uyarınca henüz kesinleşmediği belirlenen inceleme konusu hükmün, olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği gözetilerek, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun'un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.12.2025 tarihinde karar verildi.